Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi Pilot Uygulaması Gelecek Yıl Başlıyor 2027’De Ülke Geneline Yayılacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Yılmaz, 'vatandaşlık maaşı' olarak da bilinen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi'ne yönelik de konuşurken "GETAD diyoruz, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi. Bu sistemin pilot uygulamasını önümüzdeki yıl başlatacağız birkaç ilimizde. 2027 yılında ise tüm ülkeye yaymayı planlıyoruz" dedi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını ve eleştirilerini yanıtladı. Yılmaz, gelecek döneme dair önemli açıklamalarda bulunarak yapısal reformların ve sosyal politikaların Türkiye'nin kalkınmasındaki kilit rolünü vurguladı.
Yılmaz, konuşmasında 2026 yılının, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kapsamlı yapısal dönüşümlerin yaşanacağı bir dönem olacağına işaret etti. Partisinin hazırladığı geniş kapsamlı reform programının yanı sıra, hükümetin de önemli hazırlıklar içinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, para, maliye politikaları ve yapısal reformları içeren bütüncül bir yaklaşımla mevcut sorunların üstesinden gelinebileceğini ifade etti. Yılmaz, yapısal reformların hem somut sonuçları hem de beklentiler kanalıyla yarattığı etkilerin önemine değinerek, “Yapısal reform yapan, dönüşüm yapan ülkelere güven artıyor. Çünkü bu ülkenin geleceği var deniyor. Belki bugün attığınız bir adım 3 yıl sonra, 5 yıl sonra sonuç üretecek ama piyasalar, ekonomi, çeşitli aktörler bu geleceği gördükleri zaman şimdiden hareket etmeye başlıyorlar. Buna beklenti kanalıyla etki diyoruz. Bu etkileri de görmeye devam edeceğiz,” sözleriyle reformların uzun vadeli etkilerine dikkat çekti.
Altınla Satın Alma Gücü Hesaplamalarına Eleştiri
Konuşmasının bir bölümünde altın ile satın alma gücü hesaplamalarına değinen Yılmaz, bu tür hesaplamaların teknik olarak herhangi bir tutarlılık taşımadığını savundu. Son yıllarda küresel çapta Dolar bazında altın fiyatlarında yaşanan büyük artışa dikkat çeken Yılmaz, merkez bankalarının altın biriktirmesi, jeopolitik gelişmelerin neden olduğu belirsizlikler ve yatırımcı psikolojisi gibi faktörlerin altın fiyatlarını yükselttiğini anlattı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Eğer altınla hesaplayacaksak tüm dünyadaki satın alma gücü düştü. Sadece Türkiye değil ki Amerika'nın da düştü. Avrupa'nın da düştü. Afrika'nın da düştü. Asya'nın da düştü. Böyle bir hesap olmaz,” diyerek altın üzerinden yapılan kıyaslamaların yanıltıcı olduğunu belirtti. Yılmaz, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki asgari ücretin altın cinsinden %86,6, Fransa'da %82,6, Yunanistan'da %80,3, Belçika'da %79,7, İspanya'da %70, Macaristan ve Türkiye'de ise %60 oranında düştüğünü örneklerle açıkladı. Yılmaz, altının yenen veya giyilen bir meta olmadığını vurgulayarak, satın alma gücünün pirinç, simit, ekmek, mazot, giyecek ve kira gibi temel ihtiyaçlarla ölçülmesi gerektiğini dile getirdi.
Asgari ücretin reel artışına ilişkin verileri de paylaşan Yılmaz, 2025 yılının ikinci yarısında asgari ücretin 2002 yılının ikinci yarısına kıyasla reel olarak %207 oranında arttığını belirtti. Aynı dönemde İspanya'da %196, Portekiz'de %162, Hollanda'da %102 ve Fransa'da %102 oranında artış yaşandığını ifade eden Yılmaz, Türkiye'deki asgari ücret artışının diğer ülkelerden daha yüksek olduğunu kaydetti.
Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi: Pilot Uygulama Gelecek Yıl Başlıyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamuoyunda ‘vatandaşlık maaşı’ olarak da bilinen Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) hakkında önemli bilgiler verdi. Son 23 yılda sosyal demokrat partilerden daha güçlü sosyal politikalar uyguladıklarını belirten Yılmaz, bu politikaların seçim zaferlerinde önemli bir rol oynadığını söyledi.
Yılmaz, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi ile tüm sosyal destek sistemini entegre ettiklerini açıkladı. Bu sistemin pilot uygulamasının gelecek yıl birkaç ilde başlatılacağını duyuran Yılmaz, sistemin 2027 yılında ise tüm ülkeye yaygınlaştırılmasının planlandığını aktardı. Yeni destek modelinin temel amacının, eşik gelirin altında kalan aileleri desteklemek olduğunu vurgulayan Yılmaz, modelin aynı zamanda istihdam piyasalarından caydırıcı bir nitelikte olmayacağını da belirtti. Bu kapsamlı çerçevede, sosyal yardım alanında yapısal bir reformu hayata geçirerek ülkeye yeni bir sistem kazandırılacağını ifade etti.
Konut Hamleleri Ve Deprem Sonrası İyileşme Süreci
Konuşmasında geçmişte hayata geçirilen konut kampanyalarına da değinen Yılmaz, 50 bin, 100 bin ve 250 bin konut kampanyalarını başarıyla tamamladıklarını ve bu konutların vatandaşlara teslim edildiğini hatırlattı. Ayrıca 06 Şubat depremlerinin ardından yıl sonu itibarıyla 450 bin konutun hak sahiplerine teslim edileceğini müjdeleyen Yılmaz, muhalefet temsilcilerinin deprem bölgelerinin 10 yılda toparlanamayacağı yönündeki iddialarına yanıt vererek, “Ben hatırlıyorum burada arkadaşlarımız muhalefetten bazı temsilciler 10 yılda toparlayamazsınız demişlerdi. Ne kadar süre geçti? 2 bilemediniz 2,5 yıl. Bunu alkışlamanız gerekmez mi? Bunu takdir etmeniz gerekmez mi? 10 yıl demiştiniz. Gerçekten belki sizin perspektifinizden öyledir durum ama biz bunu başardık,” ifadelerini kullandı.
Su Meselesi İçin Kapsamlı Eylem Planı Hazırlanıyor
Su meselesinin gelecek dönemde nüfus gibi önemli beka meselelerinden biri olacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu alanda Cumhurbaşkanlığı talimatıyla bir komisyon oluşturulduğunu ve başkanlığını kendisinin yürüttüğünü bildirdi. İlgili tüm bakanların komisyonda yer aldığını ve ciddi bir hazırlık sürecinde olduklarını belirten Yılmaz, Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından kapsamlı bir eylem planının hazırlandığını dile getirdi.
Değerlendirilen alternatifler arasında açık sistemli kanaletlerin kapalıya dönüştürülmesi, arıtılmış su kullanımı, daha az su tüketen bitki desenlerinin oluşturulması, tarımsal destekleme sisteminin bu duruma uyarlanması ve hatta gerekirse denizden tatlı su elde edilmesi gibi birçok farklı yöntemin bulunduğunu aktardı. Yılmaz, özellikle şehirlerdeki yüksek kayıp kaçak oranlarına dikkat çekerek, “Şehirlerimizde maalesef kayıp kaçak çok yüksek. Şehir şebekelerinde. Herkes diyor ki DSİ suyu getirsin. İyi de şehrin içinde kayıp kaçak oranı ne? Sorgulamak lazım önce. DSİ suyu getiriyor, şehirde kaybolup gidiyor şebekede. İşte böyle fantezi projelerden ziyade gelin belediyelere hep birlikte bu çağrıyı yapalım. Şehirlerdeki su şebekelerini yenilesinler, kayıp kaçağı azaltsınlar,” sözleriyle yerel yönetimlere çağrıda bulundu.
İşsizlik Sigortası Fonu'nun Amaçları
İşsizlik Sigortası Fonu'nun kullanımına ilişkin eleştirilere de yanıt veren Yılmaz, fon harcamalarının %61'inin doğrudan işgücüne ve işsizlere yönelik olduğunu, %35,8'inin istihdamı korumaya ve artırmaya ayrıldığını, kalan yaklaşık %3'lük kısmın ise kurumsal faaliyetler ve harcamalar için kullanıldığını aktardı. Yılmaz, fonun tek amacının işsizlere para vermek olmadığını, istihdamı korumak ve geliştirmek gibi iki temel hedefle kurulduğunu belirtti. Kanununda bu durumun açıkça yazıldığını vurgulayan Yılmaz, amaç dışı bir kullanımın söz konusu olmadığını ifade etti.
Şap Enstitüsü'nden Yerli Aşı Vurgusu
Şap Enstitüsü'ne yönelik iddialara da açıklık getiren Yılmaz, Enstitü'nün ithal şap aşısı kullanmadığını ve tüm aşıların yerli üretimle karşılandığını bildirdi. Şap Enstitüsü tarafından uluslararası standartlara uygun şekilde üretilen bu aşıların, aşı kaynaklı bir rahatsızlık oluşturduğu iddialarının ise hiçbir bilimsel temele dayanmadığını belirtti.
Dış İlişkiler Ve Milli Menfaatler
AK Parti hükümetlerinin meşruiyetini yalnızca milletten alan hükümetler olduğunun altını çizen Yılmaz, bunun dışında söylenen hiçbir şeyi kabul etmediklerini ifade etti. Yılmaz, milli menfaatler temelinde Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerle diplomasi yürütüldüğünü ve milli menfaatleri savunacak çalışmalar yapıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı, eski ABD Başkanı Joe Biden'ın seçim çalışmaları sırasında Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgili olarak sarf ettiği, “Erdoğan'ı devireceğiz ama bu sefer darbeyle değil, muhalefete destek olup sandıklarda devireceğiz,” şeklindeki sözlerini hatırlatarak muhalefetin o dönemde bu sözlere hiç tepki gösterip göstermediğini sorguladı.
Terörsüz Türkiye Ve Kalıcı Huzur Ortamı
Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" vizyonunun artık bir devlet politikası haline geldiğini ve Türkiye'nin birliğini ve kardeşliğini pekiştirecek önemli bir süreç olduğunu kaydetti. Bu sürecin sadece Türkiye'de değil, tüm bölgede kalıcı bir huzur ortamı sağlayacağını, emperyalist oyunları ve tuzakları boşa çıkaracağını ifade eden Yılmaz, bu projenin hassasiyetle takip edildiğini belirtti. Aynı zamanda, Terörsüz Türkiye'nin kalkınma sürecine de büyük katkı sağlayacağını, özellikle Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere tüm ülkenin kalkınmasını artıracağını, yatırım ortamını iyileştireceğini ve daha güçlü bir ekonomik yapının kurulmasına destek olacağını vurguladı. Yılmaz, bu sürecin sivil siyasetin alanını genişleterek demokrasinin standartlarının yükselmesi için çok daha elverişli bir ortam yaratacağını da sözlerine ekledi.
Bütçe Maddelerine Geçilmesi Kabul Edildi
Konuşmasının sonunda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu sürecin liderliğini yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na, tüm gruplara ve milletvekillerine katkılarından dolayı teşekkürlerini sundu.
Öte yandan, Genel Kurul'da şahsı adına söz alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Çiğdem Kılıçgün Uçar, ülkedeki en büyük açığın bütçe açığı değil, barış ve adalet açığı olduğunu dile getirdi. En ağır enflasyonun sadece mutfaklarda değil, hukukta, demokraside ve adalette de yaşandığını öne süren Uçar, bütçeden kadınlara ayrılan paya yönelik de eleştirilerde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda, bütçenin tümü üzerindeki müzakerelerin tamamlanmasının ardından yapılan oylamada, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin maddelerine geçilmesi kabul edildi. Kanun tekliflerinin birinci maddelerini okutan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi ertesi gün saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.