Cumhurbaşkanlığı Ve Çalışma Bakanlığı Bütçeleri Kabul Edildi Işıkhan’dan Asgari Ücret Mesajı

Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. TBMM Genel Kurulu'nda konuşan Bakan Işıkhan...

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 yılı bütçe teklifleri kabul edildi. Bütçeler üzerine yapılan görüşmelerin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, önemli açıklamalarda bulundular.


Cumhurbaşkanlığı Bütçesi Ve Harcama İddialarına Yanıtlar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin harcamalarına yönelik muhalefet tarafından dile getirilen iddialara sert bir şekilde yanıt verdi. Yılmaz, rakamların iddiaları doğrulamadığını belirterek, Cumhurbaşkanlığının toplam bütçe içindeki payının binde 1,1 ya da binde 1,2 civarında seyrettiğini açıkladı. Bu oranın, eski parlamenter sisteme kıyasla daha düşük bir harcama seviyesine işaret ettiğini vurguladı. Yılmaz, geçmiş koalisyon hükümetleri dönemlerinde bakan sayılarının 35 ila 36'ya ulaştığını anımsatarak, muhalefetin cumhurbaşkanı adayının seçilmesi durumunda altı cumhurbaşkanı yardımcısı ve muhtemelen 30’un üzerinde bakanla çok daha fazla israfa yol açılacağını iddia etti. Ayrıca, resmî ilan edilmeyen cumhurbaşkanı yardımcılığı vaatlerinin de maliyeti daha da artıracağına dikkat çekti.


Külliye'nin Halkla İlişkiler Ve Örtülü Ödenek Mekanizması

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin halka açık olmadığı yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. Külliye içerisinde yer alan caminin cuma namazları dâhil olmak üzere herkesin ibadetine açık olduğunu, kütüphanenin 7 gün 24 saat hizmet verdiğini ve Kongre Merkezi’nin de kullanıldığını belirtti. Külliye’nin resmî bölümlerini gezmek isteyen vatandaşlar ve turistler için ziyaret.tccb.gov.tr/ adresi üzerinden randevu alınabileceğini hatırlatan Yılmaz, bu uygulamanın Külliye’nin halka kapalı olduğu yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.

Örtülü ödenek kullanımıyla ilgili açıklamalarda da bulunan Yılmaz, bu mekanizmanın tüm ülkelerde millî güvenlik ve devletin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılan bir uygulama olduğunu dile getirdi. Örtülü ödeneğin sınırsız olmadığını, kanunlarla belirlenen bir üst limiti bulunduğunu vurguladı. Kanunların, örtülü ödeneğin bütçe başlangıç ödeneğinin binde 5'ini geçemeyeceğini açıkça belirttiğini ifade eden Yılmaz, 2024 yılında Cumhurbaşkanlığının genel bütçe başlangıç ödeneğinin 10 binde beşini kullandığını, bu oranın yasal limitin 10 kat altında olduğunu aktardı. Yılmaz, bu yıl itibarıyla kullanımın 10 binde üç civarında olduğunu, bu nedenle bütçenin büyük bir kısmının örtülü ödeneğe harcandığı iddialarının doğru olmadığını ancak ihtiyaç oldukça kullanılmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.


Taşıt Sayıları Ve Yoksulluk Sınırı Tartışmaları

Cumhurbaşkanlığı’ndaki taşıt sayılarına ilişkin bilgilendirme yapan Yılmaz, acil durumlar veya özel ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak 20 taşıtlık bir tahsisatın yapıldığını ancak bu sayının tamamının kullanılmadığını belirtti. 2024 yılında sadece 7 taşıt alındığını, 2025 yılı için de 20 taşıt tahsis edilmiş olmasına rağmen şimdiye kadar hiçbir alım yapılmadığını, NATO zirvesi gibi özel durumlar için ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti. Yılmaz, bu tahsisatın bir ihtiyat ödeneği olarak belirlendiğini ve geçmişe bakıldığında genellikle tamamının kullanılmadığını kaydetti.

Yılmaz, kadınlarla ilgili meselelerin yalnızca LGBTİ+ bağlamında tartışılmasının kadınlara büyük bir haksızlık olduğunu vurguladı. Bu tür tartışmaların küreselci söylemlerin etkisi altında ve oryantalist bir bakış açısıyla kendi toplumuna bakmak anlamına geldiğini belirten Yılmaz, bu bakış açısına katılmadığını ve Kürt halkının da bu yaklaşıma prim vermeyeceğini ifade etti.

Açlık ve yoksulluk sınırı tartışmalarına değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türkiye'nin mutlak yoksulluk ölçümünü en son 2015 yılında yaptığını ve artık resmî olarak göreli yoksulluğun ölçüldüğünü hatırlattı. TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırlarının sendikal taleplere baz teşkil etmek üzere yapılan hesaplamalar olduğunu belirten Yılmaz, bu hesaplamaların uluslararası ölçütlere ve istatistiklere dayanmadığını savundu. Yılmaz, geçen ay TÜRK-İŞ tarafından açıklanan 97 bin Liralık yoksulluk sınırının yaklaşık 2.500 Dolar geliri olan bir kişiyi dahi yoksul olarak tanımladığını, bu durumun tüm toplumu yoksul ilan etmeye kadar gidebileceğini dile getirerek, devletin en küçük yoksulluk oranıyla bile güçlü sosyal politikalarla mücadele etmeye devam edeceğini belirtti.


SGK Bütçesi Ve Dilovası Yangını Soruşturması

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 2026 yılı bütçesinin 7 trilyon 130 milyar Lira olarak öngörüldüğünü açıkladı. Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde yaşanan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin de konuşan Bakan Işıkhan, olayın ilk anından itibaren ailelerin yanında olduklarını ve devlet olarak kimseyi yalnız bırakmadıklarını vurguladı. Yangınla ilgili adli ve idari soruşturmanın titizlikle sürdüğünü belirten Işıkhan, idari açıdan üzerlerine düşen sorumluluğu gecikmeden yerine getirdiklerini kaydetti. Yaşanan olaya ilişkin görevden alınanlarla ilgili bilgi veren Bakan, "Hem adli hem de idari soruşturmalar eş zamanlı devam etmektedir. İhmali, kusuru, sorumluluğu kim varsa gözünün yaşına bakmadan gerekli işlemi yapacağız. Suçluların ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi için bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Milletimizin vicdanını yaralayacak hiçbir ihmale asla müsaade etmeyeceğiz," ifadelerini kullandı.


SMA Tedavisi Ve Özel Hastane Ödemeleri

Bakan Işıkhan, Spinal Musküler Atrofi (SMA) tedavisinde kullanılan "Nusinersen" etkin maddeli ilacın bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Tip-1 hastalar için 2017'den, Tip-2 ve Tip-3 hastalar için de 2019'dan itibaren karşılandığını bildirdi. Ayrıca, Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan yeni düzenlemeyle, yenidoğan SMA taraması kapsamında genetik analizi pozitif çıkan hastalara da ilacın ödenecek şekilde kapsamın genişletildiğini belirtti. Işıkhan, "SMA hastalarının tedavisinde kullanılan ve halihazırda geri ödeme kapsamında Nusinersen etkin maddeli ilaca alternatif oral yolla kullanılacak Risdiplam etkin maddeli ilaç 2025 yılında hastalarımızın erişimine sunulmuştur. SGK tarafından SMA'lı hastalarımızın talepleri karşılanmaktadır," şeklinde konuştu.

Özel hastanelere yapılan ödemelerin toplam tedavi harcamalarındaki payının geçen yılın sonunda %10,45'e düştüğünü, 2025'in ilk 7 ayında ise bu oranın %6,78'e gerilediğini aktaran Işıkhan, "Özel hastanelere aktarılan pay artıyor ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır," diyerek bu konudaki iddialara karşı çıktı.


İşgücü Piyasasındaki Dönüşüm Ve Deprem Bölgesi İstihdamı

Çalışma hayatının sürekli bir değişim içerisinde olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, teknolojinin gelişim hızı, küresel belirsizlikler ve iklim krizi gibi faktörlerin emek piyasalarını kökten dönüştürdüğünü belirtti. Dijitalleşme, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve esnek çalışma modelleri gibi kavramların her çalışanı ve işvereni doğrudan etkileyen gerçekler olduğunu vurgulayan Işıkhan, işin mahiyeti değiştikçe özellikle kırılgan grupların sosyal koruma ihtiyacının arttığını ve istihdam güvencesinin daha yüksek sesle tartışılır hale geldiğini kaydetti. Bu doğrultuda emeği ve üretimi geleceğin şartlarına hazırlamanın bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Bakan Işıkhan, 06-07 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında Bakanlık olarak çok hızlı hareket ettiklerini ve bölgedeki işverenleri, çalışanları ve ailelerini korumak için tüm imkanları seferber ettiklerini aktardı. Depremden etkilenen şehirlerde istihdamı ve ekonomiyi hızla ayağa kaldırmak amacıyla kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği, toplum yararına programlar ve işsizlik ödeneği gibi pek çok mekanizmayı hızla devreye aldıklarını belirtti. Bugüne kadar sadece bu alanlarda yapılan harcama tutarının 40 milyar Lira üzerine çıktığını bildiren Işıkhan, bu adımların deprem bölgesinin yeniden dirilişinde kritik rol oynadığını ifade etti. Depremden hemen sonra 11 ildeki sigortalı çalışan sayısının neredeyse yarı yarıya gerilediğini hatırlatan Bakan, 2022 Aralık ayında 1.889.000 olan sigortalı sayısının bugün itibarıyla depremden önceki seviyenin üzerine çıkarılmayı başarıldığını kaydetti.


Sosyal Güvenlik Sisteminin Mali Sağlamlığı Ve Destekler

Sosyal güvenlik sisteminin, sosyal devlet ilkesinin en somut göstergesi olduğunu ve bu kapsamda SGK'nın kapsayıcılığı, mali sürdürülebilirliği ve hizmet kalitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Bakan Işıkhan, önemli mali iyileşmeleri rakamlarla ortaya koydu. 2002 yılında SGK'nın gelirlerinin giderleri karşılama oranının %71,5 iken, 2025 yılı sonunda bu oranın %95,3'e çıkacağının öngörüldüğünü açıkladı. Prim gelirlerinin emekli aylıklarını ve sağlık harcamalarını karşılama oranının aynı dönemde %60,9'dan %75,1'e yükseldiğini ifade etti. Ayrıca, 2002'de SGK açığının millî gelire oranı %2,2 iken, 2025 yılsonu itibarıyla bu oranın %0,42'ye kadar düşmesinin beklendiğini kaydeden Işıkhan, bu rakamların sosyal güvenlik sisteminin mali yapısında sağlanan güçlü iyileşmeyi açıkça gösterdiğini vurguladı.

İşverenlerin mali yükünü prim teşvikleri ve desteklerle hafiflettiklerini dile getiren Bakan Işıkhan, 01 Ocak 2023 ile 30 Eylül 2025 döneminde yaklaşık 2 milyon iş yerine 13.222.000 sigortalıdan dolayı toplam 890 milyar Lira teşvik sağlandığını belirtti. Aktif sigortalı sayısının 2002'de 12 milyon iken, 2025 Eylül ayı itibarıyla %120 artarak 26,5 milyona ulaştığını, kayıt dışı istihdam oranının ise 2002'de %52 iken 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre %26,9'a gerilediğini sözlerine ekledi.


Sağlık Hizmetlerinde Geri Ödeme Kapsamının Genişlemesi

Bakan Işıkhan, Eylül ayı itibarıyla 5,7 milyon kişinin Genel Sağlık Sigortası borçlarının devlet tarafından karşılandığını açıkladı. 2000'li yılların başında geri ödeme listesinde 3.986 ilaç bulunurken, açıklanan 72 yeni ilacın geri ödemeye alınmasıyla birlikte bu sayının 8.877'ye ulaştığını belirtti. Yalnızca 2025 yılında 465 ilacın listeye eklendiğini ve bunların 56'sının kanser tedavisinde kullanılan özel ilaçlar olduğunu kaydetti.

Tip 1 diyabetli çocuklar için sürekli glikoz izlem cihazlarının geri ödeme kapsamına alındığını duyuran Işıkhan, Aralık 2024 ile Eylül 2025 döneminde 76.000'in üzerinde reçetenin karşılandığını ve yaklaşık 610 milyon Liralık maliyetin SGK tarafından ödendiğini ifade etti. Bu cihazların ailelere sağladığı kolaylık ve çocukların yaşam kalitesini yükseltmesinin en büyük memnuniyet kaynağı olduğunu dile getirdi.


Asgari Ücret Belirleme Süreci Ve Bakan Işıkhan'ın Mesajı

2025 yılında Üçlü Danışma Kurulu ve Kamu Personeli Danışma Kurulu'nu topladıklarını vurgulayan Bakan Işıkhan, 2016'dan bu yana uygulanan asgari ücret desteğini 2025 yılı için 1.000 Lira'ya çıkardıklarını belirtti. Bu kapsamda, 2025'in ilk 9 ayında 1,5 milyon iş yerine toplamda 46,8 milyar Lira destek sağlandığını aktardı. Ayrıca, ücretlilerin asgari ücrete kadar olan gelirlerinden vergilerin kaldırılmasıyla 2026'da toplam 1 trilyon 92 milyar Lira vergiden vazgeçileceğini, bu tutarın Bakanlığın 2026 bütçe teklifinin 2 katından daha fazla olduğuna dikkat çekti.

Geçtiğimiz hafta, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi için Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu topladıklarını ifade eden Bakan Işıkhan, işçi ve işveren temsilcileriyle sosyal diyalog sürecinin aktif bir şekilde sürdürüldüğünü kaydetti. Işıkhan, her yıl olduğu gibi bu yıl da 2026 yılı asgari ücret miktarının, "çalışanlarımızın gelirlerini enflasyona ezdirmeyecek, istihdam ve makroekonomik dengeleri koruyacak ortak bir noktada belirlenmesi için Komisyon olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz," mesajını verdi.


İş Sağlığı Ve Güvenliğinde Denetimler Ve Politika Gelişmeleri

Bakan Işıkhan, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi hazırlık sürecini başlattıklarını ve bu belgenin Türkiye'nin iş yerlerinde güvenlik kültürünü yükseltmeyi hedefleyen kapsamlı bir yol haritası olacağını dile getirdi. 2022 yılı sonunda İSG hizmeti alan 166.000 iş yeri sayısının bugün itibarıyla 782.000'e, aynı şekilde İSG hizmeti alan çalışan sayısının ise 6.400.000'den 11.257.000'e çıktığını belirtti. İş sağlığı ve güvenliği konusunda ihmali olanların gözünün yaşına bakmadıklarını vurgulayan Bakan, işverenler, uzmanlar, belediyeler ve kamuda sorunu olan kim varsa gereğini yaptıklarını söyledi.

Aralık 2025 itibarıyla 10.957 iş yerinde rehberlik ve teftiş faaliyetlerinin yürütüldüğünü ve bu kapsamda 1.328.000'in üzerinde çalışana ulaşıldığını bildiren Işıkhan, bu incelemeler sayesinde yaklaşık 992 milyon Liralık eksik işçilik alacağının işçilere ödenmesini sağladıklarını ifade etti. Bakan, çalışanın hakkı ve alın teri söz konusu olduğunda asla tereddüt etmediklerini ve denetim süreçlerinde bu ilkeden asla taviz vermediklerini sözlerine ekledi.