Deprem Suçluları Yargı Paketindeki Erken Tahliye Düzenlemesinden Muaf Tutuldu
TBMM Genel Kurulu'nda, 11. Yargı Paketi'nde yapılan düzenlemeden deprem suçluları yararlanamayacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yapılan hassas görüşmeler neticesinde, ülkenin adalet sisteminde önemli değişiklikler öngören 11. Yargı Paketi kabul edildi. Bu paket kapsamında, özellikle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 10. Maddesi’nde yapılan düzenleme dikkat çekti. Söz konusu değişiklikle, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce belirli suçları işlemiş olan hükümlülere, üç yıl erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve/veya denetimli serbestlik imkanı tanınırken, kamuoyunda infiale yol açan deprem suçlarını işleyenler bu uygulamanın dışında bırakıldı.
Ceza İnfaz Düzenlemesinde Yeni Dönem
Kabul edilen yasal düzenleme, infaz sistemindeki yoğunluğun azaltılması ve belirli koşulları sağlayan hükümlülerin topluma kazandırılması amacını taşıdı. Kanunun Geçici 10. Maddesi’nde yapılan ekleme ile 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin bir kolaylık getirildi. Buna göre, belirlenen şartları taşıyan hükümlüler, normal şartlarda açık ceza infaz kurumuna ayrılmak için geçirmeleri gereken süreden üç yıl daha erken bu imkandan faydalanabileceklerdi. Aynı şekilde, denetimli serbestlik tedbirlerinden de daha erken yararlanma yolu açıldı. Bu adımın, özellikle adalet sisteminin iş yükünü hafifletme ve cezaevlerindeki doluluk oranlarını düşürme hedefi taşıdığı belirtildi. Ancak bu geniş kapsamlı düzenleme, toplumun belirli hassasiyetlerini gözeterek önemli istisnaları da beraberinde getirdi.
Deprem Suçlularına Uygulanan İstisnai Durum
Düzenlemenin en çok dikkat çeken ve kamu vicdanını rahatlatan yönlerinden biri, ne yazık ki ülkemizde yaşanan büyük depremlerle bağlantılı suçları işleyenlerin bu erken tahliye veya denetimli serbestlik imkanından faydalanamayacak olmasıydı. Kanun koyucu, 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve büyük yıkımlara yol açan depremler sonrası kamuoyunda oluşan hassasiyeti dikkate alarak, bu felaketlerde kusuru bulunan veya haksız kazanç elde eden kişilere yönelik herhangi bir indirim veya kolaylık sağlamadı. İnşaat kusurları, afet yardımlarının kötüye kullanılması veya ihmal neticesinde can kaybına yol açan eylemler gibi "deprem suçları" olarak adlandırılabilecek fiillerden dolayı hüküm giyenlerin, genel infaz düzenlemesinin dışında tutulması, adaletin tecellisi ve toplumsal güvenin korunması adına atılan kararlı bir adım olarak yorumlandı. Bu istisna, benzer felaketlerin önüne geçilmesi ve sorumluların cezalandırılması konusundaki devlet iradesinin net bir göstergesi oldu.