Dervişoğlu Meclis’İn İmralı İle Diyaloğa Alet Edilmesine Sert Tepki Gösterdi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Alırım yanıma üç arkadaşımı, İmralı’ya gitmekten gocunmam” sözlerini hedef alarak,...
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında gerçekleştirdiği konuşmada, İmralı’ya yönelik son dönemde artan taleplere ve bu yöndeki girişimlere dair sert eleştirilerde bulundu. Dervişoğlu, Meclis’in bu tür tartışmalara ve taleplere alet edilmesine kesinlikle karşı çıktıklarını net bir şekilde ifade etti.
Konuşmasının ana eksenini oluşturan eleştirilerinde Dervişoğlu, ilk olarak çeşitli çevrelerden Abdullah Öcalan’a "umut hakkı" verilmesi yönünde dile getirilen talepleri anımsattı ve bu girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirtti. Ardından, Öcalan’ın doğrudan Meclis kürsüsünden konuşması yönündeki önerilerin gündeme geldiğini, ancak bu önerinin de kamuoyunda ve siyasi arenada kabul görmediğini vurguladı. Bu gelişmelerin ardından, Dervişoğlu’nun ifadesiyle, "Allem etti güllem etti, Meclis’i caninin ayağına götürmek istedi" şeklinde bir çabanın sergilendiğini, ancak bu girişimin de aklıselim çevrelerin direnişiyle engellendiğini dile getirdi.
Grup Başkanvekili Dervişoğlu, söz konusu taleplerin gelinen son noktasında ise, bazı siyasilerin "gerekirse ben ve üç arkadaşım İmralı’ya gideriz" şeklindeki beyanlarına dikkat çekti. Bu tür açıklamaların, ilgili şahısların kendi taraftarlarından onay almak amacıyla yapıldığına işaret eden Dervişoğlu, bu durumu "İmralı Feneri, Öcalan’a görüş izni istiyor, alkışçı mürettebat da izin verdiğini sanıyor" şeklindeki benzetmeyle ironik bir biçimde eleştirdi. Dervişoğlu, bu kişilerin daha önce hangi önemli kararları için kamuoyundan veya kendi destekçilerinden izin aldıklarını sorgulayarak, mevcut durumun Cumhurbaşkanlığı makamından beklenen iznin alınamaması üzerine, salondakilerden destek arayışına dönüştüğünü öne sürdü.
Dervişoğlu, konuşmasının kapanış bölümünde, bu tür girişimlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına yönelik bir tehdit olduğunu vurgulayarak, ağır ifadeler kullandı. Talepleri ve destekçilerini kastederek, "Bunların hasreti kucaklaşmadan bitmeyecek, o yüzden salın gitsin" dedi. Ayrıca, bu tür eylemlerin Cumhuriyet tarihi boyunca görülen ihanet zincirinin bir parçası olduğunu belirterek, "Bu Cumhuriyet’in gördüğü ilk ihanet değil, son da olmayacak" ifadeleriyle sözlerini tamamladı. Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına ve bütünlüğüne kasteden bu tür tavırları, ülkenin geçmişte karşılaştığı ihanetlerle eşdeğer gördüğünü bir kez daha vurguladı.