Meclis’Te Öcalan Pazarlık Komisyonu İddiası Siyasi Tartışmaları Alevlendirdi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında özetle şu mesajları verdi:


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında yaşanan gelişmeleri ve kamuoyunda tartışılan bazı müzakere süreçlerini sert bir dille eleştirdi. Dervişoğlu, Meclis’te bir komisyonun terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ı aracı kılarak PKK ile pazarlık yürüttüğü iddiasını ortaya atarken, eş zamanlı olarak dış politikada da İsrail ile ABD eski Başkanı Donald Trump üzerinden bir pazarlık sürecinin işletildiğini öne sürdü. Bu açıklamalar, ülke gündemine bomba gibi düştü ve siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.


Dervişoğlu'ndan Çift Yönlü Komisyon Eleştirisi


Müsavat Dervişoğlu, yaptığı çarpıcı açıklamada, iç ve dış politikada paralel ilerlediğini iddia ettiği iki farklı “pazarlık” sürecine dikkat çekti. Dervişoğlu, “Bugün içeride Öcalan aracı kılınıp, PKK ile pazarlık komisyonu çalıştırılıyor. Dışarıda ise Trump ricacı yapılarak, İsrail ile pazarlık süreci yürütülüyor. Açıktır ki yine unuttuğumuz mücadelelerin bedelini ödüyoruz.” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Bu sözler, özellikle terörle mücadele ve dış politika konularında hükümetin tutumuna yönelik ciddi bir eleştiri olarak yorumlandı. Dervişoğlu, bu tür pazarlıkların, geçmişte vatan savunması uğruna verilen mücadelelerin sonuçlarını görmezden gelmek anlamına geldiğini vurguladı.


Meclis Onuruna Yönelik Slogan Tepkisi


Dervişoğlu’nun konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden biri, önceki gün Meclis çatısı altında terör örgütü lideri lehine slogan atıldığı iddiasına yönelik oldu. Dervişoğlu, bu durumun TBMM’nin itibarına ve haysiyetine ağır bir darbe vurduğunu savundu. “Aksi olsaydı dün bu Meclis çatısı altında teröristbaşına slogan atılması hayal bile edilemezdi. Millet Meclisi’nin haysiyeti, bir haysiyetsize atılan sloganlarla yaralanamaz.” sözleriyle tepkisini dile getiren Dervişoğlu, bu tür eylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Konuşmasında sert bir dil kullanan Dervişoğlu, Meclis’te atılan bu sloganın, 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminde TBMM’ye atılan bombalar kadar tahripkâr olduğunu ileri sürdü. Bu benzetme, parlamenter demokrasiye yönelik tehdidin ciddiyetini vurgulamak adına kullanıldı. Dervişoğlu, “Burada, İmralı canisi için atılan slogan en az 15 Temmuz hain darbe girişiminde millet Meclisi’ne atılan bombalar kadar tahripkârdır. O sloganları atana da müsaade edene de görmezden gelene de yazıklar olsun.” diyerek sorumluları kınadı. Ayrıca Meclis’in bölücü örgütlerin gösteri alanı olmadığını vurgulayarak, TBMM’nin geleneklerinin, teamüllerinin, haklarının ve kurallarının mutlaka korunması gerektiğinin altını çizdi.


Komisyondan Çekilme Çağrısı Ve Alternatif Önerisi


Müsavat Dervişoğlu, yaşanan bu gelişmelerin ardından muhalefet partilerine, özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) önemli bir çağrıda bulundu. Dervişoğlu, “Meclis’e getiremedikleri caninin ayağına Meclis’i götürecek ve onu meşrulaştıracak arayışlar terk edilmelidir.” diyerek, bahsedilen komisyonun faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğini savundu. Bu komisyonun, terör örgütü liderinin meşruiyet kazanmasına hizmet ettiğini iddia etti. Sorumluluk sahibi siyasi partilerin, bu gelişmelerin neye sebep olduğunun sonuçlarını idrak etmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Başta CHP olmak üzere komisyondan çekilmelidir. Havanda su dövmekten başka işe yaramayan ve milletimizin ve devletimizin tartışılmazlarını tartışmaya açan bu yetkisiz komisyonun faaliyetleri sonlandırılmalıdır.” sözleriyle CHP’ye ve diğer partilere komisyondan çekilme çağrısında bulundu. Dervişoğlu, herhangi bir konu veya müzakerenin olması durumunda TBMM’nin yetkili ve görev başında olduğunu belirterek, “Yapılacak iş, konuşulacak konu varsa, Meclis buradadır ve görevinin başındadır.” ifadeleriyle parlamentonun asıl adres olduğunu bir kez daha hatırlattı.