Devlet Bahçeli CHP’yi İmralı’ya Gitmekten Kaçmakla Suçladı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’yi eleştirerek, “Sormak lazımdır ki, Atatürk’ten geriye ne bıraktılar? Cumhuriyet’in yegane gücü olan cumhura ne zaman...
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine yaptığı önemli açıklamalarda ülke ve dünya gündemine ilişkin derinlemesine değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) son dönemdeki iç dinamiklerini, "Terörsüz Türkiye" hedefine yönelik çalışmaları, Gazze'deki insani krizi ve Papa'nın Türkiye ziyaretini ele aldı.
CHP'ye Yönelik Sert Eleştiriler Ve Yolsuzluk İddiaları
MHP Lideri Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi'nin siyasi duruşunu ve iç yapısını hedef alan sert eleştiriler yöneltti. Bahçeli, CHP'nin tarihin yanlış bir noktasında konumlandığını ifade etti ve partinin karşı karşıya kaldığı yolsuzluk iddialarının aydınlatılması çağrısında bulundu. "Yönetime karşı yapılan yolsuzluklardan arınma çağrısı doğrudur" diyen Bahçeli, CHP yönetiminin her önüne geleni suçlamasının omurgalı bir tavır olmadığını belirtti. Partinin son 1 yıl içinde üçüncü, son 2 yıl içinde ise dördüncü kurultayını gerçekleştirmesiyle yaşanan çalkantılara dikkat çekti.
Bahçeli, CHP'deki durumun bir hukuk konusu olduğunu ancak partinin iç dengeye kavuşmasını temenni ettiğini dile getirdi. Rüşvet, yolsuzluk ve irtikâp davalarının partiyi "mahvı perişan" ettiğini savunan Bahçeli, "Yüzyılın en vahim yolsuzluğunun aydınlanması ve adaletin tecellisi şarttır" ifadeleriyle Türk yargısına olan güvenini vurguladı. Ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in savcı ve hâkimlerle uğraşmasını ve iddiaları siyasallaştırmasını doğru bulmadığını belirtti.
CHP'nin İmralı süreciyle ilgili tutumunu da eleştiren Bahçeli, "İmralı’ya bile gitmekten korktular, kaçtılar; esasa değil de usule itirazlarını da ürkek ve yavan sözlerle açıkladılar" diyerek, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin çözümünde kaçak güreştiklerini öne sürdü. Bu durumun Türk siyaset ve demokrasi hayatını olumsuz etkileyeceğini dile getiren Bahçeli, CHP'nin istikrarsızlığının parti geleneği ve geleceği açısından "esef verici ve yürek yaralayıcı" olduğunu söyledi.
"Terörsüz Türkiye" Hedefi Ve Komisyon Çalışmaları
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına da değindi. Komisyonun dinleme ve istişare aşamasını tamamladığını ve şimdi geçiş sürecini ilgilendiren raporun yazımına geçildiğini açıkladı. Bahçeli, komisyonun üç değerli milletvekilinin İmralı'da PKK'nın kurucu önderiyle görüştüğünü belirtti.
Devlet Bahçeli, belirlenecek yol haritasıyla "2026 yılından itibaren ‘Terörsüz Türkiye’nin vasat ve varlık bulması" gerektiğini vurguladı. Sürecin siyasi, demokratik ve hukuki boyutunun hızla tamamlanması için sergilenen özverinin devam etmesi temennisinde bulundu. Silaha ve şiddete dayalı sistematik terör döneminin kapanması için milli iradenin yapıcı ve destekleyici bir konumda olduğunu ifade etti. Geniş ve gerçekçi bir mutabakat ortamının oluştuğunu kaydeden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda görüş ve düşüncesi olan herkesin dinlendiğini ve demokratik mekanizmanın tam ve eksiksiz çalıştığını aktardı. Milletin barışı kucaklayacağına ve toplumsal huzurun egemen olacağına inandığını belirten Bahçeli, Komisyona üye veren tüm partilere sorumluluk ahlakıyla hareket ettikleri için teşekkür etti.
Uluslararası Gündem: Gazze Ve Papa'nın Türkiye Ziyareti
Gazze'deki İsrail saldırılarına da değinen Devlet Bahçeli, Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülkeden 159'unun Filistin'i tanımasının önemli bir gelişme olduğunu ve soykırımcı İsrail'in tecrit edildiğini belirtti. Akan kanın durması ve Gazze'nin Gazzelilere ait olduğunun kabul edilmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "İki devletli çözümden başka yol kalmamıştır" ifadesini kullandı. Başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarına sahip egemen, bağımsız ve coğrafi bütünlüğünü sağlamış bir Filistin devletinin kabul edilmesi ve Birleşmiş Milletler'e tam üye yapılması çağrısında bulundu. Bahçeli, "Soykırımcılar mutlaka hesap vermelidir" dedi.
Geçerli olan ateşkes kararına rağmen İsrail'in saldırılarına devam etmesinin "canavarlık" olduğunu vurgulayan Bahçeli, Lübnan ve Suriye'ye yönelik müdahalelerin hiçbir hukuk kaidesine sığmadığını belirtti. "Devlet mimarisi kisvesindeki terörist eylem ve saldırganlık derhal son bulmalıdır" çağrısında bulundu.
Papa Francis'in 27-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen Türkiye ziyaretini de değerlendiren Bahçeli, ziyaretin diplomatik boyutuna bir itirazları olmadığını ifade etti. Ancak Papa'nın Katolik dünyasının ruhani lideri olarak gerçekleştirdiği, şova dayalı dini ve tarihi ritüellerin Türk milletini rahatsız ettiğini dile getirdi. İznik Neofitos Bazilikası'ndan Maçka'daki ayinlere kadar sahnelenen "gizil propaganda" ve "kapalı devre işlenen mesajların muhtevasına" esastan ve usulden itirazları olduğunu belirtti.
Bahçeli, bin 700 yıl önce toplanan bir konsilin İznik'ten tekrar canlandırılma hevesine, İznik yerine Nicaea'yı ikame etme sinsiliğine seyirci kalamayacaklarını söyledi. "Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın da bir alemi yoktur" diyerek, İslam coğrafyasında nifak tohumları saçanların, Hıristiyanlığı birleştirme ve Asya merkezli yayma çabalarında İznik'in bir sıçrama alanı olarak görülmesine karşı çıktı. M.S. 325 yılındaki İznik Konsili'nin Hıristiyanlığın devletleşmesinde bir kavşak noktası olduğunu ve 1700 yıl sonra yapılan ikinci konsilin ise "sembolik dini bir merasimden daha çok nevzuhur bir hakimiyet üretme ve sürdürme fırsatçılığı" olduğunu savundu. ABD'nin Ankara Büyükelçisi'nin 2026 yılında Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılacağını söylemesini de "yetki aşımı" ve "sorumsuz bir taşkınlık" olarak nitelendirdi.