Mali Müşavirlerin Sahte Fatura Operasyonu Devleti 69 Milyon 552 Bin 840 Lira Zarara Uğrattı
Hayali ticaret yoluyla 2020-2021 yıllarında 6 milyar 971 milyon liralık sahte fatura düzenlediği, haksız KDV iadesiyle kamuyu 69 milyon 552 bin lira zarara...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma neticesinde, aralarında bir yeminli mali müşavir ve 25 mali müşavirin de bulunduğu toplam 45 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Bu operasyon, ülke ekonomisine ciddi boyutlarda zarar veren organize bir sahte fatura şebekesini hedef aldı ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Sahte Fatura Ağının İşleyiş Mekanizması Deşifre Edildi
Soruşturma kapsamında yapılan detaylı incelemelerde, şüphelilerin belirli bir organizasyon dahilinde ve oldukça sistematik bir şekilde hareket ettikleri ortaya kondu. Kurdukları paravan şirketler aracılığıyla hayali ticari faaliyetlere dayanarak, özellikle 2020 ve 2021 yıllarında, ilk tespitlere göre toplamda 6 milyar 971 milyon 991 bin 447 Lira değerinde sahte fatura düzenledikleri belirlendi. Bu şebekenin, komisyon karşılığında mali müşavirler veya şirket yöneticileri üzerinden bağlantı kurdukları firmalara sahte fatura temin ettikleri anlaşıldı. Söz konusu sahte faturaların, ilgili şirketler tarafından yasal defterlere gider olarak kaydedildiği ve kurumlar vergisi beyanlarında usulsüz şekilde kullanıldığı tespit edildi. Bu yöntemle, şirketlerin vergi yükümlülüklerini haksız yere azalttığı ve devletin vergi gelirlerini ciddi ölçüde düşürdüğü belirlendi.
Devlete Verilen Doğrudan Zarar Ve Kara Para Aklama Faaliyetleri
Yapılan soruşturma derinleştikçe, şüphelilerin haksız Katma Değer Vergisi (KDV) iadesi almak suretiyle devleti doğrudan zarara uğrattıkları anlaşıldı. Sadece 2020-2021 yılları arasında tespit edilen şirketler üzerinden, devletin uğradığı doğrudan zararın 69 milyon 552 bin 840 Lira olduğu kesinleşti. Bununla birlikte, elde edilen suç gelirlerinin ve kaynağı belirsiz paraların, yine bu sahte faturalar üzerinden ticari faaliyet süsü verilerek belirli bir döngü ve zincir içerisinde yeniden şirketlere veya şahıslara aktarıldığı ve bu yolla ekonomik sisteme dahil edilerek meşruluk kazandırılmaya çalışıldığı da tespit edildi. Bu durum, şebekenin aynı zamanda geniş çaplı bir kara para aklama ağı gibi çalıştığını ortaya koydu.
Şirketlerin Ve Şüphelilerin Mal Varlıklarına El Konuldu
Suça konu sahte faturaları kullanarak kamu zararına sebebiyet verdikleri belirlenen Demir Grup Şirketleri, Cavıtech Denizcilik A.Ş. ve Ses Taahhüt İnşaat A.Ş. ile soruşturma kapsamındaki diğer şüphelilerin tüm mal varlıklarına el konulması kararı alındı. Bu adımlar, suçtan elde edilen gelirlerin geri kazanılması ve benzer suçların önlenmesi adına atılan önemli hukuki tedbirler olarak değerlendirildi.