Ekranların Gözde Mekanı Tarihi Bahai Yalısı Kanlıca Körfezi’nde Satışa Sunuldu
İstanbul Boğazı’nın en güzel yalılarından Kanlıca Koyu’ndaki ünlü Bahai Yalısı, 24.5 milyon dolardan satışa çıkarıldı. Kanal D’de yayınlanan, başrollerini...
İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliklerini yansıtan, televizyon dizilerinin vazgeçilmez mekanlarından biri haline gelen Bahai Yalısı, Kanlıca Körfezi'nde yeni sahibini beklemek üzere satışa çıkarıldı. Boğaziçi'nin eşsiz güzelliklerine hakim bu özel yapı, Osmanlı İmparatorluğu'nun derin tarihine tanıklık eden köklü geçmişiyle dikkat çekti.
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarına göre, yalı, Osmanlı padişahlarından IV. Murat döneminin Şeyhülislamlarından Mehmet Bahai Efendi tarafından inşa ettirildi. Bahai Efendi'nin soyu, baba ve anne tarafından tanınmış ilmiye ailelerine dayanmaktaydı. Şeyhülislam Hoca Sâdeddin Efendi'nin torunu ve Kazasker Abdülaziz Efendi'nin oğlu olan Mehmet Bahai Efendi, İstanbul'da dünyaya geldi. Doğum tarihi çeşitli kaynaklarda 1595 ve 1601 yılları olarak belirtilse de, genellikle 1595 yılının doğru kabul edildiği kaydedildi. Bu önemli şahsiyetin adını taşıyan yalı, böylece yüzyıllara meydan okuyan bir mirasın parçası oldu.
Yalı, bulunduğu Kanlıca Körfezi'ne adını veren eşsiz konumuyla biliniyordu. İşadamı Özer Benardete'nin mülkiyetinde olan ve İstanbul Atlı Spor Yönetim Kurulu eski üyelerinden olan bu görkemli yapı, 1000 metrekarelik geniş bir arsa üzerine kurulmuş 486 metrekarelik kullanım alanına sahip idi. Bahai Körfezi olarak da anılan bu coğrafi bölge, Boğaziçi'nin en büyük ve korunaklı koyları arasında yer aldı; İstinye ve Tarabya Koyu'nun ardından stratejik önemiyle öne çıktı. Ayrıca, Cumhuriyet döneminin önemli olaylarına da tanıklık etti. Özellikle Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatından sonra II. Dünya Savaşı yıllarında, ünlü Savanora yatının demirlediği yer olarak tarihe geçti.
Bahai Yalısı'nın ünü, sadece tarihi ve coğrafi özellikleriyle sınırlı kalmadı. Bir dönem televizyon dizilerinin vazgeçilmez ve gözde mekanlarından biri haline gelerek geniş kitlelerce tanındı. Eşsiz mimarisi ve Boğaziçi'ne nazır konumu sayesinde birçok prodüksiyona ev sahipliği yapan yalı, izleyicilerin hafızalarında yer edinen sahnelerin çekildiği bir set olarak da önem taşıdı. Bu durum, yalının kültürel mirasını daha da pekiştirerek, tarihi dokusunu modern anlatılarla harmanladı.