Çocuk Hastada Beyin Hasarı Doktoru 79 Milyon Lira Tazminat Ödemeye Mahkum Etti

Tüketici mahkemesi, bademcik ameliyatı sonrası 3 yaşındaki hastasının beyninde hasar oluşan doktor H.B.’nin aileye 79 milyon TL tazminatı faiziyle ödemesine...


Özel bir hastanede görevli Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı Dr. H.B. hakkında, 3 yaşındaki bir hastasında ameliyat sonrası gelişen komplikasyonlar neticesinde beyin hasarı oluşması sebebiyle önemli bir tazminat kararı verildi. Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi, doktorun aileye yasal faiziyle birlikte toplamda 79 Milyon Lira tazminat ödemesine hükmetti. Bu karar, hem tıp camiasında hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.


Vaka Ve Tıbbi Sürecin Detayları


Doktor H.B.'nin aktardığı bilgilere göre, olay 2018 yılında başladı. 3 yaşındaki hasta, aşırı büyümüş bademcikler ve geniz eti nedeniyle ciddi solunum problemleri yaşıyor, uyku düzeni bozuluyordu. Doktorun ilk teklifi bademciklerin alınması yönündeyken, aile başlangıçta sadece geniz etinin alınmasını tercih etti ve çocuk bu operasyonun ardından taburcu edildi. Ancak 10 ay sonra çocuğun bademciklerinin durumu daha da kötüleşince, ikinci bir ameliyatla bademcikler alındı. Bu ameliyat sırasında bademciklerden birinde apse tespit edildi. Operasyon sonrası evine gönderilen çocuk, kısa süre sonra yemek yiyememe ve şiddetli öksürük şikayetleriyle tekrar hastaneye getirildi. Yapılan tetkiklerde zatürre teşhisi konulan hasta, çocuk servisine yatırıldı. Doktor H.B., olayın kritik anını şu sözlerle dile getirdi: "Bir gece boğaz kanamaya başladı. Buna geç komplikasyon diyoruz ve tehlikelidir."


Kritik Gelişmeler Ve Beyin Hasarı


Çocuğun boğazındaki kanamanın başlamasıyla birlikte aile hemşire çağırdı. Hemşire odaya girdiğinde, çocuğun babasının kucağında ve sırtüstü yatar vaziyette olduğunu gözlemledi. Durumun ciddiyetini fark eden hemşire, 'mavi kod' vermek üzereyken, baba çocuğu kucağında 5. kattan zemin kata kadar indirdi. Zemin katta çocuğu babadan teslim alan cerrah, dilini dışarı çekerek nefes almasını sağlamaya çalıştı ve çocuğu ameliyathaneye götürdü. Ancak bu sırada çocuk, kendi kanıyla boğulmaya başlamış, kalbi ve solunumu durmuştu. Yapılan müdahalelerle kalbi tekrar çalıştırılsa da maalesef beyni ciddi şekilde etkilendi.


Hukuki Süreç Ve Çelişen Kararlar


Yaşanan bu üzücü olay üzerine aile, doktor hakkında hem ceza davası hem de tazminat davası açtı. Gaziantep 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam eden ceza davası sürerken, Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi, doktor H.B.'yi 79 Milyon Lira tazminat ödemeye mahkum etti. Bu kararın ardından Doktor H.B. Hürriyet'e yaptığı açıklamada, baba olduğunu belirterek duyduğu üzüntüyü ifade etti. Karara itiraz eden doktor, suçlu bulunma gerekçelerinden olan "çocuğun kan grubuna bakılmadığı" iddiasına karşılık, 10 ay önceki ilk ameliyatta kan grubuna bakıldığını belirtti. Ayrıca "tomografi çekilmediği" iddialarını da reddetti. Doktor, bu miktarı ödeyebilmesinin imkansız olduğunu vurgulayarak, "Ben bir 30 yıl daha çalışsam bu parayı ödeyemem." dedi.


Resmi Komisyon Ve Bilirkişi Raporları


Vakanın hassasiyeti ve kamuoyundaki yankıları üzerine Sağlık Bakanlığı, olayla ilgili 5 kişilik bir 'Mesleki Sorumluluk Komisyonu' oluşturdu. Komisyonun yaptığı incelemeler sonucunda, doktor H.B.'nin herhangi bir hatası olmadığına karar verildi. Ayrıca bağımsız bilirkişi raporunda da doktorun ihmalinin bulunmadığı belirtildi. Bu durum, Tüketici Mahkemesi'nin tazminat kararı ile resmi komisyon ve bilirkişi raporları arasında belirgin bir çelişki yaratmaktadır.


Babanın İddiaları


Mahkemede dinlenen baba Ö.B. ise doktorun savunmasının aksine iddialarda bulundu. Oğlunun ateş ve kusmasının devam etmesine rağmen, ameliyatı yapan doktorun aynı hastanede bulunmasına rağmen gelip oğlunu görmediğini öne sürdü. Baba Ö.B., 15 yıldır ilaç sektöründe çalıştığını belirterek, bir hastanın aspirasyon riskini bilebilecek durumda olduğunu ifade etti. En önemli iddialarından biri ise çocuğunun kan grubunun sorulması ve kendisinin cevap verememesiydi. Babanın ifadesine göre, bir hemşire kız kardeşini sarsarak kan grubunu sordu. Baba Ö.B., oğlunun 2017 ve 2018 yıllarına ait hastane dosyalarında hiçbir şekilde kan grubu alınmadığını ve alınmış olsaydı hastane tarafından Adli Tıp Kurumu'na sunulacağını dile getirdi.


Tıp Camiasından Yükselen Endişeli Sesler


Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktay Banlı, bu tür astronomik tazminat kararlarının tıp mesleği üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerine dikkat çekti. Her ameliyatın doğasında komplikasyon riskinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Banlı, ameliyat sonrası ihmal veya kasıt olmasa dahi tanımlanmış komplikasyonların gelişebileceğini vurguladı. Uzman isim, "Bunun sonunda her durumda cerrahı suçlamak ve astronomik tazminat talepleri, cerrahlığı ülkemizde yapılamaz hale getirir." ifadelerini kullandı. Son Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonuçlarına bakıldığında, hasta hayatına doğrudan dokunan ve yüksek sorumluluk gerektiren branşların hekim adayları tarafından daha az tercih edildiğini dile getiren Prof. Dr. Banlı, "Bir cerrahı, komplikasyondan dolayı ömrü boyunca kazanamayacağı tazminatlara hükmetmek tüm cerrahi hekimleri için cesaret kırıcıdır. Böyle giderse hiçbir cerrah ameliyat yapmaz." uyarısında bulundu. Bu olay, Türkiye'deki hekimlerin mesleki sorumlulukları ve yasal süreçler karşısındaki hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı.