E-imza Dolandırıcılığı Davasında Tüm Tutuklu Sanıklar Serbest Bırakıldı

E–imza çetesi olarak bilinen davada mahkeme, dosyanın bir numaralı ismi olduğu iddia edilen Ziya Kadiroğlu’nun da aralarında bulunduğu 5 kişiyi tahliye etti....



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ve kamu kurumlarındaki yöneticilerin e-imzalarını kopyalayarak sahte üniversite, lise diplomaları ile sürücü belgeleri düzenlendiği iddia edilen büyük çaplı e-imza dolandırıcılığı davasında önemli bir gelişme yaşandı. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, aralarında dosyanın bir numaralı sanığı Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu beş tutuklu sanık, mahkemenin kararıyla tahliye edildi. Bu tahliye kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve soruşturmanın seyrine dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi.



Yargı Süreci Ve İddianameler



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu e-imza sahteciliği iddialarına ilişkin olarak Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'ne iki ayrı iddianame sunmuştu. İlk dava, 2024 yılının Mayıs ayında açılmış ve 134 şüpheliyi kapsıyordu. Ardından, 2024 yılının Temmuz ayında tamamlanan ikinci iddianamede ise 65 şüpheli hakkında suçlamalar yöneltildi. Mahkeme, yargılamanın daha etkin ve bütüncül yürütülmesi amacıyla bu iki ayrı dosyanın birleştirilmesine karar verdi. Bu birleşme kararı, yargı sürecinin karmaşıklığını ve çok sayıda sanığı kapsayan geniş bir ağı ortaya koyuyordu. Davanın son duruşmasında, birleştirilen dosyada yargılanan beş tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu.



Sanık Savunmaları Ortaya Çıktı



Duruşmada sanıkların savunmaları dinlendi. Davanın kilit ismi olarak gösterilen Ziya Kadiroğlu, mahkemeye sunduğu dilekçesinde kritik itiraflarda bulundu. Kadiroğlu, savunmasında, "Atatürk ve İnönü Üniversitesi’ndeki işlemlerin nasıl yapıldığına ilişkin bilgim var. Buna ilişkin mahkemeye dilekçe gönderdim. Bazı eylemlere aracılık yaptım. Diğer üniversiteler yönünde hakkımda yapılan suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. Bu beyanlar, soruşturmanın kapsamının belirlenmesinde önemli bir rol oynayabilirken, diğer üniversitelerle ilgili iddiaları reddetmesi dikkat çekti. Bir diğer sanık Mıhyeddin Yakışır ise savunmasında kendisini "MİT mensubu" olarak tanıtan Ayhan Ateş adlı sanık tarafından suça sürüklendiğini öne sürdü. Yakışır, "Beni kandırarak, onlara olan güvenimi kötüye kullanarak bu olaylara bulaştırdı. 4-5 tane imza çıkarttık. Bu durumdan da pişmanım" şeklinde bir açıklama yaparak pişmanlığını dile getirdi. Sanıkların ifadeleri, olayın çok yönlülüğünü ve farklı kişilerin nasıl dahil olduğunu gözler önüne serdi.



Mahkemenin Tahliye Kararı Gerekçeleri



Duruşma sonunda savcılık makamı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Ancak Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi, savcılığın bu talebini reddederek tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Mahkeme, bu kararına gerekçe olarak "sanıkların tutuklu kaldığı süre, delilleri karartma ihtimalinin bulunmaması, yasadaki cezaların azami hadlerini" gösterdi. Bu karar, yargı sürecinde sanıkların lehine önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, yasalarda öngörülen tutukluluk koşullarının titizlikle uygulandığını ortaya koydu. Özellikle dosyanın bir numaralı sanığı Ziya Kadiroğlu'nun da tahliye edilenler arasında yer alması, kamuoyunda farklı yorumlara neden oldu.



Soruşturmanın Üçüncü Dalgası: Yeni Gözaltılar Ve Tutuklamalar



Bu tahliyelerin yaşandığı yargılama süreci devam ederken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı e-imza soruşturmasının üçüncü ve yeni bir dalgasını başlattı. Bu kapsamda, toplam 125 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Ankara merkezli olmak üzere 22 ilde eş zamanlı olarak yürütülen operasyonlarda 94 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan bu şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme" suçlarından işlem yapıldı. Emniyetteki sorgu ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından dün Ankara Adliyesi'ne sevk edilen 94 şüpheliden 23'ü mahkeme tarafından tutuklanırken, 69 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu yeni dalga operasyon, e-imza dolandırıcılığı şebekesinin boyutlarının genişlediğini ve soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiğini gösterdi.