ABD Çin Zirvesi Ve FED Faiz Kararı Küresel Emtia Fiyatlarını Etkiledi
Emtia piyasalarında tamamlanan haftada ABD ile Çin arasındaki görüşmelere ilişkin haber akışı fiyatlamalarda ana belirleyici unsur olurken, değerli metallerde ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı ile Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamaları öne çıktı
Küresel piyasalar, geride bıraktığımız haftada ABD ile Çin arasındaki kritik diplomatik görüşmelerin ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararlarının belirleyici etkisi altında kaldı. Özellikle soya fasulyesi başta olmak üzere birçok emtianın fiyatlamaları, bu iki ana gelişme doğrultusunda önemli dalgalanmalar yaşadı.
ABD-çin İlişkilerinde Yeni Dönem Ve Ticaretin Emtia Piyasalarına Yansıması
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Güney Kore'de gerçekleştirdiği görüşme, küresel ticaret gerilimlerinin hafiflemesi adına umut verici sinyaller taşıdı. Zirvenin ardından yapılan açıklamalarda Başkan Trump, iki ülke arasında birçok konuda mutabakata varıldığını ve Çin'in büyük miktarlarda soya fasulyesi ile diğer tarım ürünlerinden satın alacağını vurguladı. Bu taahhüt, özellikle tarım emtiası piyasalarında yukarı yönlü bir ivme yarattı.
Görüşmede ayrıca, nadir toprak elementleri konusunda herhangi bir engelin kalmadığı ve tarifeler konusunda çok yakında bir anlaşmaya varılabileceği belirtildi. Bu gelişmeler, iki ekonominin karşılıklı bağımlılığını ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ise görüşme başlangıcında yaptığı açıklamada, "Çin ve ABD'nin dost ve ortak olması gerektiğini, bunun tarihin öğrettiği bir ders ve gerçekliğin bir gereği olduğunu" ifade etti. Xi, "Çin'in kalkınması, ABD'nin 'Amerika'yı yeniden büyük yapma' vizyonuyla çelişmiyor" sözleriyle iki ülke arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı. Dünyanın en büyük ekonomileri arasında zaman zaman sürtüşmelerin yaşanmasının normal olduğunu belirten Xi, liderlerin ilişkileri doğru rotada ilerletmek için rehberlik etmesi gerektiğini kaydetti.
FED'in Para Politikası Kararı Ve Başkan Powell'ın Mesajları
Tamamlanan haftada piyasalarda belirleyici olan bir diğer önemli faktör ise Fed'in politika faizi kararı ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamaları oldu. Fed, beklentiler doğrultusunda politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 3,75-4,00 aralığına çekti. Bankadan yapılan açıklamada, ekonomik aktivitenin ılımlı seyrettiği, istihdam artışlarının yavaşladığı ve enflasyonun yılbaşından bu yana yükseldiği belirtildi. Ayrıca, bilanço küçültme sürecinin 01 Aralık'ta sonlandırılacağı duyuruldu.
Kararın ardından konuşan Fed Başkanı Powell, aralık ayındaki toplantıya dair temkinli bir dil kullandı. Powell, komitenin bu toplantıdaki tartışmalarında, aralık ayında nasıl ilerleneceği konusunda güçlü şekilde farklı görüşler olduğunu belirtti. Powell, "Aralık toplantısında politika faizinde daha fazla indirim yapılması kesin değil, bundan oldukça uzak. Politika önceden belirlenmiş bir rotada değil" ifadelerini kullanarak piyasalardaki hızlı faiz indirimi beklentilerini törpüledi. Aralık ayına ilişkin henüz bir karar almadıklarını vurgulayan Powell, çok yüksek düzeyde belirsizliğin olması durumunda, hareket konusunda ihtiyatlı davranmak gerekebileceğini sözlerine ekledi.
Başkan Powell'ın bu "şahin" tonlu açıklamaları, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in aralık toplantısında faiz indirimine gideceğine yönelik beklentilerin zayıflamasına neden oldu. Fed'e ilişkin gelecek yıla dair toplam 3 olan faiz indirimi öngörüsü ise 2'ye geriledi. Söz konusu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, gün içinde yüzde 4,10 seviyesinden tamamlarken, Dolar endeksi yüzde 0,9 artışla 99,8'e yükseldi.
Değerli Metaller Piyasasındaki Dalgalanmalar
Değerli metaller, tamamlanan haftayı karışık bir seyirle noktaladı. Fed'in faiz kararı başlangıçta destekleyici bir unsur olsa da, Trump ile Xi Jinping görüşmesinin güvenli liman talebini azaltması ve Fed Başkanı Powell'ın ihtiyatlı mesajları değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu.
Altının ons fiyatı, bir önceki hafta görülen rekor seviyelerden başlayan düşüşünü ikinci haftaya da taşıdı. Platinyumun ons fiyatı da altına paralel olarak değer kaybetti. Ancak gümüş ve paladyumun ons fiyatları, sanayi metali özelliklerinin öne çıkması ve önceki değer kayıplarının ardından gelen tepki alımlarıyla haftayı pozitif tamamladı. Ons bazında fiyatlamalarda, paladyum %0,6, gümüş %0,2 değer kazanırken, altın %2,7, platinyum ise %2,3 değer kaybetti.
Baz Metallerde Arz Ve Talep Endişeleri
Baz metaller piyasasında fiyatlamalardaki ana belirleyici unsur ABD ile Çin liderlerinin görüşmesi olurken, arz ve talep endişeleri de karışık bir seyre yol açtı. Olası olumlu sonuçlara yönelik beklentilerle haftanın başında yükselen baz metal fiyatları, görüşmenin gerçekleşmesinin ardından gelen kar satışları ve Powell'ın "şahin" tonu nedeniyle baskılandı.
Öte yandan, küresel ekonomik büyüme sinyallerinin zayıflaması, özellikle Çin'in imalat sektöründeki durgunluk, emtia talebi üzerinde ek bir baskı oluşturdu. Çin Ulusal İstatistik Bürosu (UİB) verilerine göre, imalat sanayi PMI, 01 Ekim 2025'te bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak 49'a geriledi. İmalat sanayisindeki ekonomik aktiviteyi ölçen bu endeks, 7 aydır daralma bölgesinde seyrediyor.
Bakırda arz tarafındaki endişeler fiyatları yukarı yönlü desteklese de, analistler rekor seviyelere ulaşan fiyatlar ve risklerin büyük ölçüde önceden fiyatlanmış olması nedeniyle yükselişin törpülendiğini kaydetti. Nikel fiyatları ise Endonezya'da üretimin sürekli artmasıyla oluşan arz fazlası nedeniyle beş yılın diplerine yakın seyrederek haftayı negatif bir görünümle tamamladı. Bu gelişmelerle tezgah üstü piyasada bakır fiyatları libre bazında yatay bir seyir izlerken, alüminyum %1,1, çinko %1 ve kurşun %0,3 değer kazandı, nikel ise %0,5 değer kaybetti.
Enerji Piyasalarında Arz Endişeleri Ve Artan Talep
Petrol fiyatları, tamamlanan haftada Fed'in aralık ayında faiz indirimlerine ara verebileceğine ilişkin endişeler, ABD'de üretimin arttığına işaret eden veriler ve OPEC+ grubunun üretimi yeniden artıracağı yönündeki beklentilerle geriledi. Çin'de imalat faaliyetlerinin 01 Ekim'de daraldığını gösteren haber akışı da fiyatları baskılayan bir diğer unsur oldu.
Buna karşılık, ABD'nin ticari ham petrol stokları yaklaşık 6.9 milyon varil azalışla beklentilerin üzerinde bir düşüş gösterdi. ABD'nin benzin stokları da bu dönemde yaklaşık 5.9 milyon varil azalarak 210.7 milyon varil oldu. Söz konusu veriler, talebin yüksek seyrettiği algısını güçlendirerek fiyatların aşağı yönlü hareketini bir ölçüde kısıtladı. Piyasalar kısa vadede OPEC+ grubunun 02 Kasım'daki toplantısına odaklanırken, grubun toplantıda aralık ayı için günlük 137 bin varillik ek üretim artışı açıklaması bekleniyor.
Doğal gaz fiyatları ise rekor düzeydeki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatı ile yapay zeka veri merkezlerinin artırdığı elektrik talebine ilişkin beklentilerle yükseliş kaydetti. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ABD'nin bu yıl veri merkezlerinin aşırı enerji ihtiyaçlarının da etkisiyle rekor düzeyde bir güç talebi artışına maruz kalacağını belirtti. Analistler ayrıca, bölgesel büyüme, temiz enerji hedefleri ve Tayvan’ın son nükleer reaktörünü kapatmasının etkisiyle ABD’nin Asya’ya LNG sevkiyatının artmasının beklendiğini kaydetti. Bu gelişmelerle, Brent petrolün varil fiyatı %0,9 azalırken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı ise %24,8 değer kazandı.
Tarım Emtiasında Çin Talebi Ve Küresel Arz Görünümü
Tarım emtiası piyasasında tamamlanan haftada, arz tarafındaki olumlu haber akışı fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, talep tarafındaki gelişmeler fiyatlara yukarı yönlü destek sağladı. Soya fasulyesinde fiyatlar haftanın ikinci yarısında ABD-Çin görüşmelerinin yeniden alım kanalı açmasıyla yükseliş kaydetti.
Analistler, Çin’in taahhütlerinin daha çok soyaya odaklandığını, mısır ve buğday için doğrudan bir alım sözü verilmediğinin görülmesiyle mısır ve buğday fiyatlarındaki yükselişin kısmen törpülendiğini ifade etti. Bununla birlikte, Brezilya’da soya ve mısır ekiminin mevsim normallerinin üstüne çıkması, piyasanın 2025-2026 yılının arzına ilişkin endişelerini azalttı. Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte %4,3 değer kaybederken, soya fasulyesinde %4, buğdayda %4,2 ve mısırda %1,8 arttı. ABD'de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, pamukta %2,1 artarken, kahvede %2,5, şekerde %3,7 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı %2,8 azalışla tamamladı.
Altın Fiyatlarında Gelecek Yıl İçin Gerileme Beklentisi
Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Capital Economics İklim ve Emtia Ekonomisti Hamad Hussain, altın fiyatlarındaki düşüşün, altındaki rallinin sürdürülemez olduğunun anlaşılmasıyla spekülatif faaliyetlerin azalmasından kaynaklanıyor olabileceğini belirtti. Hussain, "Fed'in gelecek yıl politika faizini piyasaların beklediğinden daha az indirebileceği ve Fed'in bağımsızlığına ilişkin endişelerin azalabileceği öngörülüyor. Bunlar hesaba katıldığında altın fiyatları önümüzdeki yıl daha fazla gerileyebilir" değerlendirmesinde bulundu.