En Zengin Yüzde 20’Nin Gelir Payı Yüzde 48’E Geriledi
Türkiye'de en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay, bu yıl geçen yıla göre 0,1 puan azalarak yüzde 48'e düşerken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay 0,1 puan artışla yüzde 6,4 olarak kayıtlara geçti
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Gelir Dağılımı İstatistikleri" bültenini yayımlayarak Türkiye'deki gelir eşitsizliğine dair kritik verileri kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan rapora göre, eş değer hane halkı kullanılabilir fert geliri bağlamında, toplumun en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik diliminin toplam gelirden aldığı pay, 2024 yılına kıyasla 0,1 puanlık hafif bir azalışla yüzde 48 seviyesine geriledi. Aynı dönemde, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun toplam gelirden aldığı pay ise 0,1 puanlık bir artış göstererek yüzde 6,4'e yükseldi. Bu durum, gelir dağılımında mikro düzeyde de olsa bir dengeleyici hareketin yaşandığına işaret etti.
TÜİK'in raporunda vurgulanan "eş değer hane halkı kullanılabilir fert geliri" kavramı, hane halkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak hesaplanan bir göstergedir. Bu metodoloji, hane halkları arasındaki farklılıkları gidererek daha adil bir gelir karşılaştırması yapılmasına olanak tanıdı. Dolayısıyla, bu verilere dayanarak yapılan analizler, bireylerin gerçek alım gücü ve refah seviyelerine dair daha isabetli sonuçlar sundu.
Gelir Eşitsizliğinin Temel Ölçütü Gini Katsayısı
Gelir dağılımı eşitsizliğinin uluslararası alanda en yaygın kabul gören ölçütlerinden biri olan Gini katsayısı, raporda öne çıkan bir diğer önemli veri oldu. Bu katsayı sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1'e yaklaştıkça ise eşitsizliğin arttığını gösterir. 2025 yılı verilerine göre, eş değer hane halkı kullanılabilir fert geliri üzerinden hesaplanan Gini katsayısı, bir önceki yıla göre 0,003 puanlık bir düşüşle 0,410 olarak tahmin edildi. Bu azalış, Türkiye'deki gelir eşitsizliğinde küçük çaplı bir iyileşmeye işaret etti.
TÜİK, sosyal transferlerin gelir dağılımı üzerindeki etkisini daha net ortaya koymak amacıyla Gini katsayısını farklı senaryolarla da hesapladı. Tüm sosyal transferlerin hariç tutulduğu durumda Gini katsayısı 0,473 olarak belirlendi. Bu değer, sosyal güvenlik ödemeleri, işsizlik maaşları ve diğer desteklerin gelir eşitsizliğini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Emekli, dul ve yetim maaşları dahil olmak üzere diğer tüm sosyal transfer gelirlerinin hariç tutulduğu senaryoda ise katsayı 0,420 olarak kaydedildi. Brüt gelir üzerinden yapılan hesaplamalarda Gini katsayısı 0,422 seviyesinde gerçekleşti. Bu detaylı analizler, devletin sosyal politikalarının gelir dağılımındaki dengeleyici rolünü açıkça gözler önüne serdi.
Gelir Dilimleri Arasındaki Uçurum Hafifçe Daraldı
Gelir dağılımındaki farklılıkları derinlemesine inceleyen diğer önemli göstergelerden olan P80/P20 ve P90/P10 oranları da gelir eşitsizliğinde daralmaya işaret etti. Toplumun en yüksek gelir elde eden yüzde 20'sinin gelirinin, en düşük gelir elde eden yüzde 20'sinin gelirine oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı, bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5 seviyesine indi. Benzer şekilde, gelirden en fazla pay alan yüzde 10'luk kesimin elde ettiği gelirin, en az pay alan yüzde 10'luk kesimin elde ettiği gelire oranı olarak tanımlanan P90/P10 oranı da 0,4 puanlık bir düşüşle 12,9 olarak kayıtlara geçti. Bu oranlardaki azalış, toplumun en zengin ve en fakir kesimleri arasındaki gelir uçurumunun hafifçe kapandığını gösteren pozitif bir gelişme olarak değerlendirildi.