Aym’den Enflasyon Mağduru Vatandaşa Emsal Karar İşçi Alacaklarını Eriten Faizlere Düzenleme Sinyali
Anayasa Mahkemesi, kanuni faiz uygulanması nedeniyle alacağının değerinin enflasyon karşısında düştüğünü iddia eden vatandaşı haklı buldu. AYM, kanuni faizin alacaklıyı enflasyon karşısında korumadığına hükmederek benzer durumdaki alacaklıların mağduriyetinin giderilmesi için yasal düzenleme yapılmasını önerdi. Benzer durum kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarında da yaşanıyor. Zamanında ödenmeyen işçi alacaklarına en yüksek mevduat faizi uygulanıyor ancak uygulanan faiz genellikle enflasyonun çok altında kalıyor. Öyle ki, 2021 yılında enflasyon yüzde 85,5 iken en yüksek mevduat faizi yüzde 30’da kaldı. Ortaya çıkan bu fark geçmişte doğan...
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, parasını ödediği halde konutunu teslim alamadığı için yıllardır mağduriyet yaşayan bir vatandaşın başvurusu üzerine dikkat çekici bir karar imza attı. 03 Haziran 2024 Pazartesi günü Resmi Gazete'de yayımlanan bu karar, 2010 yılında açılan bir davada alacaklara kanuni faiz uygulanması nedeniyle paranın enflasyon karşısında değerini yitirdiği iddiasını haklı buldu.
AYM Genel Kurulu, söz konusu başvuruyu sadece bireysel bir mağduriyetin giderilmesi olarak ele almayarak bir "pilot karar" niteliğinde değerlendirdi. Bu karar, benzer durumda olan yüz binlerce vatandaşın mağduriyetlerinin giderilmesi adına yasal bir düzenleme yapılmasının önünü açması açısından büyük önem taşıyor. Kanuni faiz oranları, 2009 yılından 01 Haziran 2024 tarihine kadar %9 olarak uygulanırken, bu tarihten sonra %24 seviyesine çıkarılmıştı.
İşçi Alacaklarında Enflasyon Kaybı Gündemde
AYM'nin bu emsal niteliğindeki kararı, uzun süredir gündemde olan işçi alacaklarındaki enflasyon erimesi sorununu da yeniden tartışmaya açtı. Mevcut düzenlemeler çerçevesinde, 4857 Sayılı İş Kanunu'na göre, gününde ödenmeyen ücretler için en yüksek mevduat faizi oranı uygulanmaktadır. Benzer şekilde, 1475 Sayılı Eski İş Kanunu'nda düzenlenen kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi durumunda da geciken süre için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin işletilmesi emredilmektedir. İhbar tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti gibi diğer işçi alacakları da aynı şekilde en yüksek banka mevduat faizine tabi tutuluyor. İş mahkemeleri, bu faiz oranlarını belirlerken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan en yüksek mevduat faizi verilerini esas alıyor.
İşçi alacaklarında kanuni faiz yerine en yüksek mevduat faizinin uygulanması, enflasyonun nispeten stabil olduğu dönemlerde işçilerin alacaklarını koruma noktasında olumlu bir mekanizma olarak işlev görmüştü. Ancak, son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonist süreçlerde bu koruma mekanizması yetersiz kaldı. Enflasyonun mevduat faiz oranlarının çok üzerinde seyrettiği dönemlerde, işçi alacakları reel olarak ciddi bir erimeye maruz kaldı.
Yüksek Enflasyon Karşısında Erime Hızlandı
Türkiye'de enflasyon 2021 yılının son çeyreğinden itibaren ivme kazanarak hızla artmaya başladı. Bu durum, işçi alacaklarındaki reel değer kaybının da bu dönemde belirgin bir şekilde artmasına neden oldu. Özellikle 2022 yılında yıllık enflasyon oranı Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında %80'in üzerine çıktı. Örneğin, Ekim 2022'de yıllık enflasyon %85,51 olarak gerçekleşirken, aynı dönemde bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi %30 seviyelerinde kaldı. Bu dramatik fark, işçi alacaklarının satın alma gücünde telafisi güç kayıplara yol açtı.
Yüzde 85 gibi yüksek bir enflasyon oranına karşılık, mevduat faizinin sadece %30 düzeyinde kalması, işçi alacaklarının değerini reel olarak %50'den fazla eritti. Bu durum, hak ettiği ödemeleri alamayan işçilerin mağduriyetini katlayarak artırdı.
Uzayan Yargı Süreçleri İşveren Lehine Sonuçlanıyor
İşçi alacakları için açılan davalar ne yazık ki uzun yargı süreçlerine tabi olabiliyor. Bu davaların bazen on yıla kadar uzaması, işçilerin yaşadığı mağduriyeti daha da derinleştiren bir faktör olarak öne çıkıyor. Dava süresi uzadıkça, işçinin alacağı paranın reel değeri düşmeye devam ediyor.
Uygulanan en yüksek mevduat faizine rağmen, dava açtığı tarihte 10 asgari ücret tutarında bir alacağı bulunan bir işçi, dava sona erdiğinde ancak 2-3 asgari ücret tutarında bir parayla yetinmek zorunda kalabiliyor. Bu durum, yargı süreçlerinin uzamasının işçinin aleyhine, işverenin ise lehine sonuçlandığını açıkça gösteriyor.
Özellikle 2021 ve 2022 yıllarında had safhaya ulaşan enflasyon ve mevduat faizi arasındaki fark, beş altı yıl öncesine ait alacakları için dava açmış olan işçilerde büyük kayıplara neden oldu. 2020 yılına kadar olan dönemde işçi alacakları enflasyona karşı kısmen korunmuş olsa da, özellikle 2022 yılında %85'lik enflasyona karşılık mevduat faizinin %30 düzeyinde kalması nedeniyle reel olarak eridi. İşçinin bu süreçte uğradığı reel kayıp, aynı zamanda ilgili işverenler için bir kazanca dönüştü.