Erdoğan ABD Temaslarının Ardından Gazze’deki Katliamların Sürdürülemezliğini Vurguladı Trump Da Farkında
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı’yla görüşmesini anlatırken Gazze konusunda “Sayın Trump da mevcut durumun böyle devam edemeyeceğinin farkında....
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı ve ardından Washington'da Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği kritik görüşmeler sonrası Türkiye'ye dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bu açıklamalar Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği Gazze'deki insani krizin boyutları ve bölgesel gelişmeler hakkında önemli ipuçları sundu.
ABD Ziyaretinin Türk-amerikan İlişkilerine Yansımaları
Başkan Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleşen görüşmelerin Türk-Amerikan ilişkilerine etkileri sorulduğunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ziyaretin samimi yapıcı ve verimli bir atmosferde geçtiğini ifade etti. "Beyaz Saray'da Sayın Trump ve heyeti tarafından gayet iyi ağırlandık Washington'dan memnun ayrılıyoruz" diyen Erdoğan atılan bazı olumsuz söylemlerin ziyareti kirletemeyeceğini belirtti. Erdoğan Başkan Trump ile olan ilişkisinin köklü ve olumlu bir zeminde ilerlediğini vurgulayarak bu durumun Türk-Amerikan ilişkilerine de pozitif yansıyacağına inandığını dile getirdi. Türkiye'nin dış politikada dostlarıyla her zaman açık net ve ilkeli bir dil kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkan Trump'ın da benzer şekilde düşüncelerini perdesiz ifade eden bir siyasetçi olduğunu kaydetti.
İki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı temelinde ilerlediğini belirten Erdoğan tek bir görüşmeyle tüm meseleleri çözmenin mümkün olmadığını ancak bu temasın birçok konuda anlamlı ilerlemeler sağlanmasına zemin hazırladığını açıkladı. Türkiye ile ABD arasındaki mevcut ticaret hacminin ve potansiyelin ortada olduğunu belirten Cumhurbaşkanı 100 milyar Dolar seviyesindeki ikili ticaret hedefine ulaşmak için liderler olarak güçlü bir siyasi iradeye sahip olduklarını ifade etti. Görüşmelerde ticaret ve yatırımların yanı sıra Gazze'deki insani felaket ve Suriye konusunun da ele alındığına değinildi. Erdoğan Başkan Trump'ın küresel barış vizyonunu desteklediğini ve akan kanın durması noktasında her iki taraf arasında bir mutabakat oluştuğunu belirterek bu konuda kısa sürede bir açılım sağlanması temennisinde bulundu.
Gazze Krizi Ve Kalıcı Barış İradesi
Başkan Trump ile Gazze bağlamındaki görüşmelerin nasıl geçtiği sorusuna yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan bu toplantının Gazze'deki katliamları sonlandırma iradesinin ortaya konulması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Trump'ın toplantıda Gazze'deki çatışmaların son bulmasını ve kalıcı barışa ulaşmanın gerekliliğini ifade ettiğini belirten Erdoğan Türkiye'nin de Gazze ve Filistin'in tamamında önce ateşkese sonra da kalıcı barışa nasıl ulaşılabileceğini detaylı bir şekilde anlattığını aktardı. Bu konuda bir anlayış birliğinin oluştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Beyaz Saray'daki görüşmenin New York'taki toplantıların bir devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Erdoğan Türkiye'nin her zaman savunduğu iki devletli çözümün bölgede kalıcı barışı sağlayacak yegane formül olduğunu ve mevcut durumun sürdürülemez olduğunu dile getirdi. Başkan Trump'ın da mevcut durumun bu şekilde devam edemeyeceğinin farkında olduğunu belirten Erdoğan Türkiye'nin temel hedefinin Gazze'deki katliamların bir an önce sona ermesi olduğunu bir kez daha yineledi. Çocukların kadınların ve masum sivillerin hayatını kaybettiği bu tablonun hiçbir güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağını belirten Cumhurbaşkanı Gazze'ye kalıcı ve adil barış gelene kadar bu meselenin gündemde tutulmaya devam edileceğini ifade etti.
Türkiye'nin Barış Odaklı Dış Politikası
Filistin Suriye ve Ukrayna gibi kriz bölgelerinde Türkiye'nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlara ilişkin sorulan sorulara Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye'nin dış politikasının barış temelli olduğunu ve adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inandıklarını belirtti. Savaşların çatışmaların ve gerginliklerin dünyaya insan zaman ve kaynak kaybettirdiğini ifade eden Erdoğan Ukrayna-Rusya savaşını örnek göstererek bu sürecin sadece iki ülkeye değil herkese kaybettirdiğini dile getirdi.
Türkiye'nin bu gerçeği bildiği için savaşların yerini sulhun çatışmaların yerini huzur ve istikrarın almasını istediğini belirten Erdoğan savaşları başlatmanın kolay bitirmenin ise zor olduğunu vurguladı. Bu nedenle öncelikle Türkiye'nin çevresindeki çatışma alanları olmak üzere tüm bölgelerde barış için gayret gösterdiklerini ve bu çabaların Karadeniz Tahıl Koridoru esir takasları ve İstanbul müzakereleri gibi somut neticelerle meyve verdiğini kaydetti. Akan kan durana kadar Türkiye'nin mücadelesine devam edeceğinin altını çizdi.
ABD İle Ticaret Ve Savunma İşbirliği
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD Başkanı Donald Trump ile çok kapsamlı bir görüşme yaptıklarını belirterek gündemdeki birçok meselenin ele alındığını aktardı. Özellikle 100 milyar Dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak için gümrük vergilerinin gözden geçirilmesi dahil ticareti kolaylaştırıcı adımlar üzerinde görüş alışverişinde bulunulduğunu ifade etti. Savunma alanında işbirliğinin önünü açacak adımların yapıcı bir bakış açısıyla incelendiğini belirtti. Gazze'deki mezalimin sonlandırılması Suriye'deki istikrarın muhafazası ve Ortadoğu'da barış ortamının hakim kılınması konularının da görüşmenin temel başlıklarını oluşturduğunu sözlerine ekledi. Erdoğan Birleşmiş Milletler'deki temas ve çalışmaların Başkan Trump ile alınan kararların Türkiye millet ve bölge için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
BM Genel Kurulunda İsrail'in Yalnızlaşması
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda gösterdiği fotoğrafların İsrail'in yalnızlaşması üzerindeki etkisine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail'in zulmü ve işlediği insanlık suçlarıyla yalnızlaşmaya başladığını bir kez daha gördüklerini belirtti. Sözün bittiği yerde fotoğrafların duygulara tercüman olduğunu ifade eden Erdoğan "Bir deri bir kemik kalmış çocuğun ayakları her şeyi dile getiriyor" diyerek Gazze'deki insani dramın boyutlarına dikkat çekti. Bu tür karelerin zalimleri işaret ettiğini ve zulme seyirci kalanlara esaslı bir hakikat tokadı indirdiğini vurguladı. Yıkıntılar arasındaki insanlar bir kap yemek alabilmek için bakan çaresiz gözler Gazze'nin gerçeklerini tüm dünyaya anlattı dedi.
Erdoğan adaleti ve vicdanı savunanların bugün dünden daha güçlü olduğunu ve Filistin Davası'nın dünden çok daha fazla bilindiğini kaydetti. Vicdanlı insanların çığlıklarının İsrail'i rahatsız ettiğini belirten Cumhurbaşkanı bir avuç ülkenin dışında İsrail'in yanında duran olmadığını ifade etti. Daha önce "İki devletli çözüm" dendiğinde duymazdan gelenlerin artık Türkiye ile aynı safta yer aldığını belirten Erdoğan Gazze'nin çocukları Kudüs'ün onuru ve Mescid-i Aksa'nın haysiyeti için konuştuklarını dile getirdi. Bunca katliama soykırıma ve insan hakları ihlallerine imza atanların hem hukuk hem de tarih önünde hesap vereceğini vurgulayan Erdoğan o gün geldiğinde Gazze'nin Filistin toprağı olacağını ve yaraların sarılacağını ifade etti.
Suriye'nin Geleceği Ve Toprak Bütünlüğü
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Türkevi'nde yapılan görüşmeye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmalarının Suriye hükümetinin uluslararası meşruiyeti için önemine dikkat çekti. Türkiye'nin Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne önem verdiğini vurgulayan Erdoğan Araplar Türkmenler Kürtler Sünniler Nusayriler ve Hristiyanlar yani tüm kimlikleriyle Suriyelilerin yan yana barış içinde yaşadığı bir ülke istediklerini belirtti. Suriye yönetiminin de aynı duyguları paylaştığını ifade eden Erdoğan bunu dinamitleyecek hiçbir girişime göz yumulmayacağını ve terör örgütlerinin Suriye'nin geleceğinde yerinin olamayacağını kaydetti. Uluslararası topluma da Suriye'de barış ve istikrar için adımlar atma çağrısında bulundu.
Türkevi Diplomasisinin Yükselişi
New York'taki Türkevi'nin bu yıl da adeta alternatif bir Birleşmiş Milletler noktasına dönüştüğü yorumlarına yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkevi'nin her gelişlerinde göğüslerini kabarttığını ifade etti. Dostları en iyi şekilde ağırlayarak büyük devlet olmanın gereğini New York'ta yerine getirdiklerini belirten Erdoğan Türkevi'nin inşa edilmesinin tarihe bir damga vurduğunu ve Amerika'da dostları ağırlayabilecek bir yere sahip olduklarını söyledi. Türkevi'nin bir diplomasi merkezi olduğunu ve dünyanın gündemindeki en önemli konuların burada ele alınabildiğini belirten Erdoğan çözüm adaletin ve kalıcı barışın nasıl tesis edileceğinin burada dile getirildiğini aktardı. Bu diplomasi trafiğinin sadece sözde değil sahada ve masada çözüm üreten bir Türkiye portresi ortaya koyduğunu vurgulayan Erdoğan Türkiye'nin sürekli artan etkinliğinin bir göstergesi olduğunu ve sözünün gücü arttıkça meselelerin çözümündeki rolünün de genişlediğini kaydetti.
Kıbrıs Meselesinde İki Devletli Çözüm Vurgusu
Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti politikasına ilişkin soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs konusunda Türkiye'nin zihninin ve politikasının net olduğunu ifade ederek federasyon defterinin artık kapandığını kesin bir dille belirtti. Kimsenin kelime oyunlarıyla Türkiye'yi yeniden federasyon tartışmalarına çekemeyeceğini vurgulayan Erdoğan Kıbrıs Türkü'nün Ada'da azınlık olmayı asla kabul etmeyeceğini dile getirdi. Ada'da tek gerçekçi çözümün iki ayrı devletin varlığının kabulü olduğunu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitabında zaten açıkça dile getirdiklerini ve tavırlarını tüm dünyaya ilan ettiklerini hatırlattı. Bu duruşun değişmesinin beklenmesinin yanlış olacağını belirten Erdoğan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçimlerinin hayırlara vesile olmasını temenni ederek Kıbrıs Türk halkının en doğru ve en isabetli tercihi yapacağına inandıklarını söyledi. Anavatan ve garantör olarak Kıbrıs Türkü kardeşlerini asla yalnız bırakmayacaklarının altını çizdi.
Blair House'da Anı Ve Teşekkür
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan Washington ziyaretleri kapsamında konakladıkları Blair House'da çalışanlar ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Beyaz Saray'ın karşısında bulunan ve devlet başkanlarının ağırlandığı bu tarihi konutta Cumhurbaşkanı Erdoğan anı defterini de imzaladı.