Cumhurbaşkanı Erdoğan Uluslararası İnsan Hakları Konferansı’nda Türkiye’nin Mazlumlarla Dayanışmasını Vurguladı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Arakan’dan Somali’ye, Suriye’den Gazze’ye nerede bir mazlum varsa onun imdadına koşmaya, yarasına merhem olmaya çalıştık....
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte 09 Haziran 2024 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar; Şule Yüksel Şenler ve Malcolm X’in Mirasını Yaşatmak” sergisinin açılışına katıldı. Adalet, inanç ve toplumsal mücadele alanlarında Şule Yüksel Şenler ile Malcolm X’in bıraktığı güçlü mirasları ortak bir çerçevede buluşturan bu önemli etkinliğe, Senegal Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye’nin eşi Marie Khone Faye, The Malcolm X & Dr. Betty Shabazz Eğitim Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ilyasah Shabazz, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören ve çok sayıda seçkin davetli de iştirak etti.
İnsan Hakları Mücadelesinin İki Abidesi: Şule Yüksel Şenler Ve Malcolm X
Konferansın açılışında bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yankılar; Şule Yüksel Şenler ve Malcolm X’in Mirasını Yaşatmak başlıklı bu kıymetli sergiyi tertipleyen Şule Yüksel Şenler Vakfımıza, Doktor Betty Shabazz Merkezi’ne, organizasyonda emeği geçen her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullanarak etkinliğin önemine değindi. Serginin, arşiv fotoğrafları, belgeler, ses ve video kayıtlarının yanı sıra yapay zekâ destekli yenilikçi sanat etkinliklerini de kapsadığını belirten Erdoğan, bu serginin çağları aşan onurlu bir hak ve adalet arayışının İstanbul’daki güçlü bir yankısı olacağını vurguladı.
Konuşmasında, eserleriyle, fikirleriyle, yaşantısıyla ve özellikle zorlu dönemlerde sergilediği dik ve dirayetli duruşuyla başta kendisi ve eşi Emine Erdoğan olmak üzere milyonlarca insanın hayatına dokunan Şule Yüksel Şenler Hanımefendi’yi rahmetle, minnetle ve özlemle yâd etti. Erdoğan, Şenler’in defalarca tehdit edildiğini, evinin kundaklandığını, konferanslarına bomba ihbarları yapıldığını hatırlatarak, “Ama o hapse mahkûm edildiği dönemde bile davasından taviz vermemiş, devrin eli sopalı müstekbirlerine boyun eğmemiş, fikrin surlarına iman ve mücadelenin sancağını dikmiştir” sözleriyle onun direnişini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı, öte yandan ortaya koyduğu mücadeleyle tüm dünyada hafızalara kazınan, zulme rıza göstermeyip adaletin sesiyle haykıran Şehit Malik El-Şebazz’ı, yani Malcolm X’i de rahmet ve hürmetle andığını belirtti. Merhum Malcolm X’in baskılara aldırmadığını, ayrımcılığın kurumsallaştığı bir dönemde karizmatik ve cesur kişiliğiyle ırkçılığa meydan okuyarak eşitsizliğe baş kaldırdığını hatırlattı. Erdoğan, Malcolm X’in çocuklarına Atilla ve Kubilay gibi Türk isimleri vermesinin, kendisini Türk milletinin gönlünde çok daha farklı bir yere taşıdığını büyük bir övünçle ifade etti. Sözlerine, “Hem merhum Malcolm X, hem Şule ablamız artık aramızda olmasalar da, konuşmaya, mücadeleleriyle milyonları etkilemeye, insanlar ve ülkeler arasında köprüler kurmaya devam ediyorlar” diyerek devam eden Erdoğan, zulüm, şiddet, baskı ve ayrımcılık olduğu sürece buna direnenlerin de var olacağını ve bu direnişçilerin, ilhamını kendilerinden öncekilerden alarak Malcolm X’in ve Şule Yüksel Şenler’in mücadele sancağını gururla taşıyıp yücelteceklerini ekledi. Ayrıca, son nefeslerine kadar bu iki abidevi ismin aziz hatıralarına sahip çıkacaklarını ve emanetlerini asla yere düşürmeyeceklerini vurguladı.
Türkiye'nin Küresel Mazlum Politikası Ve İç Mücadeleler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asrı bulan siyaset hayatlarında kendilerine duyulan teveccühü asla boşa çıkarmadıklarını, emanete halel getirmediğini dile getirdi. Eşi Emine Erdoğan’ın ve çocuklarının yüreklendirmesiyle, aziz milletin güçlü desteği sayesinde başörtüsü yasakları başta olmak üzere en zorlu engelleri ve en çetin badireleri aşmayı başardıklarını belirtti. Türkiye’nin küresel ölçekteki insani duruşuna da değinen Erdoğan, Arakan’dan Somali’ye, Suriye’den Gazze’ye kadar nerede bir mazlum varsa imdadına koşmaya ve yaralarına merhem olmaya çalıştıklarını ifade etti. Gelecekte de kimseden korkmadan, çekinmeden, müstevliler ve müstekbirler karşısında asla geri adım atmadan hakkı söyleyeceklerini, hakkı savunacaklarını ve hakkın hatırını gözetmeye devam edeceklerini net bir şekilde ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da sergiye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Birleşmiş Milletler’den dünyaya sunulan evrensel nitelikteki bu çağrının, şimdi İstanbul’dan yeniden yükseldiğini belirtti. Erdoğan, “Ülkemizin öncülüğünde insanlığa yöneltilen bu davetin, bir vicdan sesi olarak, ortak değerlerimizi hatırlatmasını ve gelecek kuşaklara ilham olmasını diliyorum” sözleriyle temennilerini dile getirdi.
Deprem Bölgesi Konut Teslimleri Ve Şehitleri Anma
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, programın ardından Adıyaman’da gerçekleştirilecek olan 350 bininci konut teslim törenine ilişkin de sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Erdoğan, paylaşımında, vatandaşlara verilen sözlerin yerine getirildiğini, kadim şehirlerin altyapısı, çevre düzenlemesi ve konutlarıyla yeniden ayağa kaldırıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki 350 bininci konutun hak sahibi vatandaşlara teslim edileceğini müjdeleyen Erdoğan, şimdiden hayırlı olmasını diledi.
Ayrıca, düşen C-130 askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker için de başsağlığı dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 şehidimizi tekrar rahmetle anıyor, ailelerine başsağlığı dileklerimi şahsım, ailem, milletim adına özellikle ifade ediyorum. Mekânları cennet olsun inşallah” sözleriyle derin üzüntüsünü dile getirdi.