Cumhurbaşkanı Erdoğan Üretim Ve İstihdamdan Taviz Vermedik Hayat Pahalılığı Sorununu Çözeceğiz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ekonomik verileri açıklarken üretim ve istihdamdan taviz verilmediğini vurguladı, “Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin son yıllarda üretim ve istihdam alanlarında kaydettiği ilerlemelerin altını çizerek hayat pahalılığı meselesinin çözümü konusunda kararlılık mesajı verdi. Erdoğan, sendikalarla gerçekleştirilen bir programda yaptığı konuşmada, alın terinin kutsallığına ve hiçbir ideolojiye ipotek edilemeyeceğine vurgu yaparken, ekonomik başarıları ve işçi hakları alanındaki reformları detaylandırdı.


Emek Mücadelesi Ve İşçi Haklarına Vurgu


Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren ilişkisinin temelini hakkaniyetin oluşturduğunu belirterek, geçmişte işçiyle işverenin düşmanlaştırılmasına yönelik anlayışların emek mücadelesine zarar verdiğini dile getirdi. Erdoğan, "Alın teri ve emek hiçbir ideolojiye, hiçbir hizbe, hiçbir klik ve gruba ipotek edilemeyecek kadar kutsaldır, yücedir, hürmete layıktır" ifadelerini kullandı. Türk medeniyetinde işçinin işveren üzerinde hakkı olduğu gibi işverenin de işçi üzerinde hakkı bulunduğunu aktaran Erdoğan, çalışma barışının ancak bu karşılıklı anlayışla sağlanabileceğine dikkat çekti. Haksızlığa, zorbalığa ve her türlü emek istismarına karşı çıkmanın erdemli bir mücadele olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, HAK-İŞ çatısı altında yürütülen yarım asırlık mücadeleyi takdirle karşıladığını ifade etti.


Demokrasi Mücadelelerinde Sendikaların Rolü


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk demokrasisinin kritik dönemlerinde HAK-İŞ'in milli iradeden yana tavır aldığını belirtti. İşçinin alın terinin ideolojik çatışmalara alet edilmediğini vurgulayan Erdoğan, 12 Eylül askeri darbesi, 28 Şubat süreci, Gezi olayları ve 15 Temmuz hain darbe girişimi gibi milli iradeye yönelik tüm saldırılarda HAK-İŞ ile birlikte mücadele edildiğini söyledi. Erdoğan, "Türkiye'ye ve Türk demokrasisinin kendisine karşı kurulan tuzakların hepsini sizlerle birlikte boşa çıkardık" diyerek HAK-İŞ'in bu süreçlerdeki sağlam duruşunun önemini vurguladı. Son yarım asırda, özellikle de son 23 yılda maruz kalınan saldırıların püskürtülmesinde HAK-İŞ ailesinin büyük bir payı olduğunu sözlerine ekledi.


İş Sağlığı Ve Güvenliği Konusunda Ortak Sorumluluk


İşçilerin can güvenliği ve iş sağlığı ile güvenliğinin büyük önem taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl Beşiktaş Gayrettepe'de 29 çalışanın ve son olarak Kocaeli Dilovası'nda 7 kişinin hayatını kaybettiği facia örneklerini hatırlattı. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için devlet kurumlarının yanı sıra işverenlere ve sendikalara da önemli görevler düştüğünü vurguladı. Erdoğan, evine ekmek götürmek, çocuklarının iaşesini sağlamak ve helalinden rızkını kazanmak için ter döken işçilerin bu tür elim facialarda yaşamlarını yitirmemesi adına topyekûn daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini belirtti.


İşçi Hakları Ve Sendikal Reformlar


Hükümetleri döneminde işçi hakları alanında önemli reformlar gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesiyle işçi bayramının kardeşçe ve dayanışma içinde kutlanmasına imkân tanındığını kaydetti. Bu adımın, 1 Mayıs'ı bir istismar alanı olmaktan çıkardığını ve marjinal gruplar dışında meydanlarda çatışma çıkaran kimsenin kalmadığını ifade etti. Ayrıca, iktidara geldikleri ilk yıllarda konut edindirme yardımı ve zorunlu tasarruf fonundaki milyonlarca çalışanın parasının hak sahiplerine ödendiğini aktardı. Kamuda çalışan taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi, darbe ürünü olan 2821 ve 2822 sayılı sendikal yasaların değiştirilmesi gibi önemli adımların kendi dönemlerinde atıldığını belirten Erdoğan, sendika üyeliği için zorunlu olan noter şartının kaldırılmasının sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırdığını söyledi. Sendikalı hakkı bulunmayan bazı mesleklerin ve statülerin sendikalı olmasının mümkün hale getirildiğini de sözlerine ekledi.


Ekonomik Başarılar Ve Gelecek Hedefleri


Türkiye'nin son 23 yılda elde ettiği tarihi başarıların temelinde istikrar ve güven ortamının yattığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin ekonomik performansına ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Ekonomide 23 yıllık dönemde yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyüme kaydedildiğini açıklayan Erdoğan, 2002'de 238 milyar Dolar olan milli gelirin 2024 yılında 1,5 trilyon Dolar sınırına ulaştığını ifade etti. Kişi başına düşen milli gelirin ise aynı dönemde 3 bin 608 Dolardan 14 bin 751 Dolara yükseldiğini vurguladı. Erdoğan, 2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelirin 17 bin Dolar seviyesine yaklaştığını aktardı. Merkez Bankası rezervlerinin 27 milyar Dolardan 185 milyar Dolar seviyesine yükseldiğini, 36 milyar Dolar olan ihracatın ise 270 milyar Doları aştığını kaydetti.


Üretim ve istihdamdan asla taviz vermediklerini yineleyen Cumhurbaşkanı, tam 29 aydır işsizlik oranının tek hanelerde seyrettiğini belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı üçüncü çeyrek iş gücü istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleştiğini duyurdu. Aynı çeyrekte iş gücünün 35 milyon 568 bine, istihdamın ise 32 milyon 558 bine ulaştığını ifade etti.


Ekonominin farklı başlıklarında bu başarılara imza atılırken, deprem bölgeleri için de yaklaşık 90 milyar Dolar harcama yapıldığını hatırlatan Erdoğan, en son Cumartesi günü Adıyaman'da 350 bininci afet konutunun kurasının çekildiğini söyledi. Geçen ay yürürlüğe giren Orta Vadeli Program rehberliğinde gelecek 3 yıl içinde daha önemli başarılara imza atacaklarını belirten Erdoğan, "Hepimizi sıkıntıya sokan hayat pahalılığı meselesini mutlaka çözeceğiz. Tek haneli enflasyon hedefimize ulaşmak için önümüzde kat etmemiz gereken bir yol olduğunun elbette bilincindeyiz. Ama bu yolu sabırla yürüyecek güç de irade de bizde hamdolsun mevcut. Allah'ın izniyle bu yolu yürüyecek ve hedefimize varacağız" diyerek enflasyonla mücadele ve hayat pahalılığını giderme konusundaki kararlılıklarını dile getirdi.