Türkiye Egemenliğini Pazarlık Konusu Yapmayacak Terörle Mücadele Kararlı Sürüyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Sürecin son derece hassas olduğunun farkındayız; ancak en başından itibaren olumlu bakıyoruz, olumlu bakmak için çaba sarf...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) 28. Dönem 4. Yasama Yılı Açılış Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin egemenliğini hiçbir koşul altında pazarlık konusu yapmayacağını vurgularken, terörle mücadelede katedilen mesafeye ve bu süreçte gösterilen ulusal birliğe dikkat çekti. Ayrıca, Türkiye'nin gelecek vizyonu, ekonomik hedefler ve bölgesel meseleler hakkında da değerlendirmelerde bulundu.


Ulusal Birlik Vurgusu Ve Türkiye Yüzyılı Hedefleri


Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının merkezine vatandaşların huzurunu ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet varlığını koydu. "Aslolan, vatandaşın huzurudur. Aslolan vatandaşı olmaktan şeref duyduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet mesut, muvaffak ve muzaffer kılabilmektir," ifadelerini kullanan Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine ulaşmak için gece gündüz demeden çalışmanın önemini vurguladı. Bu mücadelenin sadece iktidarın değil, Meclis'te bulunan her bir milletvekilinin asli vazifesi olduğunu belirtti.


Milletin hak ve hukukunun savunulmasında, demokrasinin yüceltilmesinde, vatanın, bayrağın ve mukaddes değerlerin muhafazasında tüm milletvekillerinin bir ve beraber olduğunu dile getiren Erdoğan, bu birlikteliğin ulusal hedeflere ulaşmada kritik bir rol oynadığını ifade etti.


Terörle Mücadelede Tarihi Adımlar Ve Teşekkür Mesajları


Cumhurbaşkanı Erdoğan, geride kalan bir yıl içinde "Terörsüz Türkiye" hedefine yönelik tarihi nitelikte adımlar atıldığını ve önemli mesafeler katedildiğini belirtti. Bu başarıda emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Erdoğan, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye engin siyasi tecrübesi, birikimi ve dirayetiyle bu idealin mimarlarından biri olması dolayısıyla özel bir şükranlarını sundu. Aynı zamanda, DEM Parti heyetine ve yönetimine de bu süreçte yapıcı duruşları ve çabalarıyla önemli katkılar sağlamaları sebebiyle teşekkür etti. Konuşmasında, terörle mücadelede hayatını kaybeden İstanbul Milletvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder'i de rahmetle andı.


Erdoğan, terör örgütünün saldırılarını durdurduğunu, kendisini feshettiğini ve silahlarını sembolik bir törenle yaktığını ifade etti. 1984 yılından bu yana on binlerce can kaybına ve 2 trilyon Dolar ekonomik kayba yol açan terör belasının bitme noktasına geldiğini aktardı. Sürecin son derece hassas olduğunun farkında olduklarını dile getiren Erdoğan, yine de en başından itibaren olumlu baktıklarını ve bu yönde çaba sarf ettiklerini belirtti.


Egemenlik Vurgusu Ve Şehit Ailelerine Güvence


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmediğini, boyun eğmediğini, taviz vermediğini ve egemenliğini asla pazarlık konusu yapmayacağını kararlılıkla ifade etti. Bazı muhalefet partilerinin tahrikleriyle zihinlerinde soru işareti oluşan vatandaşların müsterih olmaları gerektiğini belirten Erdoğan, özellikle şehit ailelerine ve gazilere yönelik net bir mesaj verdi. Erdoğan, "Şehitlerimizin muhterem aileleri ve gazilerimiz bilsinler ki, onların aziz hatıralarına gölge düşürecek hiçbir adımın atılmasına ne hükümet olarak biz, ne Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP, ne de bu Yüce Meclis müsaade edecektir," dedi.


TBMM'nin Terörle Mücadeledeki Merkezi Rolü


Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" idealinin en önemli merkezinin TBMM olduğunu belirtti. Kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığında çok önemli doneler elde edileceğini aktaran Cumhurbaşkanı, bu komisyonun "silahla çözüm olmaz, sıkılı yumruklarla musâfaha yapılmaz" gerçeğini bir kez daha gösterdiğini kaydetti. Her şeyin saygı çerçevesinde konuşulabileceğini, tartışılabileceğini ve istişare edilebileceğini ifade eden Erdoğan, komisyonun toplanıp her konuyu açıklıkla ve açık yüreklilikle istişare etmesinin Türkiye'nin zararına değil, tartışmasız yararına olduğunu vurguladı.


Bölgesel Güvenlik Ve Suriye Politikası


Türkiye'nin güvenliğiyle yakından alakalı meselelerde atılacak adımların, oluşan huzur ve kardeşlik ikliminden tamamen ayrı tutulması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin sadece kendi içindeki Kürtlerin anavatanı değil, aynı zamanda sınır dışındaki Kürtlerin de en büyük, en samimi ve en güvenilir hamisi ve kardeşi olduğunu dile getirdi. Onlar için zor günlerde ilk sığınak olarak konumlandığını ekledi.


Suriye'nin toprak bütünlüğünü temin etmek ve sınırların ötesinde herhangi bir terör oluşumunu engellemek amacıyla diplomasinin tüm kanallarının devreye alındığını ifade eden Erdoğan, diplomatik girişimlerin cevapsız kalması durumunda Türkiye'nin pozisyonunun ve politikasının belli olduğunu kaydetti. Türkiye'nin Suriye'de bir "dejavu" yaşanmasına izin vermeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı, bu ilkeli tavrın Kürtler dahil Suriye halkının aleyhine değil, tam tersine onların lehine olduğunu ve bölgeyi terör belasından kurtarmaya dönük bir tavır olduğunu aktardı.


Ortak Gelecek Ve Ulusal Kimlik


Etnik köken, dil ve mezhep ayrımı yapmaksızın Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri olarak herkesin ortak bir geleceğin yolcusu olduğunu vurgulayan Erdoğan, birbirine kenetlenildiğinde bölgedeki sıkıntıların çözüleceğini, kalıcı barış ve huzurun sağlanacağını söyledi. Aramıza "simsarların" girmesine göz yumulduğunda ise coğrafyada kan, gözyaşı, çatışma ve zulmün eksik olmayacağını ifade etti.


Millet İradesinin Üstünlüğü Ve Siyasi Yetkinin Kullanımı


Erdoğan, Türkiye'de gücünü halktan almayan ayrıcalıklara yer olmadığını, siyasette, hukukta, ekonomide, kamuda ve sosyal hayatta milletin iradesine dayanmayan imtiyazlara yer bulunmadığını ve hiçbir zaman da olmayacağını ifade etti. Egemenliğin kaynağının milletin iradesi olduğunu, milletin bu iradesini yürütmede seçilmiş Cumhurbaşkanı, yasamada ise milletvekilleri aracılığıyla kullandığını belirtti. Bazı muhalefet aktörlerinin ortaya dökülen kimi skandalları perdelemek amacıyla gündeme getirdiği suni tartışmaların, milletin 14-28 Mayıs seçimlerinde ortaya koyduğu iradeye saygısızlık olduğunu ve milletin bizatihi kendisine yapılmış büyük bir hürmetsizlik olduğunu aktardı. Milletin Cumhurbaşkanlığında şahsına, Meclis'te ise milletvekillerine 5 yıllık yetki verdiğini vurgulayan Erdoğan, bu yetkinin en güzel ve en verimli şekilde kullanılacağını söyledi.


Ekonomide Reform Yılı Ve Mali Disiplin


Cumhurbaşkanı, 2026 yılının Türkiye ekonomisinde adeta bir reform yılı olacağını açıkladı. Sanayiden teknolojiye, tarımdan enerjiye, ekonominin tüm alanlarında büyük bir dönüşüm başlatılacağını dile getirdi. Yerel yönetimlerde mali disiplini güçlendirecek adımların devreye alınarak kamuda şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve verimliliğin daha da pekiştirileceğini kaydetti.


TBMM'de Liderler Oturumu Gerçekleşti


Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'deki Başkanlık Divanı'nda mini bir liderler oturumu gerçekleştirdi. Bu oturuma TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan katıldı. Erdoğan, görüşmenin "çok samimi bir havada" geçtiğini ifade etti. Liderler, Meclis'teki resepsiyonun ardından Mermerli Salon'da yeniden bir araya gelerek siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Edinilen bilgilere göre, DEM Partili yöneticiler, görüşmede silah bırakmayla ilgili hukuksal aşamaya bir an önce geçilmesi gerektiği yönündeki vurgularını yinelediler.