Eşine Çiçek Göndererek Sınayan Erkeğin Boşanma Davasında Taraflar Eşit Kusurlu Bulundu

SON DAKİKA HABERİ: Yargıtay 2'nci Hukuk Dairesi, erkeğin eşine güvenmeyerek 'denemek' için isimsiz çiçek göndermesini kusur kabul etti. Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin erkek lehine hükmettiği maddi ve manevi tazminatı kaldırıp, tarafların eşit kusurlu olduğuna karar verdi. İşte o dava...


Kayseri Aile Mahkemesi’nde görülen bir boşanma davası, evlilik birliğinin fiilen kurulamadığı ve tarafların karşılıklı iddialarıyla karmaşık bir hukuki sürece dönüştü. Resmi nikahlı olmalarına rağmen ortak yaşamı tesis edemeyen çiftin davası, yerel mahkeme kararları ve istinaf süreçlerinin ardından Yargıtay’ın müdahalesiyle tamamen farklı bir boyuta taşındı. Bu dava, özellikle eşlerden birinin diğerini sınamak amacıyla attığı adımların, hukuki kusur değerlendirmesinde ne denli belirleyici olabileceğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.


Dava Süreci Ve Karşılıklı İddialar


Davacı erkek, mahkemeye sunduğu dilekçede, düğün sürecinde kadının tutarsız davranışlar sergilediğini, kendisine yönelik hakaret ve küfür içerikli mesajlar gönderdiğini ve kadının ailesinin evlilik birliğinin kurulmasına müdahale ettiğini ileri sürdü. Bu iddialarını dayanak göstererek boşanmanın yanı sıra, hem maddi hem de manevi tazminat talebinde bulundu. Erkeğin ifadeleri, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kadının ve ailesinin rolüne işaret ediyordu.


Davalı kadın ise ortak hayatı kurma konusunda istekli olmayan tarafın erkek olduğunu savundu. Kadın, erkeğin aşırı kıskanç tavırlar sergilediğini, sosyal medya hesaplarına izinsiz giriş yaparak paylaşımlarda bulunduğunu ve hatta kendisini denemek amacıyla adına isimsiz çiçekler gönderdiğini iddia etti. Bu karşı iddialar doğrultusunda kadın da boşanma ve tazminat taleplerini mahkemeye iletti. Özellikle erkeğin “isimsiz çiçek gönderme” eylemi, davanın seyrini değiştirecek kritik bir delil olarak kayıtlara geçti.


Yerel Mahkemenin İlk Kararı Ve Tazminat Hükmü


Kayseri Aile Mahkemesi, 19 Eylül 2022 tarihinde verdiği kararda, kadının düğün sürecindeki tutumunu, ailesinin altın meselesindeki müdahalelerini ve erkeğe gönderdiği hakaret içerikli mesajları dikkate aldı. Mahkeme, bu değerlendirmeler sonucunda kadını ağır kusurlu, erkeği ise az kusurlu buldu. Bu karar doğrultusunda tarafların boşanmalarına hükmedilirken, ağır kusurlu bulunan kadının erkeğe 30.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi olmak üzere toplam 55.000 TL tazminat ödemesine karar verildi. Kadının kendi tazminat talebi ise mahkeme tarafından reddedildi.


İstinaf Başvurularının Reddedilmesi


Yerel mahkemenin bu kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunuldu. Dosya, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından detaylı bir incelemeye tabi tutuldu. Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek, tarafların istinaf başvurularını esastan reddetti. Böylece ilk derece mahkemesinin kararı, bir üst mahkeme tarafından da onanmış oldu.


Yargıtay'dan Gelen Bozma Kararı Ve Eşit Kusur Tespiti


Ancak hukuki süreç burada son bulmadı ve dosya, temyiz talebiyle Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yapılan incelemeler sonucunda yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını bozma yönünde bir karar verdi. Yargıtay, kararında “erkeğin eşine güvenmeyerek, kıskanç tavırlar sergileyerek ve onu denemek amacıyla isimsiz çiçek göndermesinin dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu” açıkça belirtti.


Yargıtay, bu davranışın evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan önemli bir kusur teşkil ettiğini vurguladı. Bu tespit doğrultusunda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarına hükmedildi. Yargıtay’ın bu yeni değerlendirmesiyle, erkeğin de kusurlu bulunması nedeniyle, önceki mahkeme kararlarında erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatların koşullarının oluşmadığına karar verildi. Bu bozma kararı, evlilik birliğindeki güven ve saygının önemini bir kez daha ortaya koydu.


Yerel Mahkemenin Yeniden Kararı Ve Yargıtay Onayı


Yargıtay’ın bozma kararının ardından dosya yeniden Kayseri Aile Mahkemesi’ne gönderildi. Yerel mahkeme, Yargıtay’ın bozma ilamına uyarak, tarafların evlilik birliğinin sarsılmasında eşit derecede kusurlu olduğuna karar verdi. Bu yeni kararda, her iki tarafın da birbirlerinden talep ettikleri tazminat istekleri reddedildi.


Bu kararın da taraflarca yeniden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği kararı onadı. Böylece Yargıtay’ın eşit kusur tespiti kesinleşmiş ve boşanma davasındaki tüm tazminat talepleri tamamen ortadan kalkmış oldu. Bu süreç, hukukun evlilik birliğindeki kusur ve sorumluluk değerlendirmelerindeki inceliklerini ve yargı makamlarının olaylara bakış açısını net bir şekilde ortaya koydu.