Eşi Ve Çocuğunu Öldürdüğü İddia Edilen Dr Serdar Kıyak Cezaevinde Hayatına Son Verdi
Samsun’un Bafra ilçesinde Kızılırmak Nehri'ne uçan otomobilde Gülşah Karaman Kıyak (34) ile 1 yaşındaki oğlu Poyraz’ın ölümüne ilişkin 'Tasarlayarak kasten...
Bafra ilçesinde eşini ve oğlunu bir trafik kazasında yitirdiği izlenimi vererek kamuoyunu uzun süre meşgul eden ve sonrasında cinayet suçlamasıyla tutuklanan eski psikiyatri asistanı Dr. Serdar Kıyak, cezaevinde yaşamına son verdi. Olayın başlangıcından tutuklanmasına kadar geçen süreçte yaşanan gelişmeler ve Kıyak'ın intiharı, Türkiye'yi sarsan trajik bir hikâyenin son perdesi oldu.
Korkunç Kaza Süslü Cinayet İddiası Ve İlk Bulgular
Korkunç olay, 12 Eylül tarihinde Samsun'un Bafra ilçesi Asar Mahallesi Altınkaya Barajı yolu üzerinde meydana geldi. Psikiyatri asistanı Dr. Serdar Kıyak'ın kullandığı otomobil, saat 18.00 sıralarında Kızılırmak Nehri'ne uçtu. İhbarın ardından bölgeye sevk edilen sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri, aracın içerisinde bulunan Dr. Kıyak'ın eşi Gülşah Karaman Kıyak ile 6 yaşındaki oğlu Alperen Poyraz Kıyak'ın cansız bedenlerine ulaştı. Dr. Serdar Kıyak ise kazadan yara almadan kurtulduğu belirlendi.
Dr. Kıyak, ilk ifadesinde eşi ve çocuğunun kaza sırasında uyuduğunu, kendisinin navigasyona bakarken direksiyon hâkimiyetini kaybettiğini iddia etti. Ancak, savcılığın olay yerinde yaptığı detaylı incelemelerde şüphe uyandıran önemli bulgulara rastlandı. Kazanın yaşandığı bölgede herhangi bir fren izine rastlanmaması dikkat çekerken, Dr. Kıyak'ın olay sonrası cüzdanı ve cep telefonunun yanında olduğu tespit edildi. Tanıklardan alınan ifadeler ise Kıyak'ın kaza sonrası 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aramak yerine kenarda beklediğini ortaya koydu. Bu bulgular, olayın sıradan bir trafik kazası olmadığı yönünde güçlü şüpheler uyandırdı.
Soruşturmanın Derinleşmesi Ve Şok Eden İddialar
Soruşturma derinleştikçe, olayın ardındaki karanlık sırlar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Hayatını kaybeden Gülşah Kıyak'ın yakın arkadaşlarına gönderdiği sesli ve yazılı mesajlar, cinayet iddialarını güçlendirdi. Gülşah Kıyak'ın mesajlarında, eşi tarafından sürekli tehdit edildiğini ve kendisine zarar vereceğinden endişe ettiğini söylediği belirlendi. Ayrıca, soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, Dr. Serdar Kıyak'ın aynı hastanede görev yapan psikolog D.C. ile ilişkisi olduğu ve bu durumun aile içinde sürekli tartışmalara yol açtığı iddia edildi. Şüphelinin psikiyatri ilaçları kullandığı bilgisi de dosyadaki yerini aldı.
Gözaltı, Tutuklama Ve Önceki İntihar Girişimi
Tüm bu şüpheler ve elde edilen deliller ışığında, Dr. Serdar Kıyak, eşi ve oğlunun toprağa verilmesinin ardından "Tasarlayarak kasten öldürme" suçlamasıyla gözaltına alındı. Jandarmadaki sorgusunda susma hakkını kullanan Kıyak, sevk edildiği adliyede verdiği çelişkili ifadeler sonrası 17 Eylül tarihinde hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tutukluluğunun başlamasından birkaç gün sonra, Dr. Kıyak'ın cezaevinde ipe kendini asarak intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi. Bu teşebbüsün ardından Bafra Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Kıyak, buradan Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edildi. Tedavisi tamamlandıktan sonra Kıyak, Elazığ'daki yüksek güvenlikli bir cezaevine nakledildi.
Elazığ Cezaevinde Son Acı Olay
Elazığ 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Dr. Serdar Kıyak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında koğuşunda yaşamına son verdi. Kıyak'ın, bir çöp poşeti kullanarak kendisini havalandırma penceresinin korkuluklarına astığı tespit edildi. İnfaz koruma memurlarının olaya anında müdahale etmesine rağmen, ambülans ile cezaevi semt polikliniğine kaldırılan Kıyak'ın hayatını kaybettiği belirlendi. Bu olayla birlikte, Bafra'da başlayan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran trajik süreç, bir intiharla son bulmuş oldu.