Eşten Gizli Doğum Kontrol Hapı Kullanımı Boşanmada Kusur Sebebi Sayıldı

Yargıtay’ın eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanan bir kadını kusurlu bulduğu dava çok konuşulmuştu. Buna benzer başka davalar da yaşandı. Kadınlar ise...


Geçtiğimiz yılın Ocak ayında Nevşehir'de yaşanan ve kamuoyunun dikkatini çeken bir boşanma davası, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına ilişkin Yargıtay'ın önemli bir kararını beraberinde getirdi. Söz konusu dava, eşlerin birbirlerinden habersiz olarak gerçekleştirdiği bazı eylemlerin boşanma süreçlerinde nasıl değerlendirileceğine dair yeni bir perspektif sundu. Olayda, bir kadın eşinden şiddet gördüğü, hakaret ve tehditlere maruz kaldığı iddiasıyla boşanma davası açarken, koca ise eşinin kendisinden habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, sürekli cep telefonuyla meşgul olduğunu ve evlilik sırlarını başkalarına anlattığını öne sürerek karşı dava dilekçesi vermişti.


Nevşehir Aile Mahkemesi'nin Çarpıcı Kararı


Nevşehir Aile Mahkemesi, tarafların iddialarını değerlendirerek her iki tarafı da kusurlu buldu. Mahkeme, çiftin "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" gerekçesiyle boşanmalarına karar verdi. Gerekçeli kararda, erkeğin karısına uyguladığı şiddetin yanı sıra, kadının da kocasından habersiz şekilde doğum kontrol hapı kullanmasının kusur teşkil ettiği açıkça belirtildi. Bu karar, eşler arasındaki mahremiyet ve ortak karar alma süreçlerinin hukuki boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.


Yargıtay'ın Boşanma Davalarına Yaklaşımı


Hukuk literatüründe ve yargı pratiğinde, boşanma sebeplerinin günümüzdeki değişim ve dönüşümü dikkat çekicidir. Geleneksel boşanma nedenlerinin ötesinde, kişilik haklarının ihlal edilmesinin de ispat koşullarına bağlı olarak boşanma sebepleri arasında daha sık yer aldığı gözlemlenmektedir. Avukat Elvan Kılıç, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, mahkemelerin boşanma taleplerini uluslararası mukayeselerle daha insan odaklı bir seviyede ele almaya başladığını ve kişilik haklarının ihlalini daha fazla irdelediğini belirtti. Kılıç, Yargıtay'ın bu kararıyla birlikte, eşten gizli kullanılan doğum kontrol yöntemlerini de kusur olarak değerlendiren az sayıda kararı bulunduğuna işaret etti.


Eşten Gizli Doğum Kontrol Yöntemlerine Dair Örnek Yargıtay Kararları


Yargıtay'ın bu konudaki bakış açısını daha iyi anlamak için Avukat Elvan Kılıç tarafından aktarılan bazı örnek kararlar önem arz etmektedir:


Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3882 Esas, 2024/1877 Karar sayılı kararında, "…kadının ise eşinin bilgisi dahilinde olmaksızın spiral adı verilen doğum kontrol yöntemini uyguladığını, eşi …'nin evden ayrılmasını istediği, bunun üzerine …'nin evden ayrıldığını ve evlilik birliğinin yüklediği sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının erkeğe nispeten ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile…" ifadeleri yer almıştır. Bu karar, eşinden habersiz farklı bir doğum kontrol yönteminin de kusurlu bir davranış olarak kabul edildiğini ve kusurların karşılaştırılmasında kadının davranışının erkeğe kıyasla daha ağır kusur teşkil ettiğini ortaya koymaktadır.


Bir başka örnek teşkil eden Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/177 Esas, 2023/3769 Karar sayılı kararında ise, "Erkeğin, birden çok sefer şiddet uyguladığı, eve sebepsiz yere geç geldiği, …, onunla kırıcı bir üslupla konuştuğu, …, kadının hakaret ettiği, erkek hakkında evlilik öncesi fotoğraflarını ve videolarını çevreye yaydığı, birtakım dedikodular yaydığı, gizlice doğum kontrol hapı kullandığı belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğu…" cümleleri kullanılmıştır. Bu kararda da kadının eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanması kusurlu bir davranış olarak değerlendirilmiş, ancak erkeğin şiddet ve diğer olumsuz davranışlarının kıyasen daha ağır kusur olduğu sonucuna varılmıştır. Bu örnekler, boşanma davalarında tarafların karşılıklı kusurlu davranışlarının karşılaştırmalı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu ve her olayın kendi koşulları içinde ele alındığını göstermektedir.


Yargıtay'ın Kusur Tespiti Ve Hukuki Gerekçeler


Yargıtay'ın bu tür kararlar alırken dayandığı hukuki gerekçeler Türk Medeni Kanunu'nun evlilik birliğine yüklediği sorumluluklarda saklıdır. Avukat Elvan Kılıç, Kanun'un evlenmeyle birlikte çiftlere çocukların bakımı, eğitimi ve gözetimi ile birliğin mutluluğunu el birliğiyle sağlama yükümlülüğü getirdiğini belirtmektedir. Ayrıca, çiftlerin birlikte yaşama, birbirine sadık kalma ve yardımcı olma zorunluluğu da Kanun tarafından öngörülmüştür. Bu bağlamda Kanun, evli çiftlerin evliliğin getireceği veya götüreceği konularda birlikteliği ve ortak karar almayı esas aldığını vurgulamaktadır.


Kılıç, söz konusu kararları incelediğinde, Yargıtay'ın kadını "evlilik birliğinin temelden sarsılması" gerekçesiyle kusurlu bulduğunu ifade etmiştir. Evlilik birliğinin yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi veya birliği sarsıcı davranışlarda bulunulması, hukuki olarak kusurlu eylemler olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla, Yargıtay'ın bu yöndeki bakış açısının, evlilik birliğinin temelden sarsılması kavramını esas aldığını söylemek mümkündür.


Gebeliği Önleyici Yöntemler Ve Gizliliğin Rolü


Peki, bu karar gebeliği önleyici yöntem kullanan her kadının kusurlu sayılacağı anlamına gelir mi? Avukat Elvan Kılıç, bu konuda önemli bir ayrım yaparak, Yargıtay'ın kadını eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanması nedeniyle kusurlu bulduğunu, zira bu durumun evlilik birliğini temelden sarsıcı bir sebep olarak görüldüğünü dile getirdi. Kılıç'a göre, doğum kontrol yöntemi kullanmak tek başına kusurlu bir davranış değildir; kusura yol açan fiil, bu davranışın eşten gizlenmesidir.


Yargıtay'ın kararının, doğum kontrol yöntemini kendiliğinden kusurlu bulmadığını vurgulayan Kılıç, evli çiftlerin bu yöndeki ortak kararının ileride boşanma aşamasında kadını kusurlu kılmayacağını belirtti. Kadının çocuk sahibi olmak istememesinin bireysel olarak en doğal hakkı olduğunu kabul eden Kılıç, ancak evlilik birliğinin bireysellikten farklı kavramlar içerdiğini, bu nedenle çocuk sahibi olup olmama gibi önemli kararların ortak iradeyle alınması gerektiğini ifade etti.


Erkeğin Çocuk Sahibi Olma Tutumunun Kusur Durumu


Evlilik birliğinde çocuk sahibi olma konusunda erkeğin tutumu da hukuki değerlendirmelere tabi tutulabilmektedir. Avukat Kılıç, erkeğin eşine baskı kurması ya da onun isteksizliğini görmezden gelmesi gibi davranışların, evlilik birliğinin mutluluğunu sarsıcı etkiler doğurması ve müşterek hayatı çekilmez kılması durumunda, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında erkeğin kusurlu olduğuna kanaat getirilebileceğini belirtmektedir. Zira Medeni Kanun tarafından belirlenen yükümlülüklerin taraflarca birlikte üstlenilmesi ve ortak bir hayatın sürdürülmesi esastır. Bu nedenle, erkeğin bu tür bir davranış sergilemesi, boşanma yargılamasında hakimin onu kusurlu bulmasına neden olabilir.


Yargıtay, benzer şekilde, eşlerden birinin hiçbir sağlık sorunu yokken ve sebepsiz yere çocuk istememesini de kusur kabul etmiştir. Eğer bu durum, diğer eşin çocuk istemesine rağmen geçimsizliğe ve kavgalara yol açıyorsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılabileceği de belirtilmektedir.


Beden Özerkliği Tartışmaları Ve Yargıtay'ın Bakış Açısı


Yargıtay'ın 'gizli kullanılan doğum kontrol hapı' kararı, kadınların kendi bedeni üzerindeki özerkliği ve üreme sağlığına ilişkin karar verme hakkı gibi temel haklar açısından bazı endişeleri de gündeme getirmiştir. Ancak Avukat Elvan Kılıç, bu konuda kadınların kendilerini baskı altında hissetmemesi gerektiğini vurgulamıştır. Kılıç, ceza yargılaması hariç hiçbir yargı merciinin insanların temel haklarında kısıtlamaya sebep olacak yargı kararları veremeyeceğini belirtmiştir. Yargıtay'ın bu kararı alırken, kadınların temel haklarına müdahale etmek yerine, evliliğin kendi yapısını değerlendirerek bir karar verdiğini ve kişisel haklarla ilgili bir yargılama yapılmadığını açıklamıştır.


Kılıç, bu kararın insanların zihninde soru işaretleri oluşturmasının normal olduğunu, ancak kadınların kişisel haklarıyla ilgili olmadığı için kendilerini baskı altında hissetmemeleri gerektiğini ifade etmiştir. Kocanın haberi olmadan ortak çocuk olmaması için gizlice doğum kontrol hapı kullanmanın, kocanın kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği de bu kararın önemli bir boyutu olarak değerlendirilmiştir.


Boşanma Davalarında İddiaların İspatı


Medeni yargılamada kesin delil ve takdiri delil ayrımı bulunmaktadır. Kesin deliller (yemin, senet, kesin hüküm) üzerinde hakimin takdir yetkisi bulunmazken, takdiri delillerde hakim daha geniş bir değerlendirme yetkisine sahiptir. Eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanımı gibi bir iddiayı kesin delillerle ispatlamak çoğu zaman zor olabilmektedir. Bu tür durumlarda, ilaç kutusu, doktor kayıtları, tanık beyanları gibi takdiri delillerle hakimin takdirinin bu yönde şekillenmesi amaçlanabilir. Ancak, nihai karar her zaman hakimin takdirine bağlıdır. Avukat Elvan Kılıç'ın açıklamaları, bu karmaşık hukuki süreci anlamak için önemli bir rehber niteliğindedir.