Evlat Nöbetine Katılan Fatma Laçin İle Aile Sayısı 385’E Yükseldi

Diyarbakır'da eski HDP İl Başkanlığı önünde evlat nöbeti tutan aile sayısı, 6 ay önce Bağlar ilçesinde kandırılıp dağa kaçırılan oğlu Muhammed için gelen...


Diyarbakır'da evlatları terör örgütü PKK tarafından kaçırılan annelerin HDP İl Başkanlığı binası önünde başlattığı ve Türk siyasi tarihine damga vuran "evlat nöbeti" eylemi kararlılıkla sürüyor. Bu onurlu duruş 03 Eylül 2019 tarihinde başlamış olup bugün itibarıyla 2216 güne ulaşmıştır. Eylem boyunca ailelerin mücadelesi ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmiştir.


Gerçekleşen bu sivil direniş süresince şimdiye dek 63 aile, kaçırılan çocuklarına kavuşma başarısı göstermiştir. Bu durum ailelerin umutlarını canlı tutan ve mücadelenin haklılığını ortaya koyan önemli bir gelişme olarak kayıtlara geçmiştir. Her kavuşma anı diğer aileler için de bir motivasyon kaynağı olmuştur.


Son olarak Bağlar ilçesinden 19 yaşında kandırılarak dağa kaçırılan oğlu Muhammed için gelen Fatma Laçin'in katılımıyla evlat nöbetindeki aile sayısı 385'e yükseldi. Fatma Laçin'in eyleme dahil olması PKK'nın bölgedeki çocuk kaçırma faaliyetlerinin halen devam ettiğini ve bu insanlık dramının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.


Acılı anne Fatma Laçin tek evladı olan Muhammed'i hasretle beklediğini dile getirerek yürek burkan bir çağrıda bulundu. Gözyaşları içinde yaptığı açıklamada "Muhammed neredeysen eve gel. 6 aydır bakmadığımız yer kalmadı. Ev sensiz olmuyor. Kurban olayım oğlum eve gel. Sen evin tek oğlusun. Bizi nasıl bıraktın da gittin" ifadelerini kullandı. Bu sözler binlerce ailenin benzer acılarını yansıtan güçlü bir haykırış oldu.


Oğlunun kayboluş sürecini de anlatan Laçin "Gece gündüz senin yolunu gözlüyorum. Balkondan ve pencereden çıkmıyorum. Seni bekliyorum. Baban hasta ve dayanmıyor. Babası ona kendine elbise alması için para vermişti. Akşam babası onu aradı ve 'Gel eve beraber gidelim' dedi. Babası eve geldi. Oğlum da o gece bir arkadaşında kalacağını söyledi. O günden beri arıyoruz ama bulamıyoruz. Oğlum kimin elindeyse bıraksın. Tek bir oğlumdur başka oğlum yok. Yuvam yıkıldı" sözleriyle yaşadığı yıkımı ve çaresizliği gözler önüne serdi. Bu detaylar bir annenin evladına duyduğu tarifsiz özlemi ve terörün bir ailenin yaşamında yarattığı derin tahribatı çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.