Türkiye’nin Eylül Ayı Dış Ticaret Açığı Yüzde 33,8 Artarak 6 Milyar 903 Milyon Dolara Yükseldi

Türkiye'nin ihracatı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 artarak 22 milyar 576 milyon dolar, ithalatı yüzde 8,7 yükselerek 29 milyar 479 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,8 artarak 6 milyar 903 milyon dolara yükseldi



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle derlenen eylül ayına ait dış ticaret verileri açıklandı. Bu veriler, genel ticaret sistemine (GTS) göre değerlendirildiğinde, ülkenin dış ticaret performansında dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Özellikle dış ticaret açığındaki belirgin artış, ekonomik aktörlerin ve politika yapıcıların odağına yerleşti.



Eylül Ayı Genel Ticaret Verileri



Eylül ayında Türkiye'nin ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,8 oranında artış göstererek 22 milyar 576 milyon Dolar seviyesine ulaştı. Ancak bu artışa karşılık, ithalatta daha yüksek bir yükseliş kaydedildi. İthalat, eylülde yüzde 8,7 oranında artarak 29 milyar 479 milyon Dolar olarak gerçekleşti. Bu dengesizlik neticesinde, dış ticaret açığı geçen yılın eylül ayına göre yüzde 33,8 gibi önemli bir artışla 6 milyar 903 milyon Dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise Eylül 2024'te yüzde 81 seviyesindeyken, bu yılın eylül ayında yüzde 76,6'ya geriledi. Bu durum, ülkenin dış ticaret dengesinde yaşanan olumsuz değişimi net bir şekilde gözler önüne serdi.



Ocak-eylül Dönemi Dış Ticaret Performansı



Yılın ilk dokuz aylık dönemini kapsayan ocak-eylül verileri de genel eğilimi teyit etti. Bu dönemde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1'lik bir artışla 200 milyar 578 milyon Dolara çıktı. İthalat ise yüzde 5,9 oranında yükselişle 267 milyar 637 milyon Doları buldu. Ocak-eylül dönemindeki dış ticaret açığı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 artarak 67 milyar 60 milyon Dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı, bir önceki yılın aynı dönemindeki yüzde 76,3 seviyesinden yüzde 74,9'a düştü. Bu azalış, sürdürülebilir bir dış ticaret yapısı için atılması gereken adımların önemini vurguladı.



Enerji Ve Parasal Olmayan Altın Hariç Ticaret Dengesi



Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın gibi değişken kalemler dışarıda bırakıldığında, dış ticaret dengesi farklı bir görünüm kazandı. Eylül ayında enerji ve parasal olmayan altın hariç ihracat, yüzde 2,1'lik bir artışla 20 milyar 785 milyon Dolardan 21 milyar 227 milyon Dolara yükseldi. Benzer şekilde, bu kategorideki ithalat da yüzde 5,8 artarak 21 milyar 204 milyon Dolardan 22 milyar 438 milyon Dolara çıktı. Bu kalemler dışarıda tutulduğunda, eylülde 1 milyar 211 milyon Dolarlık bir dış ticaret fazlası oluştu. Dış ticaret hacmi ise yüzde 4'lük bir artışla 43 milyar 665 milyon Dolar olarak kaydedildi. Bu özel kategoride ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 94,6 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Bu durum, enerji ve altın dışındaki sektörlerdeki rekabet gücünün önemini gösterdi.



Sektörel Dağılımlar Ve Mal Gruplarına Göre İthalat



Ekonomik faaliyetler bazında ihracat incelendiğinde, eylül ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 seviyesinde belirleyici oldu. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı ise yüzde 1,8 olarak gerçekleşti. Yılın ocak-eylül döneminde de benzer bir tablo sergilendi; imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,3 ve madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,6 olarak kaydedildi.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalat tarafında, eylülde ara mallarının payı yüzde 69,1 ile en büyük kalemi oluşturdu. Sermaye mallarının payı yüzde 14,9 iken, tüketim mallarının payı yüzde 15,5 olarak hesaplandı. Ocak-eylül döneminde ise ara mallarının ithalattaki payı yüzde 69, tüketim mallarının payı yüzde 16,3 ve sermaye mallarının payı yüzde 14,5 oldu. Bu dağılım, Türkiye ekonomisinin üretim yapısının ithal ara malına bağımlılığını ortaya koydu.



Ülke Bazında Ticaret Ortakları



Ülkeler özelinde dış ticaret rakamlarına bakıldığında, eylülde ihracatta ilk sırayı 1 milyar 904 milyon Dolar ile Almanya aldı. Almanya'yı 1 milyar 387 milyon Dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 348 milyon Dolar ile ABD, 1 milyar 101 milyon Dolar ile Irak ve 1 milyar 100 milyon Dolar ile İtalya takip etti. Bu ilk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,3'ünü oluşturdu. Ocak-eylül döneminde de Almanya, 16 milyar 552 milyon Dolar ile en çok ihracat yapılan ülke konumunu korudu. Bu ülkeyi sırasıyla Birleşik Krallık (12 milyar 392 milyon Dolar), ABD (12 milyar 19 milyon Dolar), İtalya (9 milyar 835 milyon Dolar) ve Irak (8 milyar 674 milyon Dolar) izledi. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, bu dönemde toplam ihracatın yüzde 29,7'sine karşılık geldi.

İthalat tarafında ise eylülde ilk sırada Çin yer aldı. Çin'den yapılan ithalat 4 milyar 264 milyon Dolar olarak hesaplanırken, bu ülkeyi 3 milyar 247 milyon Dolar ile Rusya, 2 milyar 363 milyon Dolar ile Almanya, 1 milyar 485 milyon Dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri ve 1 milyar 465 milyon Dolar ile ABD takip etti. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, eylüldeki toplam ithalatın yüzde 43,5'ini oluşturdu. Ocak-eylül döneminde de Çin, 36 milyar 754 milyon Dolar ile en büyük ithalat kaynağı oldu. Rusya (31 milyar 801 milyon Dolar), Almanya (22 milyar 273 milyon Dolar), ABD (12 milyar 742 milyon Dolar) ve İtalya (11 milyar 687 milyon Dolar) diğer önemli ithalat ortaklarıydı. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, bu dönemde toplam ithalatın yüzde 43,1'ini teşkil etti. Bu veriler, Türkiye'nin dış ticarette belirli ülkelerle yoğunlaşan bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.



Mevsimsel Ve Takvim Etkilerinden Arındırılmış Veriler



Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilere göre, eylülde bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 4,3 oranında azaldı, buna karşılık ithalat yüzde 8,2 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriler ise eylülde geçen yılın aynı ayına göre ihracatın yüzde 0,4 azaldığını, ithalatın ise yüzde 5,1 artış kaydettiğini gösterdi. Bu arındırılmış veriler, kısa vadeli dalgalanmaların ötesinde daha net bir eğilim analizi sunarak, ticaretteki yapısal değişikliklere işaret etti.



Teknoloji Yoğunluklu Ürünlerin Dış Ticaretteki Yeri



"ISIC Rev.4" sınıflamasına göre teknoloji yoğunluğu incelendiğinde, eylülde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 olarak belirlendi. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ihracatı içindeki payı ise yüzde 3,1 gibi düşük bir seviyede kaldı. Ocak-eylül döneminde de imalat sanayisi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5 iken, yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 3,7 oldu. İthalat tarafında, eylülde imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 85 olarak gerçekleşti ve yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayisi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,5 olarak kaydedildi. Ocak-eylül döneminde ise imalat sanayisi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,5, yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 11,3 oldu. Bu rakamlar, Türkiye'nin ihracatında teknoloji yoğunluğunun artırılması ve yüksek katma değerli ürünlere yönelinmesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.



Özel Ticaret Sistemi (Öts) Kapsamında Değerlendirme



Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) verilerine göre de eylülde ihracat, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3 artarak 20 milyar 550 milyon Dolara yükseldi. İthalat ise yüzde 10,6'lık bir artışla 28 milyar 22 milyon Dolara ulaştı. Bu sistemde de dış ticaret açığı, geçen yılın eylül ayındaki 5 milyar 388 milyon Dolardan yüzde 38,7 artarak 7 milyar 472 milyon Dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise Eylül 2024'teki yüzde 78,7 seviyesinden yüzde 73,3'e geriledi. Ocak-eylül döneminde ÖTS'ye göre ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artışla 182 milyar 42 milyon Dolara, ithalat ise yüzde 6,6 yükselişle 250 milyar 788 milyon Dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı, geçen yılın 60 milyar 854 milyon Dolar seviyesinden yüzde 13 artarak 68 milyar 746 milyon Dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da ocak-eylül 2024 dönemindeki yüzde 74,1 seviyesinden yüzde 72,6'ya düştü. Her iki sistemdeki veriler de dış ticaret açığının genişleme eğilimini net bir biçimde ortaya koydu ve ekonomik dengeler açısından dikkatle izlenmesi gereken bir konuyu işaret etti.