Güler Sabancı Değişen Dünyada Filantropinin Güven Ve İş Birliğinin Anahtarı Olduğunu Belirtti

GESDA Zirvesi'sine konuşmacı olarak katılan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, filantropinin geleceğine, güven ve hesap verebilirliğin önemine, ayrıca sürdürülebilir toplumsal dönüşüm için iş birliğinin gerekliliğine dikkat çekti

Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen Geneva Science and Diplomacy Anticipation (GESDA) Zirvesi'nde filantropinin geleceğine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. "Değişen Dünyada Filantropi ve Özel Sektörün Rolü" başlıklı oturumda konuşan Sabancı, küresel çapta yaşanan çoklu krizler döneminde filantropinin üstlendiği rolü, güven ve hesap verebilirliğin kritik önemini, aynı zamanda sürdürülebilir toplumsal dönüşüm için iş birliğinin vazgeçilmezliğini vurguladı.


Filantropinin Dönüşen Misyonu

Teknolojik ilerlemelerle birlikte derinleşen eşitsizliklere dikkat çeken Sabancı, filantropinin günümüzde artık yalnızca iyilik yapma eyleminin ötesine geçerek, sistemleri dönüştürme ve bilimle birlikte kilit bir rol üstlenme anlamı taşıdığını belirtti. Bu yeni bakış açısının, karmaşık küresel sorunlara yenilikçi çözümler üretme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Sabancı, insanlığın zorlu bir dönemden geçtiğini vurgulayarak, artan eşitsizlikler karşısında GESDA gibi platformlarda sorunların ortak akılla tartışılmasının elzem olduğunu dile getirdi. Konuşmasında, "İnsanlık için gerçekten zor bir dönemden geçiyoruz. Artan eşitsizlikler karşısında, GESDA gibi bir platformda sorunları birlikte tartışabilmek çok önemli, çünkü büyük problemleri tek bir kurumla veya tek bir yöntemle çözmemiz mümkün değil. Bakış açımızı ve çözüm üretme biçimlerimizi yenilememiz gerekiyor. Bunları yeniden keşfetmeli, tartışmalı, tasarlamalı ve üzerine düşünmeliyiz" sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.


Güven: Filantropinin Temel Değeri

Sabancı, filantropinin temelinde güven ve meşruiyetin yattığını belirterek, bu kavramları "filantropinin para birimi güvendir" şeklinde tanımladı. Toplumsal gelişimin, güvenin inşası, şeffaflık ve net bir amaca sahip olmakla başladığını ifade etti. Eğitimin de güven ve sürdürülebilir gelişimin temelini oluşturduğunu vurgulayan Sabancı, bu bağlamda Sabancı Üniversitesi'nin örnek teşkil ettiğini aktardı. Yaklaşık 25 yıl önce kurulan Sabancı Üniversitesi'nin, birlikte yaratma ve birlikte öğrenme kültürünün en somut örneklerinden biri olduğunu belirten Sabancı, günümüzde üniversitenin Türkiye'nin önde gelen araştırma kurumlarından biri haline geldiğini dile getirdi.


Sürdürülebilir Etki İçin İş Birliği Vurgusu

Sabancı Vakfı'nın son 20 yıldır hibe programları yürüttüğünü belirten Güler Sabancı, bu süreçte özellikle sahada ilk kez proje yürüten küçük sivil toplum kuruluşlarına destek verildiğini ifade etti. Bugüne kadar yaklaşık 250 projeye destek verildiğini aktaran Sabancı, yalnızca maddi desteğin yeterli olmadığını, bunun yanı sıra mentorluk yapmak, yol göstermek ve ortak bir hedefe birlikte yürümek gerektiğini vurguladı. Başarılı olmanın öncelikle ne yapılması gerektiği konusunda ortak bir anlayış sağlamaktan geçtiğini söyleyen Sabancı, "Birlikte hareket edersek etkiyi çoğaltabiliriz" diyerek iş birliğinin önemine dikkat çekti.


Büyük sorunların çözümünde kamu, özel sektör ve sivil toplumun birlikte hareket etmesinin kritik bir rol oynadığını belirten Sabancı, bu durumu "başarı üçgeni" olarak adlandırdı. Filantropinin bu üçgenin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Sabancı, küresel bir perspektifi koruyarak çözüm odaklı iş birlikleri geliştirmenin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.