Türkiye’nin Diplomatik Gayretleri Gazze’de Kırılgan Bir Güven Ortamı Tesis Etti
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Gazze’de kırılgan da olsa bir güven iklimi oluştu. Deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracağız” dedi....
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel siyaset ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin uluslararası arenadaki yükselen rolünü ve Gazze'deki ateşkes sürecine verdiği katkıları vurgulayan Erdoğan, ülkenin zorlu dönemlerde emin ellerde olduğunu belirtti.
Türkiye'nin Küresel Rolü Ve İstikrarlı Yönetimi
Dünyanın içinden geçtiği sancılı ve çalkantılı dönemde Türkiye'nin liyakatli kadroların riyasetinde, emin ve ehil ellerde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin tüm organlarının uyum içinde çalıştığını dile getirdi. Erdoğan, "Yasamada Cumhur İttifakı olarak tam bir uyum ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Yürütmede, Kabine üyelerimiz ve bürokratlarımız ile ülkemizin sorunlarına çözüm yolları geliştiriyoruz. Yargımız anayasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde adaletin tecellisi için gayret gösteriyor. Devletin bütün organları, mesuliyet sahaları içerisinde, görevlerini layıkıyla yerine getiriyor," dedi. Dünya genelinde birçok ülkeyi derinden sarsacak krizleri, Türkiye'nin 86 milyon vatandaşının kıl payı zarar görmeden başarıyla yönettiğinin altını çizen Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası alanda yıldızının giderek daha fazla parlamasından, küresel siyasetteki ağırlığının artmasından ve itibarının yükselmesinden duyduğu gururu dile getirdi.
Türkiye'nin dış politikasındaki barış, diyalog, adalet ve çözüm odaklı aktif tutumunun ülkeyi günden güne vazgeçilmez bir oyuncu haline getirdiğini kaydeden Cumhurbaşkanı, özellikle çatışma çözümlerinde Batı'yı takip eden değil, Batı'nın örnek aldığı ve gıptayla izlediği bir konuma ulaşıldığını belirtti.
Suriye Politikası Ve Mültecilere Yaklaşım
Suriye ihtilafında 13,5 yıl boyunca duruşlarını asla bozmadıklarını ifade eden Erdoğan, Suriyeli mazlumları zalimlerin ve terör örgütlerinin insafına bırakmadıklarını vurguladı. Ana muhalefetin sürekli övgüyle bahsettiği Batılı ülkeler mültecileri almamak için dikenli tel örgülerin arkasına saklanırken, Türkiye'nin "kimseyi geri göndermeme" politikasıyla Suriyeli kardeşlerini bağrına bastığını anlattı. Üç beş oy uğruna Suriyeli mazlumları hedef gösterenlere rağmen, en kritik zamanlarda siyasi bedel ödemeyi göze alarak vicdanlı tavırlarını sonuna kadar muhafaza ettiklerini aktardı. Türk milletinin, kardeşlik ve komşuluk sınavını başarıyla verdiğini belirten Erdoğan, komşu Suriye ile ilişkilerin her alanda güçlendiğini ve Suriye'de istikrar kökleştikçe her şeyin çok daha iyi olacağını ifade etti.
Gazze'de Ateşkes Ve İnsani Diplomasi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Suriye'de değil, Gazze'de de Türkiye'nin ilk günden itibaren hakkın, haklının ve adaletin safında yer aldığını vurguladı. Gazze'nin vatanlarını savunan evlatlarına "terörist" iftirasını asla atmadıklarını, bölgeye ulaşan 102 bin tonu bulan insani yardımlarla Gazzeli kardeşlerinin yanında olduklarını kaydetti. Katıldıkları tüm toplantılarda ve uluslararası platformlarda Gazze'yi ve Filistin davasını korkusuzca savunduklarını, tüm bunları yaparken Gazze'de ateşkesin sağlanması için çalışmayı da hiçbir zaman ihmal etmediklerini ifade etti. Uzun süredir farklı kanallardan yürüttükleri diplomasinin katkısıyla Gazze'de varılan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Erdoğan, iki yıllık zulmün, vahşetin ve soykırımın ardından, kırılgan da olsa bir güven ikliminin oluştuğunu söyledi. Erdoğan, "İki yıldır bombaların altında hayatta kalma mücadelesi veren çocukların ilk defa yüzlerine tebessüm çiçekleri açıyor. Yıkıntıların arasında insanlar, bulabildikleri bir parça eşyaya tutunarak, hayata yeniden başlamaya çalışıyor," ifadelerini kullandı. Bu mutlulukların tam olarak anlaşılamayacağını, sadece izlenip tahayyül edilebileceğini belirten Erdoğan, Gazzeli mazlumların yükünü azaltan her çabanın değerli olduğunu, bunu "sadece ateşkes imzaladılar" diyerek küçümsemenin kimsenin haddi ve hakkı olmadığını dile getirdi.
Nadir Toprak Elementleri Keşfi Ve Üretim Hedefleri
Muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istediğini söyleyen Erdoğan, enerji politikalarının bir diğer önceliğinin, sahip olunan madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulması olduğunu belirtti. Nadir toprak elementlerinin savunma sanayinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda kritik rol oynadığını hatırlattı. Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki Nadir Toprak Elementleri Sahası'nda 310 ayrı lokasyonda, yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldığını ve barit ve florit başta olmak üzere tam 694 milyon ton kaynak tespit edildiğini açıkladı. Erdoğan, "Bakınız bu saha; dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır. 17 nadir toprak elementinden 10'unun bulunduğu Beylikova Sahası'nda, yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor," dedi.
Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden biri olmayı hedeflediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı, pek çok ülkenin teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzaladığını hatırlattı. Türkiye olarak kendilerinin de teknolojik hafızaya sahip ülkelerin uzman kuruluşları ile işbirlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını bildirdi. Erdoğan, bu anlamda, Beylikova'daki Nadir Toprak Elementleri Sahası'nın herhangi bir ülkeye verilmesinin asla söz konusu olmadığını, bunu iddia eden herkesin kendi ülkesine iftira attığını vurguladı.
Gazze'ye Kesintisiz Yardım Ve Bağımsız Filistin Hedefi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'de rehine ve mahkum takasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçildiğini belirtti. İnsani yardımların girişlerinin hızlandığını, tüm aksaklıklara rağmen 350'ye yakın TIR'ın Gazze'ye giriş yaptığını, 400'den fazla TIR'ın ise giriş için beklediğini kaydetti. Dün 900 ton yardım taşıyan 17. İyilik Gemisi'nin bölgeye yolcu edildiğini, bunun devamının da geleceğini açıkladı. Erdoğan, "İnşallah kış bastırmadan insani yardımlarımıza ağırlık vereceğiz. Şov yapmadan, başkaları gibi PR peşinde koşmadan, Gazze'ye ve Gazzeli mazlumlara sahip çıkmaya devam edeceğiz," dedi. 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadelenin hız kesmeyeceğini, mazluma kol kanat gererken sadece Rabb'in rızasını gözettiklerini ifade etti.
İsrail'in Söz Tutar Sicili Ve Uluslararası Takip Mekanizmaları
İsrail'in verdiği sözleri tutmama konusundaki bozuk sicilinin, herkes gibi kendilerinin de farkında olduğunu belirten Erdoğan, bu gerçeğin Filistin Direniş Hareketi Hamas ve Gazzeli kardeşler tarafından daha çok fark edildiğini dile getirdi. Ancak buna rağmen umutlu olmak istediklerini, kendilerinin de bir daha eski soykırım günlerine dönülmemesi için mevcut tüm baskı unsurlarını devrede tuttuklarını söyledi. Önceki gün Şarm El Şeyh'te yapılan zirvenin bu bakımdan çok önemli olduğunu kaydeden Erdoğan, orada hem imzacı 4 ülkenin lideri hem de diğer ülkelerin liderleri olarak hep beraber çok net bir irade ortaya koyduklarını belirtti. Şarm El Şeyh Deklarasyonu'yla bölgelerinde kalıcı barışa ve istikrara giden yolda kıymetli bir adım attıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, deklarasyondaki iradenin sonuna kadar arkasında duracaklarını, Amerika, Mısır ve Katar'ın da benzer bir tavır sergileyeceğine inandıklarını sözlerine ekledi. Ateşkes mutabakatının uygulanmasının da yakından takipçisi olacaklarını vurguladı.