GSS Prim Artışından Kurtulmak İçin Gelir Testi Fırsatı Sunuldu

Genel sağlık sigortası (GSS) primini kendileri ödeyenler aralık ayı primlerini zamlı ödeyecekler. Ödeme gücü olmayanların GSS primleri devlet tarafından karşılanıyor. Ödeme gücü olmadığının kanıtlanabilmesi için gelir testi yaptırılması gerekiyor. Prim borcunun doğmaması için gelir testi gecikmeksizin yaptırılmalı. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, GSS primi ile ilgili merak edilenleri yazdı

Geçtiğimiz hafta Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile genel sağlık sigortası (GSS) prim oranlarında önemli bir artışa gidildi. Daha önce brüt asgari ücretin %3'ü olarak belirlenen GSS primi, alınan bu kararla %6'ya yükseltildi. Bu düzenleme sonucunda aylık prim tutarı, 780,17 TL'den 1.560,33 TL'ye çıkarıldı. GSS primlerini kendi imkanlarıyla ödeyen bireyler, 01 Aralık 2025 tarihinden itibaren bu yeni ve artırılmış tutar üzerinden ödeme yapmak durumunda kalacaklar. Ayrıca, bu prim tutarının 01 Ocak 2026 tarihinde asgari ücrete yapılacak zam oranı doğrultusunda yeniden güncelleneceği ifade edildi.

Genel Sağlık Sigortası Kapsamında Kimler Yer Alıyor

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre, Türkiye'de hiçbir sosyal güvencesi bulunmayan, işçi, memur veya esnaf gibi zorunlu sigortalı statüsünde çalışmayan, aynı zamanda bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamında eş, çocuk, anne ya da babası üzerinden sağlık yardımı alma hakkı olmayan bireyler, genel sağlık sigortası kapsamına alınmaktadır. Bu kişiler, Kanunun "60’ıncı maddesinin (g) fıkrası" çerçevesinde değerlendirilmekte ve primlerini bizzat kendileri ödeme yükümlülüğü taşımaktadırlar. Bu durum, sağlık hizmetlerine erişimin temelini oluştururken, kişilerin sosyal güvence sistemine dahil olmalarını sağlamaktadır.

Devlet Tarafından Karşılanan GSS Primleri Ve Güncel Durum

Ülkemizde genel sağlık sigortasına tabi olan kişi sayısı, ağustos ayı verilerine göre 7 milyon 740 bin 811 kişiye ulaştı. Bu büyük kitlenin içerisinde, ödeme gücü bulunmayan vatandaşların GSS primleri devlet tarafından karşılanmaktadır. Ağustos ayı itibarıyla, bu kişilerden 5 milyon 708 bin 54'ünün GSS primi devlet hazinesinden ödendi. Geriye kalan 2 milyon 32 bin 757 kişi ise genel sağlık sigortası primlerini kendi cebinden karşılamakla yükümlü durumdadır. Bu veriler, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde dezavantajlı gruplara yönelik önemli bir destek mekanizmasının işlediğini gözler önüne sermektedir.

Çocuklar İçin Genel Sağlık Sigortası Yükümlülüğü

2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanun, çocukların sağlık güvencesi konusunda önemli düzenlemeler getirdi. Buna göre, çocuklar 18 yaşını dolduruncaya kadar koşulsuz bir şekilde sağlık güvencesinden yararlanabilmektedirler. Bu süreçte anne veya babalarının sigortalı bir işte çalışıp çalışmadığına ya da prim borcu olup olmadığına bakılmamaktadır. Eğitim durumlarına bağlı olarak bu yaş sınırı değişkenlik göstermektedir; lise ve dengi okul mezunları için 20 yaş, yükseköğrenim mezunları için ise 25 yaş olarak uygulanmaktadır. Öğrenimini yaş sınırı dolmadan tamamlayan öğrenciler ise, öğrenimlerini bitirdikten sonra iki yıl boyunca veya yaş sınırı doluncaya kadar genel sağlık sigortası priminden muaf tutulmaya devam etmektedirler. Bu durum, gençlerin eğitim hayatları boyunca sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimini güvence altına almaktadır.

Gelir Testi İle GSS Prim Yükümlülüğünden Muafiyet

GSS primini bizzat ödemek zorunda olan ancak ekonomik olarak bu primleri karşılama gücü bulunmayan bireyler için önemli bir mekanizma olan "gelir testi" uygulaması mevcuttur. Bu kişiler, ikamet ettikleri il veya ilçedeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'na başvurarak gelir testi yaptırmalıdırlar. Yapılan gelir testinde, hane içindeki kişi başına düşen aylık gelir tutarının brüt asgari ücretin üçte birinden az olduğu tespit edilirse, aile bireyleri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler prim ödemeksizin genel sağlık sigortasından ücretsiz olarak yararlanma hakkı kazanırlar. 2025 yılı itibarıyla, hane içindeki fert başına gelirin 866,85 TL'nin altında kalması durumunda GSS primi devlet tarafından karşılanacaktır. Asgari ücretin ocak ayında yeniden belirlenmesiyle birlikte, bu limit tutarı da yeni yılda asgari ücret zammı oranında artış gösterecektir.

Gelir Testi Başvurusunda Zamanlama Ve Tekrar Başvuru İmkanları

Gelir testi başvurusunu yapmak için yasal bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından gönderilen tescil tebligatını takip eden bir ay içerisinde gelir testi yaptıranlar, hane içinde fert başına düşen gelirin belirlenen limitin altında kalması halinde prim ödeme yükümlülüğünden muaf olurlar. Bu durum, kişilerin geçmişe dönük prim borçlarını ödeme zorunluluğundan kurtulmaları açısından büyük önem taşımaktadır.

Bununla birlikte, ödeme gücü olmadığı halde gelir testi başvurusunu yapmakta geciken bireyler, başvuru yaptıkları tarihe kadar doğmuş olan GSS prim borçlarını ödemekle yükümlü kalırlar. Bu nedenle, gelir testine başvurunun zamanında yapılması, oluşabilecek mali yükümlülüklerin önüne geçmek için kritik bir adımdır. Öte yandan, yaptırdığı gelir testinde ödeme gücü olduğu tespit edilen ancak sonradan gelir durumlarında bir değişiklik meydana gelen bireyler, ikamet ettikleri yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yeniden başvurarak gelir testi talebinde bulunabilirler. Örneğin, dört kişilik bir ailede, asgari ücretle çalışan iki ebeveyn varken, öğrenimini tamamlamış ve 25 yaşını doldurmuş erkek çocuğun GSS prim ödeme yükümlülüğü doğmuş olsun. Şayet ailedeki çalışan kişilerden biri sonradan işsiz kalırsa, yeniden yapılacak gelir testi başvurusunda hane içindeki kişi başına düşen gelir 866,85 TL'nin altına düşeceğinden, erkek çocuğun GSS primi ödeme yükümlülüğü de sona erecektir. Bu örnek, hayat koşullarındaki değişikliklerin GSS prim yükümlülüğünü nasıl etkileyebileceğini açıkça göstermektedir.

Gelir Testinde Hane Halkı Kapsamı

Gelir testi uygulamasında, "hane" kavramı geniş bir çerçevede değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, aynı konutta birlikte yaşayan eş, evli olmayan çocuklar, büyük anne ve büyük babadan oluşan aile esas alınır. Aile bireylerinden birinin veya birden fazlasının genel sağlık sigortalısı olması ya da bakmakla yükümlü olunan kişi statüsünde bulunması, diğer aile bireylerinin genel sağlık sigortalılığı için yapılacak gelir tespitinde değerlendirilmelerine engel teşkil etmez. Yaşları ne olursa olsun aynı hanede yaşayan evli olmayan çocuklar, gelir tespitinde aile içinde değerlendirilmektedir. Ayrıca, öğrenim nedeniyle geçici olarak aynı hanede yaşamayan ancak 25 yaşını doldurmamış evli olmayan çocuklar da öğrenimleri süresince aile içinde değerlendirilen bireyler arasında yer almaktadır. Bu detaylar, gelir testi sonucunu doğrudan etkileyen önemli unsurlardır.