Eskişehir’de Öğretmen, Dolandırıcılık İddiasıyla Bir Kadını Kamuoyuna Duyurdu

Eskişehir'de akciğer kanseri olduğunu söylediği yetişkin oğluna, çalışmayan solunum cihazı takarak dilendiği iddia edilen kadın ile bir vatandaşın 4 ay...


Eskişehir’de yazılım eğitimleri veren bir öğretmen, yaklaşık 4 ay arayla iki kez karşılaştığı bir kadını, oğlu için dilencilik yaptığı ancak bunun bir dolandırıcılık faaliyeti olduğu iddiasıyla ifşa etti. Özellikle sosyal medyada geniş yankı uyandıran bu olay, kamuoyunda önemli bir tartışma başlattı. Öğretmen Muhammed Taha Özdemir’in cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntüler, kısa sürede viral hale gelerek yetkililerin dikkatini çekme amacı taşıdı.


Tramvaydaki İlk Karşılaşma: Şüpheler Ve Kayıt Anları


Olayların başlangıcı, yaklaşık 4 ay önce bir tramvay içerisinde yaşandı. Öğretmen Muhammed Taha Özdemir, daha önce de farklı zamanlarda karşılaştığını belirttiği ve yanında yetişkin bir oğlu olduğu halde, oğlunun akciğer kanseri olduğunu öne sürerek dilendiği iddia edilen bir kadınla tekrar karşılaştı. Özdemir, aynı tramvayda gördüğü kadının yanındaki erkek şahsın, uyku apnesi tedavisinde kullanılan ancak çalışmadığı iddia edilen bir CPAP maskesi taktığını fark etti. Durumu şüpheli bulan Özdemir, "Arkadaşlar merhaba. Bugün tramvayda bir teyze, çalışmayan CPAP maskesiyle yine milleti dolandırmaya çalışıyor" diyerek cep telefonu kamerasıyla kayıt altına almaya başladı. Selfie pozisyonunda da çekimler yapan Özdemir, kadına cihazın gerçekten çalışıp çalışmadığına dair sorular yöneltti. Kadın ise bu iddiaları reddederek Özdemir’e sert tepki gösterdi. Tartışma ilerlerken, tramvay kapısına doğru yönelen kadına Özdemir, "Yalan söylüyorsun sen. İner misin? Dolandırıcı" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Tramvaydaki diğer yolcuların film seyreder gibi bu anları izlediği belirtildi.


Ulus Anıtı Durağındaki Gerilimli İfşa


İlk olayın ardından birkaç gün sonra, Muhammed Taha Özdemir aynı kadınla bu kez Ulus Anıtı tramvay durağında karşılaştı. Yanındaki kadın arkadaşının cep telefonu kamerasıyla kayıt başlattığı anda Özdemir, hızla durağa giderek kadınla tekrar yüzleşti. Özdemir, kadına, "Neden milleti dolandırmaya çalışıyorsunuz?" sorusunu yönelttiğinde, bu defa daha şiddetli bir tepkiyle karşılaştı. Kadın, "Şimdi şuradan taşı alıp kafanı yararım" diyerek küfür etti ve Özdemir'i uyuşturucu kullanıcısı olmakla itham ederek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştı. Bu sözler üzerine Özdemir’in arkadaşı olduğu belirtilen ve görüntüleri kaydeden kadın kahkaha attı. Özdemir ise yüksek sesle, "Eskişehir'in dolandırıcısı burada. Bunlar dolandırıcı. Dolandırıcı git buradan" şeklinde bağırdı. Kadın kendisine her cevap vermeye çalıştığında Özdemir aynı sözleri tekrarladı. Çevredeki vatandaşların şaşkınlıkla takip ettiği bu anlar, kaydedilen görüntülerle birlikte sosyal medyada hızla yayıldı ve geniş bir kamuoyu tartışmasına neden oldu. Olayın ardından, kadının oğlunun gerçekten akciğer kanseri olup olmadığı ve söz konusu cihazın işlevsel olup olmadığına dair kesin bir bilgi edinilemedi.


Öğretmenin Motivasyonu Ve Cihazın Gerçekliği


Öğretmen Muhammed Taha Özdemir, yaşanan olayın detaylarını İhlas Haber Ajansı'na (İHA) anlattı. Kendisinin de yaklaşık 2 yıldır uyku apnesi tedavisi için CPAP cihazı kullandığını belirten Özdemir, görüntüleri paylaşmasındaki temel motivasyonun, "aslında trajikomik olan bir olayı sosyal medyada belirtmek" olduğunu ifade etti. Özdemir, açıklamasında, "Çünkü bir uyku cihazıyla akciğer kanserine karşı mücadele etmek mümkün değil. Olay tamamıyla saçmalık ihtiva ediyordu. Bundan dolayı da bir paylaşım yapmak istedim. Bu noktada bir farkındalık oluşturmayı amaçladım. İnsanların merhametini, duygularını sömüren insanlara karşı bir çalışma olmasını hedefledim" dedi. Bu ifadeler, olayın ardındaki kişisel ve toplumsal duyarlılığı açıkça ortaya koydu.


Karşılıklı Suçlamalar Ve Psikolojik Boyut


Kadının kendisine yönelttiği "Sen uyuşturucu kullanıyorsun" ithamına da değinen Özdemir, bu tür davranışların dolandırıcıların yaygın bir taktiği olduğunu belirtti. Özdemir, "Dolandırıcı bir insan her zaman karşı tarafı suçlamayı, sizi bir şekilde itham etmeyi amaçlar. Orada bana 'madde kullanıyorsun' diyerek, çevreden tepki toplayıp olayı benim üzerime yıkmaya çalıştı. Benim buna karşılığım duygusal bir savunma mekanizması olarak, 'Hayır, ben öğretmenim. Benim maddeyle işim yok' demek şeklinde oldu. O tepkileri o anın adrenalini ile vermişim" sözleriyle o anki psikolojik durumunu ve tepkisini açıkladı. Bu durum, gerilimli anlarda kişilerin içgüdüsel savunma mekanizmalarını gözler önüne serdi.


Sosyal Medyanın Rolü Ve Kurumsal Çağrı


Sosyal medyadaki paylaşımlarının ardından genellikle olumlu geri dönüşler aldığını dile getiren Özdemir, "Akciğer kanseri hastası olan ve bu hastalığı atlatmış pek çok kişi bana ulaştı. Böyle bir maskenin tramvayda kullanılmasının mümkün olmadığından bahsettiler" bilgisini paylaştı. Daha önce de benzer durumları yetkili mercilere şikayet ettiğini ancak süreçlerin genellikle gecikmeyle sonuçlandığını belirten Özdemir, sosyal medyayı bu nedenle bir araç olarak kullandığını vurguladı. Özdemir, açıklamasında, "Aslında ben bu durumu sürekli olarak şikayet ediyorum. Her zaman, sürecin sonunda bir gecikmenin ardından olaylar sonuca ulaşıyor. O yüzden aslında sosyal medyayı, yetkililerin olayı görmesi için bir amaç olarak kullandım. Buradan polislerimize, zabıta ekiplerimize saygılarımı iletiyorum" ifadelerine yer verdi. Öte yandan, Eskişehir Valiliği'nin son yıllarda gerçekleştirdiği çalışmalarla çocuk dilenci sayısında önemli bir azalma kaydedildiğini dile getiren Muhammed Taha Özdemir, bu tür olayların yetkili kurumlara bildirilmesinin toplumsal sorumluluk açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.