Grand Kartal Otel Yangınında Kaçak Kral Dairesi Ve Kamu İhmali 78 Can Aldı
Grand Kartal Otel’de yaşanan yangın faciası davasının gerekçeli kararında, oteldeki can kayıplarının ve yangının büyümesinin temel nedeninin üst kata kaçak...
Bolu'nun Kartalkaya mevkiinde yer alan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak tarihinde meydana gelen ve ülke gündemine oturan feci yangının ardından başlatılan yargı sürecinde gerekçeli karar kamuoyuna açıklandı. Yaşanan korkunç faciada, aralarında 36 çocuğun da bulunduğu toplam 78 kişi yaşamını yitirmişti. Bu büyük felaketin sorumluları olarak görülen, aralarında otel sahipleri ve önemli kamu görevlilerinin de bulunduğu 32 sanık hakkında Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan dava sonuçlandı. Mahkeme, oteldeki ruhsata aykırı eklemelerin ve kamu görevlilerinin denetimdeki ağır ihmallerinin yangının şiddetini ve can kaybını doğrudan etkilediğini vurguladı.
Yargılama süreci sonunda, Bolu Valiliği'ne bağlı kritik pozisyonlarda görev yapan isimler hakkında verilen hapis cezaları dikkat çekti. Dönemin İl Özel Sekreteri Sırrı Köstereli, yardımcısı Bünyamin Bal, İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ve eski İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel, sanık sandalyesine oturan kamu görevlileri arasındaydı. Mahkeme, bu dört sanığı 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan ayrı ayrı 21'er yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar metninde, faciaya giden süreçteki ihmallerin detaylarına geniş yer verildi.
Gerekçeli Kararın Odağında: İhmaller Ve Ruhsata Aykırı Yapılar
Mahkeme tarafından açıklanan gerekçeli kararda, yaşanan facianın temelinde İl Özel İdaresi personelinin denetim görevlerindeki ihmallerinin yattığına dair ayrıntılı tespitler yer aldı. Kararda özellikle, Grand Kartal Otel'in ruhsat yeterliliğini koruyup korumadığının Bolu İl Özel İdaresi tarafından eksiksiz bir şekilde denetlenmesi gerektiğinin altı önemle çizildi. Ancak otelde, ruhsata aykırı bir dizi ekleme ve tadilat yapıldığı belirlendi. Özellikle otelin 11. ve 12. katlarına yasalara uygun olmayan eklenti yapılarak konaklama alanına dönüştürüldüğü, projesinde asansör katı olarak belirtilen en üst kısmın ise 'kral dairesi' adıyla kaçak bir konaklama birimi olarak kullanıldığı tespit edildi. Yapılan bu izinsiz tadilatlar ve ek yapılarla birlikte, asansör ve merdiven tepe çıkışlarının, gaz tahliyesini engelleyecek şekilde kapalı oda ve koridorlardan oluşan bir konaklama alanına dönüştürüldüğü de kararda vurgulandı.
Gerekçeli karar, sonradan konaklama alanına çevrilen ve ruhsata aykırı olarak gerçekleştirilen bu değişikliklerin, yangın anında trajik sonuçlar doğurduğunu açıkça ortaya koydu. Metinde, bu yapısal değişikliklerin yanıcı ve zehirli gazların hızla otelin üst katlarına yükselmesine, tüm koridor ve odaların zehirli duman ve yanıcı gazlarla dolmasına yol açtığı belirtildi. Bu durumun, yangının büyümesini ivmelendirdiği ve ne yazık ki can kaybı sayısını ciddi oranda artırdığı ifade edildi.
Denetimdeki Büyük Aksaklıklar Ve Ruhsat İptali Gerekliliği
Mahkeme, İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen denetimlerdeki büyük aksaklıklara da değindi. Kararda, denetimlerin usulüne uygun yapılmadığı belirtilerek, “Usulüne uygun denetimler yapılmış olsaydı yıllar önce ruhsat verilmiş olan söz konusu otelin, itfaiye uygunluk raporu olumsuz olması nedeniyle, önceden verilen ruhsatın iptal edilmesi gerektiği” ifadelerine yer verildi. Bu tespit, kamu görevlilerinin denetim sorumluluklarını yerine getirmedeki ciddi ihmallerini gözler önüne serdi.
Hükmedilen cezaların gerekçeleri arasında, sanıklara alt sınırdan uzaklaşarak ceza verilmesinin nedenleri de açıklandı. Mahkeme, sanıkların yargılama süresince herhangi bir pişmanlık göstermeyen tavırları, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemece olumlu bir kanaat oluşmaması nedeniyle iyi hal indirimi yapılmadığını belirtti. Bu durum, yargının, yaşanan feci olaydaki sorumluluğun ağırlığını ve ihmallerin ciddiyetini vurguladığını gösterdi.