Güllü’nün ölümünde tek tanık konuştu: Ben yanarsam ikimiz de yanarız
Ünlü şarkıcı Güllü'nün ölümüyle ilgili davada düğüm adım adım çözülüyor. Kızı Tuğyann Ülkem Gülter'in tutuklanmasının ardından onun arkadaşı Sultan Nur...
Ünlü şarkıcı Güllü'nün hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma derinleşirken, olayın tek görgü tanığı olduğu belirtilen Sultan Nur Ulu'nun emniyet güçlerine verdiği çarpıcı ifadeler kamuoyunun gündemine oturdu. Balkondan düşerek yaşamını yitiren Güllü'nün, kızı Tuğyan tarafından itildiği iddiaları soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte detayları gün yüzüne çıkardı.
Olay Gününe Dair Detaylı Anlatım
Tanık Sultan Nur Ulu, ifadesinde olaydan bir gün önce Güllü'nün evine gittiğini ve zaman zaman orada kaldığını belirtti. Olay günü, kendisinin Tuğyan ve Güllü ile birlikte Çınarcık'taki Güllü'nün evinde olduklarını aktardı. Sabah saat 10:00 ile 11:00 arasında Tuğyan ile dışarı çıktıklarını, Çınarcık'ta Turyol civarında yaklaşık bir saat vakit geçirdikten sonra eve döndüklerini ifade etti. Yarım saat sonra tekrar dışarı çıktıklarını ve Yalova merkezdeki Star AVM'ye Tuğyan'ın çocuğu için bakıcı görüşmesine gittiklerini anlattı. Ancak görüştükleri yabancı uyruklu kişinin kimliğini hatırlamadığını söyledi.
Telefon Tamiri Ve Çınarcık'a Dönüş
Star AVM'de Tuğyan'ın telefonunda bir sorun olduğunu belirten Sultan Nur Ulu, Tuğyan'ın tek başına bir telefoncuya gittiğini, kendisinin ise kafede beklediğini dile getirdi. İlk denemede başarılı olamayınca başka bir telefoncuya gittiklerini ve Tuğyan'ın telefonunu orada tamir ettirebildiğini aktardı. Ardından ikilinin tekrar Çınarcık'a geçtiğini ve bu süreçte Güllü'nün kiraladığı aracı Tuğyan'ın kullandığını vurguladı. Çınarcık'taki eve vardıklarında saatin yaklaşık 18:00 olduğunu, Güllü'nün evde olduğunu ve hep birlikte bakıcı görüşmesi hakkında sohbet ettiklerini belirtti. Sohbetin ardından Güllü'nün kendilerine yemek siparişi verdiğini, net hatırlamamakla birlikte yemekten önce ya da sonra Güllü'nün duşa girdiğini sözlerine ekledi. Duştan çıktıktan sonra üçünün birlikte film izlemeye karar verdiklerini ifade etti.
Film İzlerken Yaşanan Tartışma Ve Sonrası
Film izledikleri sırada Tuğyan'ın sevgilisi ve imam nikahlı eşi Kervan ile telefonla konuşmak için odasına sık sık gidip geldiğini belirten tanık, Güllü'nün bu durumdan rahatsız olması üzerine filmi kapattıklarını söyledi. Sultan Nur Ulu, Güllü'nün Kervan ile doğrudan bir problemi olmadığını ancak kendisini pek sevmediğini, bu nedenle Tuğyan ile arasında daha önce büyük bir sorun yaşandığına şahit olmadığını ifade etti.
Kritik Anlar: Odada Yaşananlar
Filmi kapattıktan sonra Güllü ve Sultan'ın müzik açtıklarını, Tuğyan'ın da yanlarında olduğunu anlattı. Üçünün müzik eşliğinde eğlenceli vakit geçirmesinin ardından Tuğyan ile kendisinin odaya geçtiklerini ve orada vakit geçirdiklerini aktardı. Odada dans ettikleri sırada Tuğyan'ın "Malkata" isimli müziği açmasını istediğini belirtti. Müziği açtıktan kısa bir süre sonra Güllü'nün yanlarına gelerek onlarla dans etmeye başladığını ve Sultan'a "Malkata"yı nasıl oynayacağını göstermeye çalıştığını söyledi. Bu esnada yüzündeki yara izi ve dikişlere bakmak için aynaya döndüğünü ifade eden Sultan Nur Ulu, sol alın tarafında dikiş izlerinin olduğunu da belirtti.
Aynaya odaklandığı sırada Tuğyan ile annesinin oynamaya ve şakalaşmaya devam ettiklerini aktaran tanık, odanın kapısının olduğu tarafta oynadıklarını dile getirdi. Güllü'nün, Sultan'ın arkasından, Tuğyan ile yatağın arasından geçerek camın olduğu tarafa doğru ilerlediğini anlattı. "Ben o sırada aynada flaş açık bir şekilde yüzümdeki yara izine bakıyordum. Dikkatim tam olarak onlarda değildi" diyen Sultan, ilk aynaya döndüğü sırada Tuğyan ile annesi arasında bir diyalog geçtiğini, bu diyalogların kendisine ses kayıtlarında dinletilen konuşmalar olduğunu belirtti. Daha sonra aralarında başka bir konuşma geçmediğini ifade etti.
Kafasını onların olduğu tarafa çevirdiğinde, "Gül Anne’nin yüzünün camdan dışarıya doğru dönük hafif camdan dışarı bakar gibi eğilmiş bir şekilde olduğunu gördüm. Tuğyan arkasından annesinin kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak hafif kendisini yukarıya doğru çektiğini gördüm" şeklinde kritik beyanlarda bulundu. Tuğyan'ın annesini bu şekilde çektikten hemen sonra Güllü'nün düştüğünü ve bu anı gördüğünü vurguladı. Güllü'nün düştüğü sırada "hadi görüşürüz" veya "bay bay" şeklinde herhangi bir söz duymadığını, duyduysa bile şu an hatırlamadığını ekledi.
Olay Sonrası İlk Anlar Ve Hastane Süreci
Güllü'nün düşmesinin ardından Tuğyan'ın "koş" diye bağırarak aşağıya indiğini, kendisinin de peşinden gittiğini anlatan Sultan Nur Ulu, Tuğyan'ın büyük tepkiler vererek çığlık attığını, kendisinin ise olayın şokuyla tepki veremediğini belirtti. Daha sonra hastaneye götürüldüklerini, Tuğyan'ın başka bir hastaneye sevk edileceği sırada kendisine "o da gelecek" demesi üzerine aynı ambulansla gittiklerini ifade etti. İlk hastanede tedavi gördüğünü söyledi.
Hastaneye gittiklerinde Kervan'ın onları beklediğini, hastaneden çıktıktan sonra Kervan'ın evine giderek Tuğyan'ın üstünü değiştirdiğini ve tekrar hastaneye döndüklerini dile getirdi. Hastanede Güllü'nün ölüm haberini alan Tuğyan'ın şok yaşadığını aktardı. Hastanedeki işleri bittikten sonra Tuğyan, dayısı Raşit, yengesi, onların oğlu, Kervan, kendisi ve Kervan'ın şoförü ile birlikte Kervan'ın Çınarcık'taki evine gittiklerini belirtti. Bu süreçte Tuğyan ile arasında yalnız kalmadıkları için herhangi bir muhabbet geçmediğini, ayrıca kendisinin hala olayın etkisi altında olduğunu söyledi.
Yakın Çevreden Gelen Uyarılar Ve Tehditler
Yaklaşık yarım saat sonra aynı kişilerle Güllü'nün Çınarcık'taki evine gittiklerini, Tuğyan'ın kardeşi Tuğberk'in de orada olduğunu ifade etti. Evdeyken Hülya Abla'nın yanlarına geldiğini ve kendisine "gel seni bana götüreyim" dediğini, bunun üzerine onunla birlikte Hülya Abla'nın evine gittiğini anlattı. Hülya Abla'nın, Güllü'nün öldürüldüğünden emin bir şekilde kendisine yönelik "eğer böyle bir durum varsa, ki bence var, dikkat et kendine, o Güllü’nün kızı" şeklinde uyardığını aktardı. Güçlü bir aile olmaları nedeniyle korktuğu için Güllü'nün ölümüyle ilgili şahit olduğu durumu Hülya Abla dahil kimseye anlatamadığını belirtti.
Ertesi gün cenaze sonrası yeni tanıştığı Bircan Abla'nın da kendisine "bak kızım sen Tuğyan’ı tanımıyorsun, ben ne olduğunu bilmiyorum, bunu Tuğyan’ın yapmış olabileceğini düşünüyorum, kendine çok dikkat et" dediğini söyledi. İnsanların kendisine ne olduğunu sorduğunu ancak kimseye bir şey anlatmadığını ekledi.
Sultan Nur Ulu, Tuğyan ile yalnız kaldıkları bir anda Tuğyan'ın kendisine dönerek, "ben yanarsam ikimiz de yanarız" dediğini büyük bir ciddiyetle ifade etti. Bu sözlerin, annesini ittiğini gördüğü için Tuğyan tarafından söylendiğini düşündüğünü, çünkü kendisi tepki verdikten sonra Tuğyan'ın kendisine bakarak "koş" dediğini belirtti. Akşam tekrar Hülya Abla'nın yanına gittiğinde Bircan Abla'nın da geldiğini ve kendisine "Ben Tuğyan’la konuştum. Böyle bir şey olursa senin üstüne suç atacağını bir dakika bile düşünmeyecek" dediğini aktardı. Bu durumun Tuğyan'ın olayın başına gelme ihtimaline karşı Bircan Abla'ya anlattıkları olduğunu düşündüğünü ve bu duyumlar üzerine iyice korkmaya başladığını dile getirdi. Bu olaylardan sonra Tuğyan'la birlikte kalmasının ve İstanbul'a gidip gelmesinin tek nedeninin, Tuğyan'a tavır alması durumunda suçlamayı üzerine atmasından duyduğu korku olduğunu vurguladı.
Motivasyon İddiaları Ve Reddedilen İfadeler
Tuğyan ile annesi arasında büyük bir tartışmaya şahit olmadığını belirten Sultan Nur Ulu, Tuğyan'ın annesine yönelik "öldüreceğim onu" tarzı mesajlarını ve söylemlerini medyadan öğrendiğini ifade etti. Tuğyan'ın annesine karşı her anne-kız arasında olabilecek küçük serzenişlerde bulunduğunu, ancak bu denli büyük bir olaydan daha önce hiç bahsetmediğini söyledi.
Babası Arif Ulu'nun dosyada yer alan beyanlarını alkollü olduğu bir gün kendisine söylediğini, ancak neden söylediğini bilmediğini, zira kendisine olayın gerçeğini hiç anlatmadığını aktardı. Babasının bu beyanları, aralarında geçen bir tartışma sebebiyle söylemiş olabileceğini düşündüğünü belirtti. Tuğyan ile Güllü'yü öldürmek için hiçbir zaman plan yapmadıklarını ve Tuğyan'ın da böyle bir plan yaptığına şahit olmadığını kesin bir dille ifade etti.
Tuğyan'ın annesini öldürmesinin nedeninin, küçüklüğünden bu yana gelen kırgınlıklar ve annesi Güllü'nün yaşam biçimi olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Bu bilgileri, olayın ardından Tuğyan'ın kendisine anlattıklarından edindiğini, annesinin geçmişte narkotik bağlantısının olması ve eşcinsel ilişkilerinin bulunması gibi detayları Tuğyan'dan duyduğunu söyledi. Olayın gerçekleştiği gün her şeyin normal olduğunu, bir anda ne olduysa olduğunu ve asıl korkma nedeninin de bu ani gelişme olduğunu vurguladı. Tuğyan'ın uyuşturucu kullandığını hiç görmediğini ancak çok eskiden kullandığını duyduğunu ekledi. Annesi Güllü ile Tuğyan arasında uyuşturucu, para veya sevgilisi Kervan'dan kaynaklı büyük bir tartışmaya hiçbir zaman şahit olmadığını, bunun sebebinin ise kendisi olduğunu, zira böyle bir ortamda bulunmayacağını ve Tuğyan'ın da bunu bildiği için böyle bir durum yaşanmadığını savundu.
11 Aralık 2025 tarihinden önce vermiş olduğu beyanlardaki çelişkili hususları kabul etmediğini ve şu an huzurda söylediklerinin doğru olduğunu belirtti.
Yurtdışına Kaçış Teklifi Ve Serbest Kalma Talebi
Tuğyan'ın eski arkadaşı Serhat Cevher'in İstanbul'da bulundukları bir zamanda Tuğyan'a yönelik olarak "Yurtdışına git, oradan süreci takip et, ben insan kaçakçısıyım, seni de götürürüm" dediğini, kendisine de "sen de onunla birlikte git" teklifinde bulunduğunu aktardı. Serhat'ın neden böyle bir teklifte bulunduğunu bilmediğini ancak Tuğyan'ın ona olayı anlattığını düşünmediğini, zira Serhat'ın kendisine "Tuğyan mı yaptı, daha önce bana da söylemişti" dediğini belirtti. Serhat'ı ilk kez gördüğü için olayla ilgili herhangi bir şey söylemediğini ekledi.
Gözaltına alındıkları gün İstanbul'da bulunma nedenlerinin yurtdışına kaçmakla herhangi bir ilgisi olmadığını kesin bir dille ifade etti. Bugün doğruları anlattıktan sonra vicdanen rahatladığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ve bu nedenlerle hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmadan serbest bırakılmayı talep ettiğini dile getirerek ifadesini tamamladı.