Gürsel Tekin CHP İstanbul Kongresi Tartışmalarında Mühür Kimdeyse Süleyman Odur Dedi

MAHKEME kararıyla CHP İstanbul İl Başkanlığı’na atanan Gürsel Tekin dün düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı'ndaki süregelen tartışmalar ve hukuki süreç, partinin önde gelen isimlerinden Gürsel Tekin'in açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tekin, il başkanlığı seçimi sonrası ortaya çıkan gerilimi, geçici kurulun atanma sürecini ve partinin kurumsal kimliğine yönelik hassasiyetlerini detaylı bir biçimde paylaştı.


Parti İçi Çatışma Ve Geçici Kurulun Oluşumu


Gürsel Tekin, kendisinin ve çalışma arkadaşlarının CHP gelenekleri içinde yoğrulmuş kişiler olduğunu vurgulayarak, parti içi meselelerin genellikle kamuoyu önüne taşınmadan çözüldüğünü ifade etti. Ancak mevcut durumun olağan seyrin dışına çıktığını belirtti. İl Kongresi sonrası gelişen olaylarda, Özgür Çelik'e oy veren 46 CHP delegesinin dava açtığını ve bu davanın sonucunda bir tedbir kararıyla geçici kurul olarak atandıklarını açıkladı. Tekin, bu süreçte maruz kaldıkları "psikolojik baskıyı" anlamaya çalıştıklarını ve hatta "Acaba bıraksak mı?" diye düşündüklerini dile getirdi. Ancak bu kararın, "2'nci Baro'ya geçer" endişesiyle alınmadığını, partinin daha büyük bir krize sürüklenmesini engellemek amacıyla direnç gösterdiklerini sözlerine ekledi.


Tekin, açıklamalarında sert ifadeler de kullanarak, "Aziz İhsan Aktaş’ın suç ortaklarını bile ekrana çıkarıp, üç arkadaş bize ‘namussuz’ diyebilecek kadar namussuzlaştıklarını gördük" şeklindeki iddiaları gündeme getirdi. Olayların hiçbir aşamasında delege olarak yer almadıklarını, oy kullanmadıklarını belirten Tekin, "Partimize yangın düşmüş. Biz yangını söndürmek için çaba sarf ederken, sözde parti yöneticileri ekranlarda hiçbir yerde kullanmayacakları cümleleri bize kullandılar. Büyük bir suç ortaklığıyla karşı karşıya olduğumuzu gördük" ifadeleriyle bazı parti yöneticilerine yönelik eleştirilerde bulundu. Tekin, tüm bu süreçte dirençli kaldıklarını ve hiçbir arkadaşlarının boyun eğmediğini, yumuşak tavırlarının tek nedeninin ise CHP'nin kurumsal kimliğini zedelememek olduğunu özellikle vurguladı.


YSK'nın Rolü Ve Mazbata Tartışması


Kamuoyunun kafasını karıştıran bir diğer konunun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) açıklaması olduğunu belirten Gürsel Tekin, YSK'nın "Seçim yapabilirsiniz" yönündeki beyanına açıklık getirdi. Tekin, "YSK bir mahkeme değil. Bir karar organı değil" diyerek, YSK'nın seçim yapma izni veren bir kurum olduğunu ancak hukuki karar mercii olmadığını vurguladı. Sarıyer Seçim Kurulu'nun kendilerine seçim yapma izni verdiğini ve aynı kurulun karar defterini teslim ederek "Karar alabilirsiniz" dediğini aktardı. Gazetecilerin, mazbatanın Özgür Çelik'te olduğunu hatırlatması üzerine ise Tekin, konunun esaslı bir değerlendirmesini yaptı ve şu çarpıcı ifadeyi kullandı: "O mazbatayla siz karar alabiliyor musunuz? Alamıyorsanız bir geçerliliği yok. Yani günün sonunda, Alevi deyimi var ya, 'Mühür kimdeyse Süleyman odur.'" Bu sözler, il başkanlığının fiili yetkisinin kimde olduğu sorusuna Tekin'in bakış açısını net bir şekilde ortaya koydu.


Üyeliklerin Askıya Alınması Yetkisi Ve Genel Merkezin Konumu


İstanbul İl Başkanlığı olarak iddianamede adı geçen kişilerin parti üyeliklerini askıya alma yetkilerinin olup olmadığı sorusu da Gürsel Tekin'e yöneltildi. Tekin, bu konuda yetki sınırlarını açıklayarak, "Biz kararı alırız. Alacağımız kararı genel merkeze göndermek zorundayız. Takdir genel merkezimizindir" yanıtını verdi. Bu durum, geçici kurulun alacağı kararların nihai onay mercii olarak parti genel merkezini işaret ettiğini gösterdi.


Sarıyer İl Başkanlığı Binasındaki Şüpheli Olay


CHP Sarıyer İl Başkanlığı binasında, 'Çağrı Heyeti'nde yer alan Zeki Şen tarafından kullanılan odada "dışkı bulunduğu" iddiaları da Gürsel Tekin'e soruldu. Tekin, bu olayın şu anda soruşturma safhasında olduğunu ve soruşturma tamamlandıktan sonra daha detaylı bilgileri kamuoyuyla paylaşacağını belirtti. Binadaki güvenlik kameralarının bulunduğunu ve giriş çıkışların tespit edilebileceğini ifade eden Tekin, "Ama ana kapıdan girilmemiş. Daha çok yangın merdivenlerinin olduğu kapılarda giriş olmuş" şeklinde bilgi vererek, olayın şüpheli boyutuna dikkat çekti. Bu açıklamalar, parti içinde yaşanan gerilimin sadece siyasi değil, fiziki olaylara da yansıdığına işaret etti.