Eski Eş Cinayeti Davasında Hastane Yönetiminin İzin Reddi Ortaya Çıktı
Kahramanmaraş’ta boşandığı Eser Karaca’yı (42) kendisi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı gün, çalıştığı özel hastanede pompalı tüfekle öldüren Atilla...
Kahramanmaraş'ta yaşanan ve tüm Türkiye'yi sarsan eski eş cinayetine ilişkin davanın ilk duruşması gerçekleştirildi. Olayın detayları gün yüzüne çıkarken maktulün avukatı aracılığıyla yapılan açıklamalar cinayetin ardındaki ihmalleri ve planlı kasıt iddialarını güçlendirdi. Özellikle cinayet kurbanı Eser Karaca'nın saldırıdan kısa süre önce hastane yönetiminden talep ettiği iznin reddedilmesi davanın seyrinde kritik bir nokta olarak öne çıktı.
Feci Olayın Detayları
Feci olay 21 Mayıs tarihinde Yamaçtepe Mahallesi'nde bulunan özel bir hastanede meydana geldi. Atilla Ayıntaplı dikkat çekmemek amacıyla bir poşete gizlediği pompalı tüfekle hastaneye gelerek eski eşi Eser Karaca'nın çalışma odasına girdi. Odada Karaca ve Ayıntaplı arasında hararetli bir tartışma patlak verdi. Bu sırada Karaca'nın arkadaşı Ç.A. odaya dahil oldu. Ayıntaplı'nın Ç.A.'dan odayı terk etmesini istemesine rağmen olumsuz yanıt alması üzerine "İkinizi de öldüreceğim" şeklinde tehditler savurduğu iddia edildi.
Eser Karaca ve Ç.A. odadan çıkarak kaçmaya çalışırken Atilla Ayıntaplı poşetten çıkardığı pompalı tüfeğiyle Karaca'nın peşine düştü. Hastanenin güvenlik kameralarına da yansıyan bu tüyler ürperten anlarda Ayıntaplı Eser Karaca'ya art arda 3 el ateş ederek onu hayattan kopardı ve olay yerinden kaçtı. Yapılan araştırmalarda Eser Karaca'nın daha önce şüpheli Atilla Ayıntaplı hakkında 3 kez uzaklaştırma kararı aldırdığı tespit edildi. Cinayet günü ise Karaca hakkında 4'üncü kez uzaklaştırma kararının çıktığı ve bu kararın sanığa tebliğ edilemeden olayın yaşandığı belirlendi. Atilla Ayıntaplı kısa sürede yakalanarak tutuklandı.
Yasal Süreç Başladı
Soruşturma sonunda Atilla Ayıntaplı hakkında ‘Boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Ç.A.'yı tehdit ettiği için ise ‘Silahla tehdit’ suçundan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle Kahramanmaraş 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın ilk duruşması bugün görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Atilla Ayıntaplı çiftin kızı Sıla Ayıntaplı Eser Karaca'nın babası Mustafa Karaca kardeşi Sefa Karaca sanık ve müşteki avukatları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Kahramanmaraş Barosu Kadın Hakları Komisyonu avukatları katılım sağladı.
Sanığın Savunması Ve Tehdit İddiaları
Atilla Ayıntaplı mahkemedeki savunmasında soruşturma aşamasında detaylı bir ifade verdiğini ve bu ifadeye ekleyecek bir şey olmadığını belirtti. Yaptığından pişmanlık duyduğunu ifade eden Ayıntaplı beraatini talep etti.
Daha sonra olay günü Eser Karaca'nın odasında bulunan tanık Ç.A.'nın ifadesine başvuruldu. Ç.A. sanıktan şikayetçi olmadığını belirterek şunları aktardı: "Ben odaya girdiğimde arkadaşım bana mesaj atınca dışarı çıkıp diğer arkadaşlara ‘Atilla burada güvenliğe haber verin’ dedim. Tekrar odaya döndüm. Eser ‘Atilla çıkar mısın’ diyordu Atilla ise ‘Çıkmayacağım’ diye karşılık veriyordu. Sonra Atilla bana dönerek ‘Sen çık’ dedi. Ben de çıkmayacağımı söyleyince kapıyı kapatıp “O zaman ikinizi de öldürürüm” tehdidini savurdu ve odada boğuşmaya başladık. Daha sonra kapıyı açıp dışarı kaçtık. Eser ile ben farklı yönlere gittiğimiz için cinayet anını göremedim."
Ç.A.'nın bu ifadesi üzerine Atilla Ayıntaplı mahkeme başkanından savunmasına ekleme yapmak için izin istedi ve tehdit iddialarını reddetti. Cinayetten Ç.A.'yı sorumlu tutan Ayıntaplı "Benim Ç.A.'ya karşı ‘öldürürüm’ şeklinde bir tehdidim olmadı. Ç.A.'yı önceden tanırım aramızda bir husumet yoktur. Kamera kayıtlarına da bakarsanız odaya girip 5 saniye durup geri çıkıyor arkasından tekrar odaya girip kapıyı kapatarak maktulün yanına geçiyor. Bu esnada hiçbir konuşmaya da şahit değildir. Kendisine ‘Odadan çık konuşacaklarım var’ dedim. Kendisi de ‘Çıkmam Eser’in korumalığını yapıyorum’ dedi. Bu kadın odaya girmeseydi bu olay kesinlikle çıkmayacaktı" ifadelerini kullandı.
Maktul Yakınlarının Talepleri
Çiftin kızı Sıla Ayıntaplı annesinin öldürüldüğünü telefonla öğrendiğini belirterek "Olay günü Ç.A. annemin telefonuyla beni arayıp ‘Annen vuruldu’ dedi. Şikayetçiyim ve sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum" şeklinde konuştu. Eser Karaca'nın babası Mustafa Karaca ve kardeşi Sefa Karaca da cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini vurgulayarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Avukat Mahmut El'den Kritik Açıklamalar: Hastane Yönetimi Mercek Altında
Sıla Ayıntaplı'nın avukatı Mahmut El Eser Karaca'nın ölmeden önce vekalet verdiği son avukat olduğunu ve cinayetten sadece bir gün önce Karaca'nın ofisine gelerek Atilla Ayıntaplı'dan defalarca ölüm tehdidi aldığını sürekli takip edildiğini ve koruma kararı aldırmak istediğini söylediğini aktardı. Avukat El sözlerini şöyle sürdürdü:
"Olay günü koruma kararı çıkarttırdık ancak bu karar sanığa tebliğ edilemeden Eser Karaca vahşice öldürüldü. Bu olay ani bir öfkeyle değil sistematik bir şekilde devam eden tehdit süreci sonunda gerçekleşmiştir. Sanık Eser’in çalıştığı hastaneden hasta olmadığı halde defalarca randevu almış çalıştığı hastanedeki diğer personelle sürekli iletişime geçmiş onları tehdit etmiş ve cinayet göz göre göre gelmiştir. Sanık o gün de randevu alıyor Eser korkup beni arıyor ben de ‘Git izin al bugün çalışma’ diyorum. Ancak hastane yönetimi Eser Karaca'nın can güvenliği endişesini göz ardı ederek 'Burada kalabalık burası hastane. Seni burada ulu orta yerde bu kadar insanın içerisinde öldürecek hali yok' şeklinde bir cevapla izin talebini reddetmiştir. Ve aynı gün o kadar insanın içinde ulu orta yerde vahşice öldürüldü. Sanık silahı gizleyerek geliyor. Kamera kayıtları da sanığın maktule birden fazla ateş ettiğini net bir şekilde göstermektedir. Tüm bu hususlar sanığın eylemini önceden planladığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle sanığa verilecek cezada herhangi bir indirim yapılmamasını talep ediyoruz."
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Kahramanmaraş Barosu Kadın Hakları Komisyonu avukatları da sanığa verilecek cezada iyi hal indirimi uygulanmamasını talep ettiler.
Sanık Avukatının Savunması: Haksız Tahrik İddiası
Sanık avukatı ise müvekkili Atilla Ayıntaplı'nın önceki işlerinden dolayı hakkında icra takipleri bulunduğunu bu nedenle iş yeri açamadığını ve Ankara'da bir büfe açmaya karar verdiğini belirtti. İcralar nedeniyle büfeyi Eser Karaca'nın üzerine açmak için anlaşmalı olarak resmiyette boşandıklarını boşanmanın ardından büfenin Eser'in üzerine açıldığını ve pos cihazlarından çekilen paraların günlük olarak Karaca'nın banka hesabına aktarıldığını ileri sürdü. Avukat ayrıca resmen boşanmış olmalarına rağmen çiftin fiili birlikteliklerinin devam ettiğini daha sonra Eser Karaca'nın ‘Biz artık boşandık’ demeye başladığını bir süre sonra da telefonunu Ayıntaplı’dan sakladığını tuvalete girerken dahi telefonu yanına aldığını bunun da müvekkilinde aldatma şüphesini doğurduğunu savundu. Bunun dışında 18 yaşından küçük olan oğlunu göstermemeye başladığını da ifade ederek bu durumların haksız tahrik olarak kabul edilmesini ve cezada indirim yapılmasını talep etti.
Savcılık Mütalaası Ve Duruşmanın Seyri
Cumhuriyet savcısı duruşma sonunda esas hakkındaki mütalaasını sunarak Atilla Ayıntaplı’nın ‘Boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve hastane çalışanı Ç.A.’yı tehdit etmesinden dolayı da ‘Silahla tehdit’ suçundan 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Savcı ayrıca hüküm verilirken hiçbir şekilde iyi hal indirimi yapılmamasını talep etti. Mahkeme heyeti taraflara mütalaaya karşı savunma yapmaları için süre vererek davayı 10 Ekim tarihine erteledi.