Bakan Şimşek Enflasyonun Düşüşünü Sürdüreceklerini Ve Tek Haneli Hedefini Duyurdu

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kasım itibarıyla enflasyonu yüzde 31 civarına indirdiklerini ve yılın da muhtemelen bu düzeyde bitirileceğini belirterek, "Enflasyon düşüyor, düşmeye devam edecek" dedi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Kongre Merkezi'nde "İnsan 5.0-İnsanlık için Gelecek" temasıyla düzenlenen Halkbank Gençİz'25 Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, ülkenin ekonomik gidişatına dair kapsamlı değerlendirmeler yaparak, enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerlemeyi ve gelecek dönem hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Konuşmasında, Türkiye ekonomisinin küresel değişim ve dönüşüm sürecindeki konumuna, uygulanan dezenflasyon programının detaylarına ve kamu maliyesindeki reformlara dikkat çekti.


Kişisel Deneyimlerden Küresel Vizyona

Bakan Şimşek, konuşmasına kendi hayat hikayesinden örnekler vererek başladı. Dokuz çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak dünyaya geldiğini, anne ve babasının okuryazar olmadığını ve Türkçeyi 7 yaşında okula başlayarak öğrendiğini aktardı. İlkokula beş sınıfın bir arada eğitim gördüğü bir okulda başladığını, o dönemdeki sınırlı imkanları vurgulayarak günümüz gençlerinin büyük fırsatlara sahip olduğunu dile getirdi. Şimşek, günümüz dünyasının olağanüstü bir değişim ve dönüşüm yaşadığını belirterek, özellikle yapay zekanın etkisiyle tüm alanlarda tektonik hareketlerin yaşanacağını ifade etti. Yapay zekanın önceki sanayi devrimlerine kıyasla bin kat daha büyük bir etki yaratma potansiyeli taşıdığını ve bunun dünya ekonomisi için muazzam bir verimlilik potansiyeli sunduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'nin de son yıllarda büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu sürecin kararlılıkla devam ettiğini kaydetti.


Ekonomik Öncelikler Ve Dezenflasyon Programı

Bakan Şimşek, hükümetin temel ekonomik önceliklerini vurgulayarak, "Bizim en temel önceliğimiz enflasyonu tek haneye düşürmek. Biz buna fiyat istikrarı diyoruz. Mali disiplin dediğimiz şey, bütçe dengesini yönetip, kamu harcamalarında tasarrufla kaynakları üretken alanlara aktarmak anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir cari açık oranını yakalamak, sanayide katma değer zincirinde yukarı çıkmak, teknoloji ve bilgi yoğun ürün ve hizmet üretmek, yeşil dönüşümle Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak, dijital dönüşümü sağlamak ve üretken altyapı yatırımları yapmak gibi hedeflere değindi. Bu hedeflerin nihai amacının, tüm dünyada olduğu gibi yüksek, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme sağlamak olduğunu belirtti.


Orta Vadeli Programda Üç Aşama Ve Gelecek Hedefler

Orta Vadeli Program'ın (OVP) üç evresinden bahseden Bakan Şimşek, ilk evrede makro risklerin yönetimi, kural bazlı piyasa ekonomisi anlayışının benimsenmesi, enflasyonun kontrol altına alınması ve deprem felaketinin yaralarının sarılması gibi önemli konulara odaklandıklarını anlattı. Deprem sonrası bugüne kadar 90 milyar Dolar harcama yapıldığını aktardı. Şimşek, birinci evrenin geçen sene başarıyla tamamlandığını, ikinci evrenin ise sona ermek üzere olduğunu belirtti. İkinci evrede enflasyonun düşmeye başladığını, deprem yaraları sarılırken mali disiplinin tesis edildiğini, cari açığın önemli ölçüde azaldığını, Kur Korumalı Mevduat (KKM) mekanizmasından çıkışın gerçekleştirildiğini ve rezerv birikiminin sağlandığını dile getirdi.

Bakan Şimşek, gelecek seneden itibaren üçüncü evreye geçileceğini duyurarak, bu evreyi "kazanımların pekiştirildiği, tek haneli enflasyonun başarıldığı, bütçe açığının kalıcı olarak milli gelire oranla Maastricht kriterinin tutturulduğu, cari açığın artık sorun olmaktan çıkıp milli gelire oranla yüzde 1'in altına düştüğü ama en önemlisi verimlilik ve rekabet gücünü artırmak için reformların hızlandığı dönem" olarak tanımladı.


Enflasyonla Mücadelede Sayısal Hedefler

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, enflasyonla mücadeledeki kararlılıklarını ve sayısal hedeflerini detaylandırdı. Enflasyonun düşüş eğilimini sürdürdüğünü kaydederek, "2022 yılını yaklaşık yüzde 64 seviyelerinde, 2023 yılını ise yüzde 64-65 aralığında tamamlamıştık. Hükümetin kararlı adımları sonucunda, geçen yılın belirli bir döneminde kaydedilen yüzde 44'lük seviyelerden bu yana, Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyonu yaklaşık yüzde 31 seviyesine düşürdük. Bu seneyi muhtemelen bu civarda bitireceğiz ama gelecek sene hedefimiz bunu yüzde 20'nin altına çekmek. Bir sonraki sene de tek haneye düşürmek" şeklinde konuştu.

Enflasyonun düşmesinin her kesim için büyük önem taşıdığını vurgulayan Şimşek, enflasyonun gelir dağılımındaki bozulmayı da durduracağını, bu sebeple enflasyonu düşürmenin en büyük öncelikleri olduğunu ifade etti. Kasım ayında yıllık enflasyonun yüzde 31 olarak gerçekleştiğini, temel mallarda enflasyonun yüzde 20'nin altına inerek yaklaşık yüzde 18 seviyesinde olduğunu, gıda enflasyonunun ise yüzde 27 civarında bulunduğunu belirtti. Manşet enflasyonun yüzde 31 olmasının temel nedeninin kira, eğitim gibi hizmet enflasyonlarının hala yüksek seyretmesi olduğunu açıkladı. Bu yüksek hizmet enflasyonunu düşürmek amacıyla hem deprem bölgesinin yeniden inşa edildiğini hem de sosyal konut projelerinin hızlandırıldığını sözlerine ekledi. Eğitim ücretlerinde de düşüşün sürdüğünü ifade eden Bakan Şimşek, özetle enflasyonun düşmeye devam edeceğini ve Türkiye'nin bu sayede çok daha güçlü bir ekonomiye sahip olacağını belirtti.


Kamu Maliyesi Ve Tasarruf Tedbirleri

Bakan Şimşek, yatırımları, istihdamı ve üretimi artırmak için hayata geçirdikleri vergi istisnalarından, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleden ve kamu maliyesine yönelik hazırladıkları reformlardan bahsetti. Türkiye'nin kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 25 düzeyinde olduğunu, bu oranın benzer ülkelerdeki yüzde 242 ve dünya ortalamasındaki yüzde 324 seviyelerinin oldukça altında olduğunu vurguladı. Kamuda taşıtlar, binalar, haberleşme, seyahat, enerji, kırtasiye ve demirbaş gibi giderleri kontrol altına alan tasarruf genelgesinin etkilerine değinerek, bu harcamaların bütçeye oranının 10 yıllık ortalama olan yüzde 4,6'dan geçen sene yüzde 3,1'e indirildiğini, bu sene ise muhtemelen yüzde 3 veya daha da altında gerçekleşeceğini bildirdi. "Gerçekten bir tasarruf çabası var ve sonuç alıyoruz" diyerek kamu harcamalarındaki disiplinin altını çizdi.

Kamu maliyesi alanındaki reformlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, gelecek seneden itibaren belli bir gelir düzeyinin altında olan ailelere pilot proje olarak bir destek programı sunacaklarını, bu programın 2027'den itibaren Türkiye çapında uygulanmaya başlanacağını belirtti. Son olarak, maliye politikasında ve maliye alanında şeffaflığı ve hesap verilebilirliği artırmayı hedeflediklerini ifade etti.


Cari Açıkta Yapısal Dönüşüm Ve Risk Primindeki İyileşme

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin hizmet ihracatında yakaladığı ivmeden, sanayide sağladığı dönüşümden, yurt içi petrol ve doğal gaz üretimindeki artıştan bahsederek, cari açığın azalma trendine girdiğini açıkladı. Altın ithalatı dışarıda bırakıldığında Türkiye'de neredeyse cari açık kalmadığını belirten Şimşek, Osmanlı'nın son 100 yılına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk 100 yılına bakıldığında en büyük darboğazın döviz darboğazı ve cari açıkla ilişkili olduğunu hatırlattı. Bu sorunu "ilk defa yapısal olarak aşma noktasında" olduklarını vurguladı.

Merkez Bankası net rezervlerinin program başlangıcından bu yana 118 milyar Dolar arttığını bildiren Bakan Şimşek, Kur Korumalı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesapları'nın (KKM) bakiyesini 143 milyar Dolar azalttıklarını belirtti. Bu gelişmelerle Türkiye'nin bilançosunda en az çeyrek trilyon Doların üzerinde bir iyileşme kaydedildiğini, 143 milyar Dolarlık devletin koşullu yükümlülüğünden çıktıklarını ve "Türkiye'nin risk priminin 7,5 yılın en iyi seviyesine geldiğini" ifade etti. Şimşek, Türkiye'nin kredi notunun en az iki, bazı kuruluşlar tarafından ise üç kademe artırıldığını ve yatırım yapılabilir kategoriye doğru hızla ilerlemeye devam edeceklerini söyledi.


Türkiye Ekonomisinin Büyüme Dinamikleri Ve Küresel Konumu

Bakan Şimşek, Türkiye'nin son 23 yıldaki reel büyüme oranlarını değerlendirerek, bu alanda birçok ülkeyi geride bıraktığını kaydetti. 2002 yılını 100'e eşitlediklerinde, sabit fiyatlarla reel olarak Türkiye'nin milli gelirinin 312'ye çıktığını, benzer ülkelerin 298'e, Çin ve Hindistan hariç benzer ülkelerin 221'e çıktığını, dünya ortalamasının 213'e, Avrupa Birliği'nin ise 138'e çıktığını belirtti. Bu veriler ışığında AB ile aranın kapatıldığını vurgulayan Şimşek, Türkiye'nin milli gelirinin Dolar bazında 238 milyar Dolardan bu yıl yaklaşık olarak 1,6 trilyon Dolara ulaşacağını açıkladı.

Türkiye'nin küresel ticaretten aldığı payın yükseldiğini, sanayi üretiminin Kovid-19 öncesi seviyelerin üzerine çıktığını ve hizmet ihracatında başarılı bir ivme yakalandığını dile getirdi. Mal ihracatında ABD'nin gümrük tarifelerini artırmasının küresel bir panik yaratmasına rağmen, bu durumun Türkiye'ye avantajlar sunduğunu ifade etti. Şimşek, "Türkiye'nin ihracatının yüzde 62'si kural bazlı serbest ticaret anlaşmalarımızın olduğu ülkelere gidiyor. Yüzde 80-85'i de yakın coğrafyaya, dost ve yakın olduğumuz coğrafyaya gidiyor. Türkiye tabii ki dış şoklara bağışık değil ama Türkiye, ticaretteki korumacılığa ve belirsizliğe karşı daha korunaklı, daha dirençli olacak. Bir de biz bölgesel entegrasyona çok önem veriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


Eğitimden Savunma Sanayisine Geniş Kapsamlı Gelişmeler

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin coğrafi konumunun ve üzerinde bulunduğu ulaştırma koridorlarının sunduğu stratejik avantajlara da değindi. Ülkenin toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 89 ile düşük bir seviyede bulunduğunu, bu oranın benzer ülkelerde yüzde 242, dünya genelinde ise yüzde 324 olduğunu hatırlattı. Bu durumun borçların azaldığı ve bütçenin düzeldiği anlamına geldiğini belirten Şimşek, imkanların artık daha çok üretken altyapıya, eğitim, sağlık, kalkınma ve verimliliği artıracak alanlara aktarıldığını vurguladı.

Türkiye'nin nitelikli insan kaynağındaki artışa ve eğitim kalitesindeki olumlu değişimlere işaret eden Şimşek, bütçedeki en yüksek kaynağın eğitime ayrıldığını, "Gençlerimize yatırım için her zaman eğitimi önceliyoruz. Eğitimde kalite hızlı bir şekilde artıyor" dedi. Özellikle matematik ve fen bilimlerindeki ilerlemeye dikkat çeken Şimşek, yurt kapasitelerinin artırıldığını, üniversite harçlarının AK Parti hükümeti tarafından kaldırıldığını ve 1,5 milyon gence karşılıksız burs verildiğini kaydetti.

Yapay zekaya hazırlık endeksinde iyi bir konumda olduklarını, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırdıklarını dile getiren Bakan Şimşek, turizm sektöründeki başarıyı da vurguladı. "Türkiye, turizmde dünyada çok önemli bir noktaya geldi. Bundan 20-25 yıl önce turizmde dünyada ilk 20'de değildik, şimdi ilk 5'teyiz. Üçüncü çeyrek itibarıyla yıllıklandırılmış turizm gelirimiz 64 milyar Dolar oldu. Bu muazzam bir başarı" dedi. Medikal turizmde de önemli bir potansiyel bulunduğunu, dünya genelinde dizi ihracatında ilk üçte yer aldıklarını ve video oyunları sektöründe de önemli bir noktada olduklarını belirtti.

Dünya savunma sanayisi harcamalarındaki artışa dikkat çeken Şimşek, Türkiye'nin bu alandaki yatırımlarının artık somut meyveler verdiğini ifade etti. "Savunma sanayisinde 230 ürünü 180 ülkeye sattık. 1400'e yakın proje var. 100 milyar Dolarlık projeler şu anda devam ediyor. Savunma sanayisinde geçen sene dünyanın en büyük 11. ihracatçısı olduk. İlk 10'a doğru gidiyoruz" bilgisini paylaştı.


Küresel Belirsizlikler Karşısında Türkiye'nin Avantajları

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türk müteahhitlerinin küresel alandaki faaliyetlerinden gururla bahsederek, Türkiye'nin istikrar ve refah hedeflediğini belirtti. Bölgede barış, refah ve istikrarın hakim olması durumunda en çok Türkiye'nin fayda sağlayacağını ifade etti. Zira dünya inşaat liginde, yani büyük inşaat firmaları sıralamasında Çin'den sonra ikinci sırada yer aldıklarını hatırlattı. "Biz dünyayı inşa etmek istiyoruz. Şu ana kadar 137 ülkede yaklaşık 550 milyar Dolarlık projeleri hayata geçirdik" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin belirsizlik ve gerginlik ortamında öneminin arttığını dile getiren Şimşek, Suriye'deki istikrarsızlığın sona erdiğini, Gazze'de ateşkes ilan edildiğini, Azerbaycan ve Ermenistan'ın barış anlaşması imzaladığını örnek gösterdi. Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmanın da ateşkesle son bulması ve bu yıkımın durması yönündeki umutlarını dile getirdi. Bakan Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Özetle, Türkiye'nin önü açık. Evet, dünyada hakikaten büyük belirsizlikler var ama Türkiye'nin muazzam avantajları var. Biz bu avantajları reformlarla ve sağlıklı makroekonomik politikalarla harekete geçireceğiz."