Edirne’de 70 Yaşındaki Kadın Düşen Yaprakları Doğal Gübreye Çeviriyor

Edirne'de yaşayan 70 yaşındaki kadın, 34 yıldır düşen yaprakları topluyor, bahçesinde doğal gübre üretiyor. Cemile Kayaoğlu, yaprakları kaçırmamak için zaman...


Edirne'de yaşayan 70 yaşındaki Cemile Kayaoğlu, her sonbahar mevsiminde sokaklara düşen yaprakları büyük bir titizlikle toplayarak, bahçesinde doğal ve verimli bir gübreye dönüştürme pratiğini otuz dört yıldır sürdürüyor. Bu çevre dostu yaklaşımı ve geleneksel yöntemlere olan bağlılığıyla Kayaoğlu, bölgede örnek teşkil eden bir yaşam biçimi sergiliyor.


Doğal Gübre Üretimi: Geleneksel Bir Pratik


Kayaoğlu, topladığı yaprakları yaklaşık 1 dönümlük bahçesinde kendi imkanlarıyla hazırladığı kompost alanına taşıyor. Burada, okul yıllarında edindiği bilgileri de kullanarak, yaprakları 60 santimetre derine gömüyor. Bu yöntemin zamanla yaprakları humuslu gübreye dönüştürdüğünü belirten Kayaoğlu, bu doğal gübrenin bahçesindeki ürünlerin verimini gözle görülür şekilde artırdığını ifade etti. "Topladığım yaprakları 60 santimetre derine gömüyorum. Zamanla humuslu gübre oluyor. Her sene bunu yapıyorum. Domates, soğan, marul, kabak, patates. Ne eksem hepsi çok güzel yetişiyor. Yapraklar benim için çok kıymetli," sözleriyle, uyguladığı yöntemin bahçesindeki başarısını vurguladı.


Bahçesinde Yıllarca Süren Emek Ve Dönüşüm


1989 yılında Bulgaristan'dan göç eden ve 1991 yılında Edirne'deki şimdiki 3 katlı evine yerleşen Cemile Kayaoğlu, bu alışkanlığının kökenlerinin çocukluk yıllarına, annesinin kendisine öğrettiği toprağa ve doğaya saygıya dayandığını aktardı. Otuz dört yıldır kesintisiz olarak devam eden bu emek yoğun süreç, onun hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.


Kayaoğlu, 1991'de aldıkları arazinin adeta bir çöplük görünümünde olduğunu, ancak yıllar içinde gösterdiği özen ve çaba sayesinde bu bölgeyi adeta bir gül bahçesine dönüştürdüğünü dile getirdi. Çamlık bölgesinden de görülebilen bahçesi, bugün doğal üretim alanlarına örnek teşkil eden bir yapıya ulaştı. Yapraklara olan düşkünlüğünü ve onları kaçırma endişesini dile getiren Kayaoğlu, doğaya olan derin bağlılığını şu ifadelerle ortaya koydu: "Uyku uyuyamıyorum bazen, yapraklar düşecek, kaçıracağım diye. Böyle bir huy işte. Herkes kendinden sorumlu. Benim kafa böyle esiyor, böyle yapıyorum."