İçişleri İle Hazine Ve Maliye Bakanlıklarının 2026 Bütçeleri TBMM’de Kabul Edildi

İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçeleri TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen yoğun müzakerelerin ardından İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri oy çokluğuyla kabul edildi. Bütçe görüşmelerinde bakanlar, milletvekillerinin soru ve eleştirilerine yanıt verirken, önemli politika ve projeleri hakkında açıklamalarda bulundular.


İçişleri Bakanlığından Personel Düzenlemeleri Ve Trafik Güvenliği Açıklamaları

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, milletvekillerinin sorularını yanıtlayarak bakanlığının yürüttüğü çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler sundu. Bakan Yerlikaya, özellikle emniyet teşkilatında görevli personele yönelik yapılan düzenlemelere dikkat çekti. Personel atamalarında hakkaniyet ve şeffaflığı artırmak amacıyla 01 Mart 2025 tarihinden itibaren "Görev Puanı" sisteminin uygulamaya konulduğunu belirtti. Bu sistemle atamaların, Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği çerçevesinde kurumsal ihtiyaçlara uygun hale getirildiğini vurguladı.


Eş durumu ve mazeret atamalarının yılda 2 kez yapılma uygulamasının değiştirilerek, artık her ay bir mazeret ataması gerçekleştirilmeye başlandığını ifade eden Bakan Yerlikaya, bu uygulamanın devam edeceğini duyurdu. Ayrıca, 2026 genel atama döneminde "zorunlu ikinci şark tebligatı" uygulamasının kaldırılacağını bildirdi. Emniyet Teşkilatı için uzun süredir beklenen bir kanun teklifi üzerinde çalıştıklarını da belirten Yerlikaya, "Teşkilatımızın özlemle beklediği bir teşkilat kanunu için hazırlıklarımızı yapacağız ve Gazi Meclisimizin takdirine arz edeceğiz" dedi.


Bakan Yerlikaya, "standart kadro" çalışmalarının tamamlandığını, bu çalışmanın personelin iller arasında dengeli ve verimli istihdamını sağlamayı amaçladığını aktardı. Emniyet teşkilatında çalışma sisteminde köklü bir değişikliğe gidileceğini belirten Bakan, "Çalışma sisteminde 4 gruplu 12/36 sistemine geçileceğini" duyurdu. Daha önce personel eksikliği nedeniyle bu değişimin yapılamadığını ancak tüm hazırlıkların tamamlandığını ve önümüzdeki yılın 10'uncu veya 11'inci ayında bu geçişin tamamlanacağını öngördüklerini dile getirdi. Jandarma, sahil güvenlik ve emniyet hizmetleri sınıfında görev yapan personelin ücretlerinde dengelemeye yönelik bir çalışma yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.


Trafik Cezaları Ve Uluslararası Raporlar Üzerine Tartışmalar

TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen ve trafik cezalarının artırılmasını öngören Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkındaki eleştirilere de yanıt veren Bakan Yerlikaya, bu düzenlemenin Ocak ayında Genel Kurul'a sunulmasının beklendiğini aktardı. Trafik denetimlerini artırdıklarını ve 2024 yılında 5 trafik kuralı ihlalinden kaynaklanan can kayıplarının yüzde 84 oranında olduğunu gözlemlediklerini belirterek, güncelleme ihtiyacının bu verilerden kaynaklandığını söyledi. "2024'te her 3 günde bir, kırmızı ışıkta insan öldü, 137 insan öldü. Bunu kabul edemeyiz. Bunun cezasının caydırıcılığı yok" ifadeleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu. Cumhurbaşkanı'nın 2030 yılı sonuna kadar can kaybı ve ağır yaralanmaları en az yüzde 50 oranında azaltma hedefine ulaşmak için bu tür caydırıcı önlemlerin şart olduğunu vurguladı. Yasadışı çakar kullanımına yönelik yapılan düzenlemenin ardından 1 yıl 1 ay içinde ikinci cezayı alan sadece 1 kişi olduğunu, bu cezanın 276.000 Lira para cezası, 2 ay ehliyetine el konulması ve 2 ay aracın trafikten men edilmesiyle sonuçlandığını belirterek, caydırıcılığın önemine vurgu yaptı.


Milletvekillerinin Küresel Organize Suç Endeksi Raporu'na yönelik sorularını yanıtlayan Bakan Yerlikaya, bu tür raporların yurt dışındaki "bu ülkeyi sevmeyen, bu ülkeye düşman olan" kişilerce hazırlandığını ve resmi bir bağlayıcılığı olmadığını savundu. Türkiye'nin organize suç örgütleri, uyuşturucu, insan ticareti, kaçakçılık ve yasa dışı göçle mücadelede Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, Interpol, Europol gibi uluslararası kuruluşlarla sıkı işbirliği içinde olduğunu belirtti. Gürsel Tekin'in İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce CHP İstanbul İl Yönetimi'ne görevlendirilmesi sonrasında yaşanan olaylara ilişkin olarak ise Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, "Siz 'Mahkeme kararına uyduk' deseniz oraya 5 bin polis gelmeyecekti. Önce meydan okudunuz, sonra sıkıyı görünce 'İnfial oluşturmak gibi niyetimiz yok' diye tornistan yaptınız. Var mı öyle?" şeklinde tepki gösterdi.


Hazine Ve Maliye Bakanlığından Vergi Borçları, Rezervler Ve Tasarruf Tedbirleri

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kendisine yöneltilen vergi borçlarının silindiği iddialarına kesin bir dille karşı çıktı. Bakan Şimşek, Anayasa gereği vergi borçlarını silme veya affetme yetkisinin sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğunu vurguladı. "Vergi borçlarını Yüce Meclisimiz dışında hiçbir makam ve merci silemez. Benim böyle yetkim olmadı, yoktur. Böyle bir yetki de istemiyorum" ifadelerini kullandı. Vergiye ilişkin tüm muafiyetlerin kanunlarla düzenlendiğini, kanunlarla düzenlenmemiş hiçbir vergi istisna ve muafiyetinin söz konusu olmadığını aktardı. Asgari ücretin vergi dışı bırakılmasının 2026 yılında maliyetinin 1,1 trilyon Lira olacağını belirterek, bu uygulamanın bir vergi harcaması olduğunu ve hükümet ile Meclis tarafından kararlaştırıldığını açıkladı.


Bakan Şimşek, uzlaşma müessesesinin 1963 yılından bu yana tüm hükümetler tarafından uygulandığına dikkat çekerek, geçen yıl yapılan kanun değişikliği ile hatalı veya aksak raporlar olsa dahi vergi aslının uzlaşmaya tabi olmayacağı prensibinin getirildiğini belirtti. Rezervlerin kalitesinin son dönemde yükseldiğini ve bu artışın sadece "carry trade" kaynaklı olmadığını savundu. "Bütün carry trade'in yani swap stokunun tamamı 20 milyar Dolar civarı. Bu da 123 milyar Dolarlık artışın altıda biridir" açıklamasında bulundu. Ters dolarizasyon, yüksek dış borç çevirme oranları, ihracat bedeli satış yükümlülüğü, altın fiyatları ve azalan cari açık gibi birçok faktörün rezerv artışında etkili olduğunu, özellikle yurt içi ve yurt dışı swapların kapatılmasıyla rezerv kalitesinin arttığını dile getirdi.


Kamudaki tasarruf tedbirlerine değinen Bakan Şimşek, savunma, güvenlik, sağlık ve afet yönetimi hariç taşıt sayısının 1.161 adet azaldığını bildirdi. Tasarruf genelgesinin yayımlanmasından bu yana sözleşmesi sona eren taşıtlardan yeniden kiralananların sayısında yüzde 19 oranında bir azalma kaydedildiğini aktararak, taşıt konusunda tasarruf tedbirlerinin tam olarak uygulandığını ve sonuç alındığını vurguladı. Denetimlerde ceza kotası konulduğu iddialarının kesinlikle doğru olmadığını belirten Şimşek, "Bizim böyle bir talimatımız asla olmamıştır, olmayacaktır. Biz vergi denetim birimlerimize hep şunu söylüyoruz: 'Lütfen rehberlik yapın, yol gösterin. Hatta eksikler varsa ceza vermeyelim, gitsinler beyannameleri düzeltsinler. Çünkü bizim maksadımız gönüllü uyumu artırmak'" şeklinde konuştu.


Kahramanmaraş merkezli depremlerin vergi mükellefleri üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla birçok tedbir aldıklarını anımsatan Bakan Şimşek, depremin hemen ardından mücbir sebep hali ilan edildiğini, hala depremden etkilendiğini kanıtlayan tüm mükelleflere bu yolun açık olduğunu ifade etti. Mevcut vergi borçlarının faizsiz 24 aylığına taksitlendirildiğini, hatta 250.000 Lira'ya kadar teminat istenmediğini ve diğer konularda da her türlü kolaylığın sağlanacağını belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) hakkındaki değerlendirmelere de yanıt veren Bakan Şimşek, ne kendisinin ne de ekibinin TÜİK'e müdahalesi olmadığını ve olmayacağını, verilerin sağlıklı olmasının teşhis ve tedavide doğru adımları atmak için önemli olduğunu vurguladı. TÜİK istatistiklerinin Eurostat gibi uluslararası kuruluşlarca belirlenen yöntem, tanım ve kavramlar kullanılarak hesaplandığını, Birleşmiş Milletler, IMF, OECD, ILO gibi birçok kuruluşla işbirliği içinde ve denetimine açık şekilde üretildiğini kaydetti.


Muhalefet Partilerinden Bütçeye Eleştiriler

Genel Kurul'da bütçeler üzerinde şahsı adına söz alan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, kamu maliyesinde hak, hukuk ve adaletin olmadığını öne sürdü. 2026 yılı bütçesini sert bir dille eleştiren Erbakan, hükümetin "bir çöküş bütçesiyle" geldiğini, bu bütçenin "yine bir borç, faiz, zam, vergi bütçesi" olduğunu iddia etti.


Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ise konuşmasında Türkiye'de 12 milyon yeni yoksul oluştuğunu ileri sürdü. Baş, Meclis'te beslenme çantası boş bir çocuğun annesi, ay başında maaşını alıp eve gidene kadar bitiren, kirasını ödeyemeyen bir işçi baba veya torunuyla pazara gidip "onu bırak, onu bırak" demek zorunda kalan emekli bir amcanın bu bütçeye "evet" diyemeyeceğini sorgulayan bir üslup kullandı.


Diğer Kurum Ve Kuruluşların Bütçeleri De Onaylandı

Konuşmaların tamamlanmasının ardından yapılan oylamada, İçişleri Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bütçelerinin yanı sıra, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 2026 yılı bütçeleri de kabul edildi.


TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşimi ertesin gün saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.