İstanbul Otobüsünde Karekod Krizi Yolcu Ve Şoför Kavgasında Küçük Kız Çocuğu Gözyaşlarına Boğuldu
Kağıthane’de iddiaya göre, eşi Esin G. (29) ve kızı H.G. (7) ile İETT otobüsüne binmek isteyen Ceyhun G. (29) ücreti uygulamadaki karekodla ödemek istedi....
İstanbul'un yoğun semtlerinden Çeliktepe Mahallesi'nde 08 Ağustos Cuma günü 16.30'da Topkapı-Seyrantepe seferini yapan 41ST hat numaralı İETT otobüsünde akıl almaz bir olay yaşandı. İddialara göre bir yolcu ile otobüs şoförü arasında karekod ödeme sisteminden kaynaklanan basit bir anlaşmazlık kısa sürede şiddetli bir kavgaya dönüştü. Yaşanan bu gerilim sırasında yolcunun küçük yaştaki kızı ise korkuyla gözyaşlarına boğularak büyük bir travma yaşadı. Olay toplu taşıma güvenliği ve yolcu hakları konusunda önemli tartışmaları beraberinde getirdi.
Edinilen bilgilere göre Ceyhun G. eşi Esin G. ve 6-7 yaşlarındaki kızı H.G. ile birlikte otobüse binmek istedi. Ceyhun G. İstanbulkart mobil uygulamasını kullanarak bilet ücretini karekod sistemiyle ödemeye çalıştı. Ancak uygulamanın o an teknik bir arıza vermesi nedeniyle ödeme işlemi başarıyla gerçekleştirilemedi. Otobüs şoförü Nurettin Akyol duruma müdahale ederek Ceyhun G.'den işlemi hızlandırmasını ve eğer mümkünse diğer yolculardan yardım alarak ödemeyi yapabileceğini ifade etti.
Şoför Akyol'un bu iyi niyetli yönlendirmesi üzerine Ceyhun G.'nin iddiaya göre "Bizim paramız var niye içeriye minnet edelim" sözleriyle karşılık vermesiyle ilk sözlü tartışma başladı. Bu gerginliğin ardından Ceyhun G. ailesiyle birlikte otobüsün arka kısmına doğru ilerledi. O anlar otobüsteki diğer yolcular arasında da rahatsızlık yarattı.
Birkaç durak geçildikten sonra Çeliktepe durağında Ceyhun G. ailesiyle birlikte otobüsten inmek istedi. Ancak şoför Akyol bu kez Ceyhun G.'ye "Kardeşim sen neden kart basmadın" diye sordu. Bu soru üzerine Ceyhun G. otobüsün dışından tekrar şoför bölümüne yöneldi ve taraflar arasındaki tansiyon daha da yükseldi. Saniyeler içinde başlayan sözlü atışma kontrol dışına çıkarak fiziksel bir kavgaya dönüştü. Diğer yolcuların hızlı ve yerinde müdahalesiyle taraflar güçlükle ayrıldı.
Kavga anlarını cep telefonu kamerasıyla kaydetmeye başlayan Ceyhun G.'nin şoför Akyol'a "Sen bittin akşam görürsün" şeklinde tehditler savurduğu görüldü. Bu sırada olayın tüm dehşetini yaşayan Ceyhun G.'nin küçük kızı H.G. ise caddede hüngür hüngür ağlayarak büyük bir travma yaşadı. Çevredeki vatandaşlar ve otobüsteki yolcular küçük kızın çaresizliğini şaşkınlıkla izledi. Olayın ardından Ceyhun G. ailesiyle birlikte hızla olay yerinden uzaklaştı. Tüm bu yaşananlar diğer yolcular tarafından da cep telefonu kameralarıyla saniye saniye kaydedildi.
Yaşanan talihsiz olayla ilgili konuşan İETT otobüsü şoförü Nurettin Akyol kendi perspektifinden durumu detaylandırdı. Akyol "Topkapı'dan Seyrantepe istikametine seyir halindeydik. Karı koca yanlarında yaklaşık 6-7 yaşlarında bir kız çocuğuyla telefonlarındaki karekodu okutmaya çalıştılar. Uygulama bozuk açılmıyor dediler. Ben de kendilerine içeriden birine rica edin akbilinizi bastırın tavsiyesinde bulundum. Bana bizim paramız var niye içeriye minnet edelim ki cevabını verdiler. Çeliktepe'ye kadar geldik. İnecek yolcuları indirdikten sonra yanımdaydı orta kapıyı geçti arka kapıdan indi. Tam o sırada hareket etmek üzereydim. Bunu görünce kardeşimiz neden kart basmadı diye sordum. Koşarak arabanın içine girdi ben de ayağa kalktım vuracak mı diye. Sonra yolcular onu dışarıya indirdi. Dışarıda da kabadayılık yaptı bağırdı çağırdı. Ne yapmaya çalıştığını anlayamadım. Kendince bana vurmaya bir şeyler yapmaya çalıştı. Telefonu eline alıp video çekti. Kendi haksız durumunu haklı çıkartıp beni de haksız duruma düşürmeye çalıştı. Aracın iç kameralarında hepsi mevcut" ifadelerini kullandı.
Şoför Akyol olayın kendisi için de oldukça üzücü olduğunu belirterek "Bu hiç hoş bir şey olmadı. Keşke kartını basıp içeride düzgün şekilde otursaydı kabadayılık yapmasaydı. Kendisi kaptan kartımız yok biniyoruz ama hakkını helal et diyebilirdi. Öyle bir söylemi de yoktu. Kartını bas dedim rica ettim basmadı. Araç içindeki yolcular da boş ver deyince biz de direksiyon başına geçip işimize gücümüze baktık" sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.
Bu tür olayların toplu taşıma araçlarında hem yolcuların hem de görevlilerin güvenliğini ve huzurunu ciddi şekilde tehlikeye attığı aşikardır. Özellikle küçük bir çocuğun tanıklığında yaşanan bu gerilim kamuoyunda derin bir üzüntü ve endişe yaratmıştır. Araç içindeki kamera kayıtlarının olayın aydınlatılması ve sorumluların belirlenmesi açısından kritik bir delil niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir. İlgili kurumların ve yetkililerin olaya ilişkin detaylı bir inceleme başlatması ve benzer durumların önlenmesi için gerekli adımları atması beklenmektedir. Bu olay toplu taşıma kültüründe karşılıklı saygı ve anlayışın önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir.