Sevgilisinin İntihar Dediği Ölümde Şok Gelişme Tabancayla Şakalaşma İtirafı Geldi
Mersin’de otomobilde tabancayla başından vurulan Hiranur Aygar’ın (16) ölümüne ilişkin tutuklu yargılanan Hüseyin Arda Şark (19), Mustafa Zeybek (27) ile...
Mersin’in Toroslar ilçesinde, 31 Ağustos günü meydana gelen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran Hiranur Aygar'ın şüpheli ölümüyle ilgili davanın ilk duruşmasında çarpıcı gelişmeler yaşandı. Genç kızın erkek arkadaşı Hüseyin Arda Şark, başlangıçta intihar olarak iddia ettiği olayın gerçek yüzünü itiraf ederek, tabancayı “şakalaşma amacıyla” Aygar’ın alnına dayayıp tetiğe bastığını ileri sürdü. Bu itiraf, olayla ilgili soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi ve kamuoyunda infial yarattı.
Olayın İlk Perdesi: Şüpheli Beyanlar Ve Hastane Kayıtları
31 Ağustos tarihinde gece geç saatlerde, Hiranur Aygar başından tabanca ile ağır yaralanmış şekilde bir otomobille Mersin Şehir Hastanesi'ne getirildi. Genç kızı hastaneye getiren erkek arkadaşı Hüseyin Arda Şark, hastane polisine verdiği ilk ifadede, olayın bir intihar olduğunu öne sürdü. Şark, yaklaşık 2 aydır kız arkadaşı olduğunu belirttiği Hiranur ile bir asker eğlencesine katıldıklarını, bu sırada kendi tabancasıyla havaya ateş ettiğini anlattı. Ardından dönüş yolunda arkadaşları Nazmi Çetin ve Mustafa Zeybek ile birlikte Akbelen Mahallesi Sebahattin Çakmakoğlu Caddesi'nde bir markette durduklarını ifade eden Şark, araçtan indiklerinde Hiranur’un tabancayı alarak başına ateş ettiğini iddia etti.
Soruşturma Derinleşti: İfadenin Dönüşümü Ve Kan Donduran Detaylar
Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Şark’ın yanı sıra olay anında araçta bulunan diğer şüpheliler Zeybek ve Çetin’in ifadelerindeki çelişkiler üzerine derinlemesine bir soruşturma başlattı. Yürütülen titiz çalışmalar sonucunda 3 şüpheli gözaltına alındı. Hüseyin Arda Şark, emniyette verdiği ikinci ifadesinde, ilk beyanının aksine, olayın tamamen farklı bir şekilde gerçekleştiğini itiraf etti. Şark, kız arkadaşıyla şakalaşmak amacıyla, içinde mermi olmadığını düşündüğü tabancayı Hiranur Aygar’ın alnına dayadığını ve tetiğe bastığını söyledi. Ancak itiraf bununla da sınırlı kalmadı. Şark, olayın hemen ardından Hiranur Aygar’ı doğrudan hastaneye götürmediklerini, genç kızı önce ağaçlık bir alana bıraktıklarını, daha sonra tekrar alarak hastaneye sevk ettiklerini de dile getirdi. Şark’ın gösterdiği belirtilen ağaçlık alanda yapılan aramalarda kan izlerine rastlandı. Hiranur Aygar’ın cenazesi, otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesi tarafından gözyaşları içerisinde toprağa verildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hukuki Süreç Başladı: İddianame Ve Ağır Suçlamalar
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde, sanıklar hakkında bir iddianame hazırlandı. İddianame, Mersin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava süreci resmiyet kazandı. İddianamede, sanık Hüseyin Arda Şark hakkında "Çocuğa karşı kasten öldürme" ve "Ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından cezalandırılması talep edildi. Diğer sanıklar Nazmi Çetin ve Mustafa Zeybek hakkında ise "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından hapis cezası istendi. Bu suçlamalar, olayın basit bir kaza veya intihar değil, ciddi bir cinayet ve suç delillerini karartma eylemi olarak değerlendirildiğini ortaya koydu.
İlk Duruşma: Çelişkili Savunmalar Mahkeme Salonunda
Davanın ilk duruşması, Mersin 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Tutuklu sanıklar, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılırken, Hiranur Aygar’ın acılı ailesi ve avukatları da salonda hazır bulundu. Sanık Hüseyin Arda Şark, duruşmadaki savunmasında yine “şakalaşma” iddiasını sürdürdü. Şark, olay günü asker eğlencesine gittiklerini ve havaya ateş etmek için silahı yanına aldığını belirtti. Havaya ateş ettikten sonra silahı bir arkadaşının aldığını, sonrasında şarjörü kontrol ettiğinde boş olduğunu gördüğünü iddia etti. Düğünden sonra eve dönerken bir büfede durup alkol aldıklarını anlatan Şark, arabaya döndüğünde Hiranur’a silahı uzattığını ve onunla şakalaştıklarını öne sürdü. "Sıkayım mı?" diye sorulduğunda, "Silahla şaka olmaz" diyerek geri almak istediği esnada silahın ateş aldığını savundu. Şark, hem kendisinin hem de Hiranur’un silahta mermi olmadığını bildiğini, zira düğün sonrasında kontrol ettiğini tekrarladı. Olaydan sonra büyük bir panik yaşadığını, korktuğunu ve şoka girdiğini belirten Şark, bu korkuyla Hiranur’u dere kenarına götürüp bıraktığını, eve gidip ağabeyine anlattığını ve ağabeyinin uyarısıyla Hiranur’u alıp hastaneye götürdüklerini söyledi.
Diğer tutuklu sanıklardan Mustafa Zeybek ise, hakkında isnat edilen suç delillerini yok etme suçlamasını reddederek farklı bir ifade verdi. Zeybek, büfeden çıktıktan sonra aracın arka koltuğunda oturan Hiranur ile dışarıdaki Hüseyin’in konuştuğunu, Hüseyin’in Hiranur’a "Sıkayım mı?" diye sorduğunu ve Hiranur’un da gülerek "Sık, sık" demesi üzerine silahın bir anda ateş aldığını ileri sürdü. Olaydan sonra Hüseyin’e Hiranur’u hastaneye götürmeleri gerektiğini söylediklerini ancak onu ikna edemediklerini, şokun etkisiyle onunla birlikte Hiranur’u dere kenarına bıraktıklarını, daha sonra tekrar alıp hastaneye götürdüklerini belirtti. Tutuklu sanık Nazmi Çetin de üzerlerine atılı suç delillerini yok etme suçunu işlemediklerini belirterek hakkındaki iddiaları reddetti.
Acılı Ailenin Feryadı: "Kızımı Hayattan Kopardılar, Bu Bir Cinayet"
Hiranur Aygar’ın annesi Gülten Tan, duruşmada kızının sanık Şark ile yaklaşık 2 aylık bir ilişkisi olduğunu ifade etti. Kızına bu ilişkiden uzak durması gerektiğini defalarca söylediğini belirten Tan, mahkeme heyetine seslenerek, "Kızımı hayattan kopardılar. Bu bir şaka, kaza değil. Bu olay cinayettir" dedi ve adaletin yerini bulmasını talep etti. Baba Murat Aygar da sanıklardan şikayetçi olduğunu vurgulayarak, "Benim kızımın hayatı hiç kimsenin şaka malzemesi olmamalı. Türk adaletine güveniyorum" sözleriyle adalete olan inancını dile getirdi.
Mahkemenin Kararı Ve Sürecin Devamı
Mahkeme heyeti, sanıkların avukatlarını ve tanıkları dinledikten sonra, dosyada eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi. Tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilerek adli sürecin ilerlemesi beklendiği bildirildi. Olayın tüm detaylarıyla aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için davanın takipçisi olunacağı vurgulandı.