İhbar Süresindeki Ücret Zammı Kıdem Tazminatına Yansıyacak
Yargıtay, işten çıkartılan işçileri ilgilendiren önemli bir karar verdi. İhbar tazminatı ödenmeden işten çıkartılan işçinin, iş yerinde ihbar süresi içinde yapılan zamdan yararlandırılması gerektiğine hükmetti. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi
İş hukukunda önemli bir anlaşmazlığı giderecek emsal bir karar alındı. İşçinin işten çıkarıldığı ihbar süresi içerisinde iş yerinde yapılan ücret zamlarının, kıdem tazminatı hesabına dahil edilmesi gerektiği yönündeki Yargıtay içtihadı, bu alandaki belirsizliği ortadan kaldırdı. Bu karar, işten çıkarılan işçilerin haklarını önemli ölçüde güvence altına aldı.
İş Kanunu'na Göre İhbar Süresi Ve İşveren Yükümlülükleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili maddelerine göre, işverenler haklı bir sebep olmaksızın bir işçinin iş akdini feshederken, belirli bir süre önceden bildirimde bulunmakla yükümlüdür. "Bildirim süresi" olarak adlandırılan bu yükümlülük, genellikle "ihbar süresi" şeklinde ifade edilmektedir. İhbar süresinin uzunluğu, işçinin aynı iş yerindeki çalışma süresine göre farklılık gösterir. İş yerinde altı aydan daha az süre çalışmış bir işçi için bildirim süresi iki hafta olarak belirlenmiştir. Çalışma süresi altı aydan bir buçuk yıla kadar olan işçiler için bu süre dört hafta iken, bir buçuk yıldan üç yıla kadar olanlar için altı hafta; üç yıldan daha uzun süre hizmet vermiş işçiler için ise sekiz hafta olarak uygulanır. İşveren, ihbar süresi tanımadan işçiyi işten çıkarırsa, bu süreye karşılık gelen ücret tutarında ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Tartışmalı Konu: Zamlı Ücretin Kıdem Tazminatına Etkisi
İşçinin ihbar süresi tanınarak işten çıkarıldığı durumlarda, ihbar süresi içerisinde işçi ücretlerine bir zam yapılması halinde, işten çıkarılan işçinin kıdem tazminatı alacağının hesaplamasında bu ücret zammının dikkate alınıp alınmayacağı hususu sıklıkla uyuşmazlıklara yol açıyordu. Örneğin, 15 Kasım 2025 tarihinde sekiz hafta ihbar süresi verilerek işten çıkarılan bir işçinin çalıştığı iş yerinde, 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere işçi ücretlerine zam yapılması halinde, bu işçinin kıdem tazminatının 15 Kasım 2025 tarihindeki eski ücrete göre mi, yoksa ihbar süresinin sona erdiği 15 Ocak 2026 tarihindeki zamlı ücrete göre mi belirleneceği konusunda belirsizlikler yaşanmaktaydı. Bu tür anlaşmazlıklar genellikle işçiler tarafından yargıya taşınarak dava konusu ediliyordu.
Bölge Adliye Mahkemeleri Arasındaki Görüş Farklılığı
Bu konudaki yasal belirsizlik, bölge adliye mahkemeleri arasında farklı kararların ortaya çıkmasına neden oldu. Denizli'de bir işçi, ihbar süresi tanınmadan ve ihbar tazminatı ödenmeden işten çıkarıldığını, ihbar süresi içinde ücretlere zam yapıldığını ve kıdem tazminatının zamlı ücrete göre ödenmesi gerektiğini belirterek dava açtı. İlk derece mahkemesi işçinin talebini reddederken, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi de iş mahkemesinin kararını onayladı. Ancak, işçinin avukatı yaptığı araştırmada, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin benzer bir durumda olan işçiyi haklı bularak, kıdem tazminatının ihbar süresi içinde yapılan zam dikkate alınarak ödenmesi yönünde karar verdiğini tespit etti. Bu durum üzerine işçinin avukatı, aynı mahiyetteki davalarla ilgili bölge adliye mahkemesi kararları arasında farklılık bulunduğunu belirterek, uyuşmazlığın giderilmesi talebiyle Yargıtay'a başvurdu.
Yargıtay İçtihadı Ve Emsal Karar
Yargıtay'a taşınan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararında, iş sözleşmesinin usulüne uygun ihbar süresi tanınmaksızın ve ihbar tazminatı da tam olarak ödenmeden işveren tarafından feshedilmesi durumunda, ihbar süresinin sonuna kadar iş yerinde uygulamaya konulan ücret artışından, iş sözleşmesi feshedilen işçinin de yararlandırılması gerektiği açıkça belirtilmişti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (Esas No: 2025/1599, Karar No: 2025/5178), yapılan başvuruyu titizlikle inceledi. Daire, ihbar süresi tanınmaksızın fesih yapılması olasılığına karşı tarihsel süreci değerlendirerek, Yargıtay'ın iş uyuşmazlıklarına bakan dairelerinin bu konuda istikrar bulmuş bir içtihada sahip olduğunu vurguladı. Kararda, "ihbar süresi sonuna kadar iş yerinde uygulamaya konulan ücret artışından iş sözleşmesi feshedilen işçinin yararlandırılması gerektiği" ifade edilerek, bu yöndeki geçmiş Yargıtay kararlarına atıfta bulunuldu. İş hukukuna göre iş ilişkisinin, ihbar süresinin sonuna kadar devam ettiği de ayrıca kaydedildi.
Kararın İşçiler İçin Anlamı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararı, bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın, iş sözleşmesinin usulüne uygun ihbar süresi tanınmaksızın feshedilmesi durumunda ihbar süresi sonuna kadar iş yerinde uygulamaya konulan ücret artışından işçinin yararlanacağına dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiğini kesinleştirdi. Bu emsal karar uyarınca, dava açan işçinin kıdem tazminatı, hak kazanmış olduğu ihbar süresi içinde iş yerinde işçi ücretlerine yapılan zamma göre hesaplanarak ödenecek. Böylece, işçinin alacağı kıdem tazminatı, iş yerindeki zam oranında artmış olacak ve bu durum, benzer davalarda yargı birliğinin sağlanmasına önemli katkıda bulunacaktır.