İstanbul’da Son Bir Ayda 60 Kişi Mantar Zehirlenmesi Nedeniyle Hastaneye Başvurdu Uzmanlar Uyarıyor
İstanbul'da son bir ayda 60 kişinin mantar zehirlenmesi nedeniyle hastanelere başvurduğu belirtildi. Açık havada yetişmiş hiçbir mantarın tüketilmemesi...
İstanbul'da geçtiğimiz ay içerisinde yaşanan zehirlenme vakaları, doğada kendiliğinden yetişen mantarların tüketimi konusundaki tehlikeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Son 30 günde toplam 60 kişi, mantar zehirlenmesi şüphesiyle çeşitli sağlık kuruluşlarına başvurdu. Bu endişe verici tablo üzerine, uzmanlar halkı bu konuda azami dikkat göstermesi yönünde acil uyarılarda bulundu.
Sancaktepe İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güngör Sitar, mantar zehirlenmelerinin ciddiyetine vurgu yaparak, özellikle sonbaharın uzaması ve kış mevsiminin gecikmesiyle birlikte doğal ortamlarda mantarların daha uzun süre varlığını sürdürdüğünü belirtti. Dr. Sitar, "İnsanlarımız, güzel havalardan faydalanıp doğada geziye, yürüyüşe, pikniğe çıkmak istediğinde bu mantarları görüp maalesef toplayarak tüketme gibi eylemlerde bulunuyorlar. Bunların tüketimi çok riskli ve tehlikeli," ifadelerini kullandı.
Ölümcül Mantar Türleri Ve Aldatıcı Benzerlikler
Dr. Güngör Sitar, Türkiye'de yaygın olarak bulunan ve zehirli olduğu bilinen türlerden Amanita ve Galerina'ya dikkat çekti. Bu türlerin, marketlerde satılan kültür mantarlarına veya yöresel lezzet olarak bilinen kanlıca mantarına olan benzerliklerinin büyük bir tehlike arz ettiğini vurguladı. Uzmanlar, zehirli mantarların sporlarının rüzgar, böcekler veya kuşlar aracılığıyla çok uzak mesafelere taşınabildiğini ve bu sayede daha önce güvenli olduğu düşünülen bölgelerde dahi zehirli türlerin üreyebileceğini belirtti. Sitar, "Uzun yıllar aynı yerden mantar topladığını iddia eden, aynı tip mantar topladığını iddia eden hastalarımız da oldu. Kuvvetle muhtemel bu bölgeye bu saydığımız mantarların sporları bir şekilde ulaşıyor. Bu sporlar o kadar kolay ulaşır ki, böceklerde hatta kuşların paçalarına bile bulaşarak deniz aşırı yerlere taşınabilen yapılar," diyerek tehlikenin boyutunu aktardı.
Dr. Sitar, geçmiş medeniyetlerde bu zehirli mantarlar için kullanılan isimlerin, onların ölümcül etkilerini çok net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. "Hatta o kadar tehlikelidir ki eski insanlarımız bu mantarlara, 'köy geçiren, ölüm meleği, yok edici melek' gibi isimler bile koymuşlar," sözleriyle bu türlerin görünüşlerinin aldatıcı olabileceğine işaret etti. Zehirli mantarların ilk tüketildiğinde lezzetli geldiği, ancak asıl semptomların 5 ila 24 saat içinde ortaya çıktığı aktarıldı.
Zehirlenme Belirtileri Ve Acil Müdahale Süreci
Mantar zehirlenmelerinde tipik belirtilerin mide bulantısı, kusma ve şiddetli karın ağrısı şeklinde kendini gösterdiğini belirten Dr. Sitar, hastaların bu şikayetlerle acil servislere başvurduğunu ifade etti. Zehirlenme şüphesiyle gelen hastalara, kan tetkikleri bozulmadan dahi hızlıca ve agresif bir tedavi programı uyguladıklarını dile getiren Sitar, "Biz hastaların kan tetkikleri bozulmadan sadece klinik uygulamalarla bile hemen agresif bir şekilde tedavilerine başlıyoruz. Acil bir şekilde bu hastaları diyalize alıyoruz," şeklinde konuştu. Diyaliz sonrası hastaların biyokimyasal değerleri ve klinik durumları titizlikle takip edilerek iyileşme süreçleri izleniyor.
Ciddi Vaka Örnekleri Ve Uzun Süreli Tedaviler
Dr. Güngör Sitar, geçen hafta aynı aileden 3 kişinin mantar zehirlenmesi yaşadığı bir olayı detaylandırdı. Ailenin babası tarafından her zaman toplandığı yerden beyaz mantar zannedilerek tüketilen mantarların, bilimsel verilerle Amanita türü olduğu sonucuna varıldı. Sitar, "Kendisinin anlattığı bize, normalde hep topladığı yermiş. Beyaz mantarlardı. Birkaç tanesi hafif sarımsıydı şeklinde bir anamnez verdi bize. Biz de bunu bilimsel bilgilerimizle eşleştirdiğimizde amanita olduğunu düşündük," dedi. Amanita türünün kültür mantarına benzediğini, erişkin formlarının hafif sarıya çaldığını ve şapkasının altında eteğimsi bir yapıya sahip olduğunu ekledi.
Bu ailenin vakasının oldukça ağır seyrettiğini belirten Dr. Sitar, "Ciddi karaciğer yetmezliğine girdiler. Hastalardan biri genç 22 yaşındaydı. Onu herhangi bir durumda ciddi karaciğer yetmezliği olduğunda nakil olabileceği Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne yönlendirdik," diye konuştu. Diğer hastaların Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiği ve bir kadın hastanın kendi kurumlarında takip edildiği belirtildi. Tedavi sürecinde, Amanita toksinine karşı antidot olarak kullanılan Legalon isimli ilacın temin edildiği ve hastaların kurtarılması için tüm imkanların seferber edildiği vurgulandı. Tekrarlayan diyaliz seansları uygulanan hastaların tedaviye olumlu yanıt verdiği aktarıldı. Son bir ayda tedavi edilen 50 ila 60 hasta içerisinde bazı vakaların tek diyalizle, bazılarının ise iki diyalizle kurtarıldığı ifade edildi. Dr. Sitar, "Ama şu bir gerçek ki bu hastalar tedaviye ulaşamasaydı hayati risk mutlaka yaşayacaklardı," diyerek erken müdahalenin önemini bir kez daha hatırlattı.
Mantar Tüketiminde Kesin Uyarı Ve Riskli Bölgeler
Dr. Güngör Sitar, vatandaşları açık hava pazarlarında satılan ve üzerinde etiket, paketlenme veya ürün bilgisi bulunmayan, sepetlerde açıkta satılan mantarları kesinlikle tüketmemeleri konusunda uyardı. Ayrıca, kişilerin kendi topladığı mantarların da aynı riskleri taşıdığını belirtti. Mantarların birbirine çok benzediğini ve ancak iyi bir mikologun (mantar uzmanı) görünüş, doku, koku ve kırılganlık gibi özelliklerle ayırt edebileceğini vurguladı. Sitar, "Eğer bizden biri ya da toplayanlardan biri böyle biri değilse bu işe hiç girmemekte fayda," tavsiyesinde bulundu.
Anadolu yakasında Taşdelen, Aydos Ormanı, Beykoz ve Şile gibi ormanlık bölgelerde mantar toplayanların sayısında ciddi bir artış gözlemlendiğini ifade eden Dr. Sitar, mevsimin ılıman seyretmesi nedeniyle mantar popülasyonunda da bir artış yaşandığını dile getirdi. Bu durumun zehirlenme vakalarında artışa yol açtığını belirten uzman, koruyucu önlem olarak kültür mantarı dışında, açık havadan toplanmış veya toplanma şüphesi olan hiçbir mantarın tüketilmemesi gerektiğini kesin bir dille yineledi.