Ak Parti İstanbul’da 2 Puan Farkla Önde Son Anket Sonuçları Açıklandı

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, CNN Türk'ten Hakan Çelik'in sorularını cevapladı. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, 2019’dan bu...


AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, CNN Türk ekranlarında yaptığı önemli açıklamalarda İstanbul'un temel sorunlarına ve partisinin şehre yönelik vizyonuna dair değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, mevcut İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimini özellikle metro projeleri ve kaynak kullanımı konusunda eleştirirken, partisinin son seçim anketlerinde İstanbul'da öne geçtiğini duyurdu. Açıklamalarında, şehirdeki trafik, ulaşım, kentsel dönüşüm ve deprem riskleri gibi kronikleşmiş sorunlara dikkat çekti.


İstanbul'un Öncelikli Sorunları Ve Kentsel Dönüşüm


Abdullah Özdemir, İstanbul'da yapılan anketlerde trafik ve ulaşım problemlerinin birinci sırada yer aldığını belirtti. Bu sorunu, vatandaşların yüzde 16'lık oranla dile getirdiği kentsel dönüşüm ve deprem riskinin takip ettiğini ifade etti. Özdemir, 8 bin yıllık köklü bir geçmişe sahip olan İstanbul'un bazı sokaklarında, afet durumları bir yana, normal koşullarda dahi ambulans veya itfaiyenin girişinin zorlaştığını, bu durumun çarpık yapılaşmanın zamanla daha da yoğunlaşmasından kaynaklandığını vurguladı.


AK Parti döneminde 2000'li yıllardan sonra İstanbul'da ulaşım ve kentsel dönüşüm alanında önemli atılımlar yapıldığını belirten Özdemir, bu süreçlerin 2 ila 3,5 yıl içinde kesintiye uğramasının ciddi aksaklıklara yol açtığını ifade etti. Bir şehirde kalıcı bir değişim yaratabilmek için düşünme, projelendirme, kamulaştırma ve uygulama gibi safhaların en az 3 ila 4 yıl sürdüğüne dikkat çekti.


Metro Projelerindeki Gecikmeler Ve Finansman İddiaları


Özdemir, AK Parti'nin 2004-2010 yılları arasındaki ulaşım ana planı ve 2010-2019 yılları arasındaki yoğun metro çalışmaları sayesinde İstanbul'daki trafik sıkışıklığının 6. sıraya kadar gerilediğini aktardı. Ancak mevcut İBB yönetimiyle birlikte İstanbul'un trafik sıkışıklığı açısından tekrar en kötü durumda olan şehirler arasına yükseldiğini söyledi. Daha önce tamamlanma aşamasına gelmiş birçok metro projesinin ciddi gecikmelerle bitirildiğini belirtti. Örneğin, Bağcılar-Mahmutbey-Mecidiyeköy metrosunun yüzde 99, Dudullu-Bostancı metrosunun yüzde 60 ve Eyüp-Alibeyköy metrosunun yüzde 78 ilerleme kaydetmiş olmasına rağmen bu gecikmelerin yaşandığını dile getirdi.


Özellikle Kirazlı-Halkalı metrosu gibi 2 milyon nüfusu doğrudan etkileyen ve 2017'de ihalesi yapılan projelerin sadece yüzde 7 seviyesinde kaldığını ve durma noktasına geldiğini aktardı. Ayrıca, İstanbul'un batısına ulaşım sağlayan tek metro hattı olan Mahmutbey-Esenler metrosunun da yüzde 20 seviyesinde kalarak bölgenin rahatlamasını engellediğini iddia etti. Özdemir, mevcut İBB yönetiminin İstanbul'a dair net bir vizyondan yoksun olduğunu ileri sürdü.


Özdemir, AK Parti döneminde ayarlanan finansal krediler sayesinde metro projeleri için İBB'nin eline 220 milyon Euro'nun üzerinde kaynak girdiğini vurguladı. Bu kaynaklara rağmen projelerin geciktirilmesi, bazı projelerin iptal edilmesi gibi durumların İstanbul halkını mağdur ettiğini sözlerine ekledi.


5 Milyar Euro'luk Kaynak Ve Yolsuzluk İddiaları


AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir, konuşmasında İBB'nin kaynak kullanımına ilişkin çok ciddi iddiaları gündeme getirdi. Özdemir, "5 milyar Euro'nun üzerinde bir metro projesi için gelen kaynağın metroya kullanılmadığı yönünde çok ciddi iddialar söz konusudur," açıklamasını yaptı. Bu kaynakların, son soruşturmalardaki bazı şirketlere aktarıldığı yönündeki iddiaların da bulunduğunu ifade etti. Yurt dışı kredileriyle gelen bu fonların, yolsuzluk operasyonundaki birçok paravan şirkete aktarıldığı ve İstanbul iddianameleri çıktığında bu durumların da netleşeceğinin düşünüldüğünü belirtti. Özdemir, İBB kaynaklarının hem metro projelerinde hem de diğer alanlarda İstanbul ve Türkiye siyasetini dizayn etmek üzere kullanıldığını iddia etti.


Özdemir, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen metro projelerine de değindi. Yakın zamanda Sabiha Gökçen Havalimanı'na giden Pendik metro hattı, Gayrettepe'den havalimanına ulaşan 37 kilometrelik metro ve Havalimanı'ndan Halkalı'ya uzanan 33 kilometrelik metro hattının Bakanlık tarafından tamamlanma aşamasına getirildiğini hatırlattı. Ayrıca, Bakanlığın İBB'nin yapmayı reddettiği Başakşehir-Kayışehir metrosunu devralarak 6 kilometrelik hattı 26 ayda bitirdiğini vurguladı. Özdemir, İBB'nin 233 kilometre olan mevcut metro hattını 450 kilometreye çıkarma vaadinin gerçekleşmediğini ve 2019'dan bu yana İstanbul'da yeni bir metro hattı ihalesi yapılmadığını söyledi.


İstanbul'daki Son Seçim Anketi Ve Gelecek Beklentileri


Abdullah Özdemir, son yapılan seçim anket bilgilerini de kamuoyuyla paylaştı. Özdemir, "AK Parti şu anda İstanbul'da birinci parti konumundadır. 2 puan farkla CHP'nin önüne geçmiştir," ifadelerini kullandı. Ancak bu durumu yeterli görmediklerini belirten Özdemir, özellikle iddianame süreçleri tamamlandıktan sonra İstanbul halkının şehir kaynaklarının nasıl heba edildiğini daha net göreceğine inandığını dile getirdi. Bu süreci, 2013 yılında dershaneler meselesiyle başlayan ve 2016'da tam anlamıyla anlaşılan FETÖ sürecine benzetti.


Özdemir, mevcut durumu "maalesef yüzyılın yolsuzluk operasyonuyla karşı karşıyayız" sözleriyle nitelendirdi. İstanbul halkının kendi vergilerinin ve hükümet tarafından Büyükşehir'e gönderilen paraların nasıl heba edildiğini, hangi yerlere aktarıldığını iddianame ortaya çıktıktan sonra net bir şekilde göreceğini iddia etti. Özdemir, yargının önüne geçmemek ve duyumları iddianame çıkmadan paylaşmamak ilkesine sahip olduklarını, yargının siyasallaşmasını istemediklerini belirtti. Ancak Aziz İhsan Aktaş iddianamesinde belediye başkanının fiillerinin net bir şekilde ortaya konulduğunu, damatlık masraflarından eşine alınan lüks araçlara, birçok otel ve inşaat şirketinin kaynaklara bağlanmasına kadar birçok durumun belgelendiğini aktardı. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş'ın belediye kaynaklarından "bir milyarın üzerinde bir kaynağı kendisine aktardığı ve bu kaynak üzerinden çeşitli siyasal çalışmalar yürüttüğü" bilgisi yer aldığını söyledi.


Özdemir, muhalif kimliğiyle tanınan İsmail Saymaz ve Bahar Feyzan gibi isimlerin dahi bu iddianamenin boş olmadığını, dolu ve kapsamlı bir iddianame olduğunu kamuoyu nezdinde doğruladığını hatırlattı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesinin, İstanbul'da yapılanlara dair gerçeği daha da kuvvetlendireceğini düşündüklerini dile getirdi.


Güven Erozyonu Ve Yolsuzlukla Mücadele


Tüm bu gelişmelerin sonucunda AK Parti'ye olan güvenin artacağına, Cumhuriyet Halk Partisi'nin ise güveninin erozyona uğrayacağına inandıklarını ifade eden Özdemir, bazı uluslararası ölçümlemelerin ülkeleri karalamak amacıyla da yapılabildiğini savundu. Demokrasi adı altında İsrail'in uygulamalarına tepki gösterilmeyip Türkiye ile ilgili abartılı bir algı yaratıldığını belirtti.


Son yargılama süreçleri ve operasyonların birçok yere uzandığını, devlet kurumlarındaki bazı kişilerin de kendi problemleri olduğu görüldüğünü dile getirdi. Özellikle Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde yapılan operasyonlarda şikayet edenlerin çoğunlukla CHP'li kişiler olduğunu, rüşvet alan ve verenlerin paylaşım yapamadıkları için şikayet ettiklerini aktardı. AK Parti tarafından bu tür şikayetlerin yapılmadığını vurguladı.


Özdemir, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongresiyle ilgili rüşvet ve delege satın alınması gibi iddiaların da gündeme geldiğini ve bu iddiaları dile getirenlerin yine CHP içinden çıktığını hatırlattı. Son olarak, Türkiye'de yolsuzluklarla mücadele konusunda, kamu kuruluşlarının daha şeffaf olabilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını ve ihale kanunlarında yapılan iyileştirmeleri daha ileri noktaya taşıyacak partinin AK Parti olacağını söyledi.