Ünlü Şarkıcı Güllü Cinayetinde Şok İtiraf Kızının Korkunç Planını Ortaya Çıkardı
Önceki gece gelen itiraflar ünlü şarkıcı Güllü’nün ölümündeki aylardır devam eden sır perdesini kaldırdı. ‘Manevi evladı’ Sultan Nur Ulu, Güllü’ye öz kızı...
Ünlü şarkıcı Güllü’nün 52 yaşında Yalova’daki konutunun 6'ncı katından düşerek hayatını kaybetmesi, tüm Türkiye'de derin bir üzüntüye yol açmıştı. Ancak olay sonrasında ortaya atılan vahim iddialar, yaşanan şoku daha da artırdı. Kızı Tuğyan Ülkem Gülter, her ne kadar başlangıçta "Annem Roman havası oynarken dengesini kaybedip düştü" şeklinde bir açıklama yapmış ve cenazede gözyaşlarına boğulmuş olsa da, kamuoyunda Güllü'yü kızının öldürdüğü ve arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun da ona yardım ettiği yönünde ciddi şüpheler konuşulmaya başlanmıştı. Bu iddialar, geçtiğimiz günlerde gelen bir itirafla somut bir hale büründü.
Cinayetin Sır Perdesi Aralandı
Olayın aydınlatılmasında kritik bir rol oynayan Sultan Nur Ulu, emniyette verdiği ifadede yaşananları adım adım dile getirdi. Sultan Nur'un anlatımına göre, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, o gün annesini öldürme kararı almıştı. Normal seyrinde geçen günün ardından akşam için bir eğlence ortamı tertip edildi. Alkolle arasının iyi olduğu bilinen Güllü'nün o akşam bolca alkol alması, Tuğyan'ın sinsi planını daha da kolaylaştırdı. Planını aşamalı olarak uygulamaya koyan Tuğyan, ilk olarak annesi lavabodayken Sultan Nur'a seslenerek salondaki güvenlik kameralarının fişini çektirdi.
Korkunç Anlar Ve "Malkata" Tuzağı
Kameraların devre dışı bırakılmasının ardından Tuğyan, kendi odasına geçti ve odanın penceresini açtı. Odaya sonradan eklenen bu bölümdeki pencerenin, zemin ile yüksekliği normalden daha alçaktı. Tuğyan, pencerenin hemen yanındaki yatağın ucuna oturdu. O sırada Sultan Nur ise elbise dolabının aynasında saçlarını düzeltiyor ve makyaj dokunuşları yapıyordu. Tuğyan, o gece için başka detayları da düşünmüştü. Güllü lavabodan çıktığında duyup gelsin diye, annesinin çok sevdiği ve duyduğunda neredeyse her zaman oynamaya başladığı Bulgarca "Malkata" (küçük kız) adlı şarkıyı açtı. Güllü'nün gelmesini beklemeye başladı. Lavabodan çıkar çıkmaz bu müziğin sesini duyan Güllü, kamera kayıtlarına da yansıyan, “O ne lan!” ifadesiyle ilgi ve merakla kızının odasına yöneldi. Ne yazık ki, burada onu hiç ummadığı bir son bekliyordu. Odaya girer girmez müziğin ritmiyle oyuna dahil olan Güllü, kızıyla dans etmeye başladı ve yatağın önüne doğru ilerledi. Pencereye biraz daha yaklaştığında Tuğyan hemen harekete geçti. Sultan Nur'un ifadesine göre, “Anne camda kelebek var” diyerek Güllü'yü pencereye yönlendirdi. Sultan Nur, sonrasını ifadesinde şu şekilde anlattı: “Gül Anne’nin yüzü cama dönüktü. Tuğyan dizlerinin yukarısından sarılıp Gül Anne’yi aşağı itti. Aşağı baktım, düşmüştü. Şoke oldum. Tuğyan bana ‘Koş’ dedi, aşağıya koştuk.”
İtiraf Süreci Ve Etkileyici Tanık İfadeleri
Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz ve 2 savcı tarafından sorgulanan Sultan Nur'a, elde edilen ses kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer bulgular gösterildi. Üzerinde uzun süredir bir baskı hissettiği anlaşılan Sultan Nur, polis, savcılar ve avukatları huzurunda itirafçı olmayı kabul etti. “Bu zamana kadar konuşacak ortam bulamadım, konuşursam üstüme kalır diye de korktum” diyerek tüm bildiklerini anlatmaya başladı. Bazen gözyaşlarına boğulan Sultan Nur, sık sık su istedi. İfadesinin sonunda ise “Oh rahatladım” dediği öğrenildi. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Sultan Nur'un itirafçı olmasından ifadesini tamamlamasına kadar geçen süreç 6 ila 7 saat sürdü. Sultan Nur, Tuğyan'ın Güllü düştükten hemen sonraki ve cenazedeki feryat ve ağlamalarına dair de şunları aktardı: “O kadar abartılı rol yapıyordu ki durup onu izledim, ben de şaşırdım.”
Soruşturma devam ederken birçok tanık kendiliğinden gelerek ifade verdi. Özellikle iki tanığın ifadesi, sürecin seyrini değiştirebilecek nitelikteydi. Bunlardan ilki, Sultan Nur'un bir arkadaşıydı. Sultan Nur, kısa bir süre önce bu arkadaşını 02.42'de arayarak, “Korkuyorum, bana yardım et” dedi. Arkadaşı, “O gece ne olduğunu anlat” diye karşılık verince Sultan Nur, “Tuğyan camda kelebek var deyip Güllü Anne’yi oraya yönlendirdi, sonra da aşağı atıp öldürdü” şeklinde o geceyi aktardı. Bu arkadaşı, duyduklarını hemen polise bildirdi.
Polise dikkat çekici bilgiler veren ikinci tanık ise Sultan Nur'un babası Arif Ulu'nun bir arkadaşıydı. Bu tanık, “Arif iş arıyordu. Ben de ‘Önce kızına bul’ dedim. Arif de ‘Onun işe ihtiyacı yok, Tuğyan ona artık ömür boyu bakmak zorunda’ deyince şüphelendim” diyerek şüphelerini polise iletti. Bu gelişmeler üzerine polis, bazı tanıklara ses ve görüntü kayıt cihazları taktı. Tuğyan ve Sultan Nur'un telefonları da dinlemeye alındı. Soruşturma kapsamında beklenen raporlar da Tuğyan aleyhinde veriler içermeye başlayınca şüpheler bu iki isim üzerinde yoğunlaştı ve fiziki takip başlatıldı.
Cinayetin Ardındaki Muhtemel Nedenler
İtirafların ardından olay gecesine dair birçok bilinmeyen aydınlanmış olsa da, cinayetin faili belli olsa da sebebi hala tam olarak açıklığa kavuşmadı. Bir evladın öz annesini, hem de tasarlayarak neden öldürdüğü sorusu, yanıtı aranan en can alıcı noktayı oluşturuyor. Şimdilik öne çıkan bazı ihtimaller bulunuyor.
İlk ihtimal, anne ile kızı arasındaki gergin ilişki ve Tuğyan'ın annesine karşı duyduğu nefret. Bazı tanık ifadeleri ve soruşturma dosyasına yansıyan detaylara göre, Güllü ile kızı arasında zaman zaman sert kavgalara dönüşen gerilimli bir ilişki mevcuttu. Hatta Güllü'nün, kızı Tuğyan'ın şiddetine maruz kaldığı da iddia edildi. Güllü'nün annelik duygusuyla sergilediği "korumacı" tavırları ve eleştirileri, kendi başına yaşamaya düşkün Tuğyan tarafından bir "müdahale" olarak algılanıyor ve annesinden "kurtulmak" istediği düşünülüyordu.
İkinci ihtimal ise miras konusu. Cinayete giden sürecin bu gerilimlerle başladığı değerlendiriliyor. Yine bazı tanıkların ifadelerine göre Tuğyan, annesini öldürtmek için geçmişte "kiralık katil" arayışına bile girmişti. Bütün bunların dışında, paranın da cinayet sebebi olabileceği değerlendiriliyor. Güllü'nün bazı gayrimenkulleri ve sanat hayatından kalan telif gibi gelirleri vardı. Bu durum, Tuğyan için arzuladığı "özgür" hayatı kurabileceği cazip bir miras olarak görülüyordu.
Üçüncü ihtimal ise hayat sigortası parası. Güllü'nün kendisine bir hayat sigortası yaptırdığı ve herhangi bir ölüm durumunda "yüklü miktardaki" hayat sigortası tazminatının mirasçılarına geçeceği biliniyordu. İddialara göre Tuğyan, bunu da hesaba katmış, hatta annesinin ölümünden sonra sigorta şirketiyle “Ne zaman ödenecek?” diye görüştüğü belirtildi.
Tuğyan'ın, haziran ayında bir arkadaşına attığı "Annemi öldürmek istiyorum" şeklindeki mesajları da soruşturma dosyasına girdi. Tuğyan, bu mesajların annesiyle büyük bir kavga yaşadığı ve 21 gün eve gitmediği bir dönemde, öfkeyle yazıldığını, daha sonra kardeşi Tuğberk'in aralarını düzelttiğini iddia etti.
Zanlının İnkarcı Savunması Ve Yasal Süreç
Tuğyan Ülkem Gülter, ifadelerinde suçlamayı kabul etmediğini ve olay gecesine dair kendi versiyonunu anlattığını belirtti. Tuğyan'ın ifadelerinde şunlar yer aldı: “Sultan’la beraber Çınarcık’taki eve gittiğimizde annem Güllü evdeydi. Annem kendisine meze hazırladı ve şarap aldı. Daha önce alkol kullanırdı ama şarap içmeye yeni başlamıştı. Yaklaşık 3.5 şişe şarap içti, sonra duşa girdi. Biz de Sultan’la odaya geçtik. Benim telefonumdan müzik açtık. Sultan’a ‘Malkata’ şarkısını açmasını istedim. Biz Malkata oynarken annem içeri geldi. Üçümüz dans etmeye başladık. Biz, kapı ile gardırobumun arasında dans ediyorduk. Annemle birbirimizi mıncıklardık. Bana söylendiği gibi ‘Bırak beni bırak’ gibi bir şey söylenmişse, buna istinaden söylenmiştir.”
Tuğyan Ülkem Gülter, devamında ise, “Daha sonra ben çok yüksek bir şekilde ‘güm’ diye bir ses duydum. Camın olduğu tarafa baktığımda annemi göremeyince ‘Koş’ diye bağırarak aşağıya indim. Yukarıda odadayken, sesi duyduktan sonra ben annemi görmedim. Nasıl düştüğünü de bilmiyorum. Direkt aşağıya koştum. Koşarken Çiğdem Abla’nın kapısını çaldım. Aşağıya indikten sonra olanları hatırlamıyorum. Daha sonra çevremden bana anlatılanlar oldu, ancak ben hiçbirini hatırlamıyorum” dedi.
Tuğyan, Sultan Nur'un aleyhindeki beyanları kabul etmediğini vurgulayarak, “Annem benden oldukça ağırdır. Benim onu kaldırma gibi bir şansım yoktur. Zaten olay sırasında benim sırtım dönüktü. Annemin nasıl düştüğüne dair bir fikrim yok. Normalde Sultan’la aramda herhangi bir problem yok. Ama Sultan kokain kullanmıştı daha önce. Dosyaya uyuşturucu testi ile ilgili işlemler girince tedirgin oldu. Test sonucunda uyuşturucu madde kullandığı ortaya çıkıp ona suç atacağımızdan dolayı avukatım Merve Uçanok’a ‘Siz benim başımı mı yakmaya çalışıyorsunuz’ demişti” ifadelerini kullandı. Tuğyan'ın avukatları, Sultan Nur'un itirafının ardından davadan çekilme kararı aldı, ancak Tuğberk Yağız Gülter'in avukatlığını sürdürecekleri belirtildi. Tuğyan’ın kardeşi Tuğberk Yağız Gülter’in cinayete iştirakine dair ise henüz bir suçlama bulunmuyor.
Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen Tuğyan Ülkem Gülter, basın mensuplarının sorularına “Ben suçsuzum, gerçekler ortaya çıkacak” şeklinde yanıt verdi. Gülter, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Türk Ceza Kanunu'nda bu suç için öngörülen ceza "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasıdır. Yargılama sonucunda bu cezayı alması halinde, Tuğyan'ın 36 yıl boyunca cezaevinde kalması ve cezasının bir bölümünü tek başına bir hücrede geçirmesi bekleniyor. Bu durumda yakınlarıyla görüşme imkanları da oldukça kısıtlı olacaktır.