İzmir Torbalıdaki Ölümcül Patlama Davasında Üç Sanığa Hapis Cezası Verildi

İzmir'in Torbalı ilçesinde şırdan satılan lokantada 5 kişinin öldüğü, 63 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada 1'i tutuklu, 3 sanığa verilen cezalar...

İzmir'in Torbalı ilçesinde, 30 Haziran 2024 tarihinde beş kişinin hayatını kaybetmesine ve 63 kişinin yaralanmasına yol açan patlama davasında karar açıklandı. Mahkeme, olayda kusurlu bulunan üç sanığa farklı sürelerde hapis cezaları verdi. Sanıklar, duruşma boyunca birbirlerini suçlayarak sorumluluktan kaçınmaya çalışırken, patlamanın nedenleri ve ihmaller zinciri bilirkişi raporlarıyla detaylı bir şekilde ortaya konuldu.

Trajik Patlamanın Detayları Ortaya Çıktı

Torbalı ilçesi Ayrancılar Mahallesi Barış Manço Caddesi üzerinde bulunan bir şırdan dükkanında, 30 Haziran 2024 günü saat 15.00 sularında şiddetli bir patlama meydana geldi. Bu feci olayda Ruken Çağur (31), Evin Aslan (36), kardeşi Birgül Sarsılmaz (44), Havin Ergin (17) ve Dilek Bağ (24) yaşamını yitirirken, çevrede bulunan 63 kişi de yaralandı. Patlamanın etkisiyle iş yerinin bulunduğu bina büyük hasar görürken, çevredeki 10 binanın camları ve çerçeveleri de kırıldı. Yaralılar hızla çevre hastanelere sevk edilirken, olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatıldı. Jandarma ekipleri, patlamanın yaşandığı restorandaki malzemelere el koyarak incelemeye alırken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı ekipler de hasar tespit çalışmaları yürüttü. Olayın aydınlatılması amacıyla iki müfettiş görevlendirildi ve kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.

Soruşturma Süreci Ve İlk Tutuklamalar

Patlamanın ardından yürütülen ilk soruşturma kapsamında, olay sırasında tüp değiştirdiği öne sürülen Mustafa Koç ile işletme sahibi Gülden Kul, jandarma tarafından gözaltına alındı. Menderes ilçesinde yakalanan Gülden Kul ve Mustafa Koç, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan incelemeler sonucunda, patlamanın meydana geldiği iş yerinin altı aydır ruhsatsız faaliyet gösterdiği belirlendi. İşletme sahibi Gülden Kul'un 29 Mayıs 2024 tarihinde belediyeye ruhsat başvurusunda bulunduğu, ancak işlemlerin henüz tamamlanmadığı anlaşıldı. İlk ifadelerinde Gülden Kul, tüpü değiştirdiğini ve herhangi bir sorun olmadığını belirtirken, Mustafa Koç ise tüp değişim işlemini uygun bir şekilde yaptığını iddia etti. Bu arada, patlamada hayatını kaybedenler, memleketlerinde gözyaşları içinde toprağa verildi.

Bilirkişi Raporları İhmalleri Gözler Önüne Serdi

Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, iş güvenliği uzmanı, yüksek makine mühendisi, elektrik mühendisi, yangın uzmanı ve kimya mühendisi gibi farklı disiplinlerden uzmanlardan oluşan bir bilirkişi heyeti, detaylı bir rapor hazırladı. Savcılık dosyasına giren bu raporda, patlamanın ana nedenleri ve olaydaki ihmaller net bir şekilde ortaya konuldu. Raporda, LPG gazında bir sızıntı meydana geldiği, biriken gazın patlamaya yol açtığı ve oluşan alev topunun diğer bölümlere yayılarak ani basınç etkisiyle büyük bir yıkıma neden olduğu belirtildi.

Bilirkişi raporunda, iş yerindeki güvenlik eksiklikleri özellikle vurgulandı: "İş yerinde LPG kullanılan sanayi tipi büyük mutfaklarda gaz kaçağını tespit eden ve sesli olarak uyaran gaz uyarı cihazının bulunmadığı belirlendi." Ayrıca, kanunen uyulması gereken bir kural olan "İş yeri veya topluma açık her türlü binada zemin seviyesinin altında kalan bodrum katlarında LPG tüpleri bulundurulamaz" maddesine iş yeri işletmecisinin uymadığı da raporda tespit edildi.

Patlamaya doğrudan etki eden diğer unsurlar ise şöyle sıralandı: Tutuklu sanık Mustafa Koç'un tüpü dikkatsiz, tedbirsiz ve hızlı bir şekilde taktığına dikkat çekildi. Raporda, "Ayrıca tüp takabilme eğitimi aldığına dair belgesi bulunmamaktadır" ifadesine yer verildi. LPG tüpü üzerinde yapılan test ve incelemede, tüpün vanası açıldığında köpüklerin baloncuklar halinde uçuştuğu ve gaz kaçağı olduğu gözlemlendi. Gaz dedektörü yaklaştırıldığında ise cihazın sesli uyarı vererek gaz kaçağını tespit ettiği belirtildi. Sanayi tipi LPG tüpündeki dedantörle tüp arasındaki plastik contada gaz kaçağı olduğu kesinleşti. Bu bulgular ışığında, tüpü değiştiren Mustafa Koç'un olayın meydana gelmesinde doğrudan etkili olduğu sonucuna varıldı.

Raporda ayrıca, LPG'nin havadan ağır olması nedeniyle zemine çöktüğü bilgisi verildi. Buzdolabının elektrik aksamından kıvılcım alması sonucu yangının çıkmış olabileceği değerlendirildi. İş yerinin havasız bırakıldığı, yeterli havalandırmanın bulunmadığı ve elektrik aksamının LPG gazı kullanılan bir mekan için uygun olmadığı da belirtildi. Tüm bu eksikliklerin patlamaya zemin hazırladığı, iş yeri sahibi Gülden Kul'un ise yapması gereken "Özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden" olayda doğrudan etkili olduğu değerlendirmesi raporda yer aldı.

İddianame Sanıkların Kusurlarını Vurguladı

Olayla ilgili soruşturmanın tamamlanmasının ardından Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, bilirkişi raporundaki tespitlere geniş yer verildi. İddianame, üç sanığın da patlamanın meydana gelmesindeki ihmallerini tek tek sıraladı. Tüp firmasının Ege Bölge sorumlusu Osman İnce'nin, bayilere tüp temininde gerekli sertifika ve eğitimleri sağlamadığı, yalnızca WhatsApp üzerinden bilgilendirme yaptığı gerekçesiyle kusurlu bulunduğu vurgulandı. Lokanta işletmecisi Gülden Kul'un ise ruhsatsız olarak sanayi tipi tüp kullanıp iş yerinde havalandırma, alarm sistemi ve uygun elektrik tesisatı gibi temel güvenlik önlemlerini almadığına dikkat çekildi. Diğer tutuklu sanık Mustafa Koç'un ise LPG işletme yetkisi bulunmamasına rağmen sanayi tipi tüpü lokantaya bağladığı ve bu bağlantıların güvenliğini kontrol etmediği iddianamede yer aldı. İddianameyi hazırlayan savcı, üç sanığın da ihmalleri sonucunda bu trajik olayın meydana geldiği kanaatine vardı.

Bu ihmaller neticesinde savcı, Gülden Kul, Mustafa Koç ve tutuksuz sanık Osman İnce hakkında 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianameyi düzenledi.

Mahkeme Süreci Ve Sanıkların Çelişkili İfadeleri

Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan dava, kamuoyunun dikkatini çekti. Geçtiğimiz duruşmalardan birinde, davanın altıncı celsesinde, tutuklu sanıklardan Gülden Kul'un ev hapsi kararıyla tahliye edilmesi kararlaştırıldı. Duruşma savcısı ise mütalaasını açıklayarak iddianamede talep edilen 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talebini yineledi.

Davanın bugün görülen karar duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı. Duruşmada sanık Osman İnce'nin avukatı, Gazi Üniversitesi'nden alınan teknik bilirkişi raporunu ve hukukçulardan alınan hukuki mütalaayı mahkemeye sundu. İnce'nin avukatı, bu raporlara göre müvekkilinin suçsuzluğunun ortaya konulduğunu iddia etti.

Ardından söz alan ölenlerin ailelerinin avukatları, savcılık mütalaasına katılmadıklarını belirttiler. Sanıkların 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçu yerine, 'olası kast' suçundan ve en üst sınırdan cezalandırılmalarını talep ederek şikayetçi olduklarını dile getirdiler. Ayrıca, sanıklara verilecek cezalarda herhangi bir indirim yapılmamasını da talep ettiler.

Savunmaları için söz verilen sanıklar ise adeta birbirlerini suçladı. Sanık Gülten Kul, tüpü takan Mustafa Koç'u hedef alarak, "Acele iş yaptı. Bu olay içimi acıtıyor. Üzgünüm" dedi. Mustafa Koç ise savunmasında, "Günde ortalama 3 sanayi tüpü takıyordum. Bu tüpü takarken de herhangi bir şüphe duymadığım için kontrol etmedim. Mutfakta havalandırma yok. Benim bağlantımda sorun yok. Taktığım günün gecesi, Gülten Hanım yanında sigara içiyordu, patlama olsaydı o zaman gerçekleşirdi. Tedbirsiz, aceleci değildim. Oradan benim eşim ve çocuklarım da geçiyor. Olay nedeniyle çok üzgünüm" ifadelerini kullandı. Tüp firmasının Ege Bölge sorumlusu olan sanık Osman İnce ise, "Mustafa Koç, bizim personelimiz değildir. Eğitim verme sorumluluğumuz yoktur. Bayilerimize, eğitimi olmayan personelleri için yetkili yerlerden eğitim alması konusunda da uyarırız. Gülten Hanım'ın, iş yerinde havalandırma olmayışı da patlamada etkili olmuştur, dikkate alınmasını istiyorum" diye konuştu.

Sanık avukatları da müvekkillerinin suçsuz olduğunu belirterek beraatlerini talep etti. Duruşma savcısı mütalaasının aynı olduğunu yinelerken, son kez söz verilen sanıklar da beraatlerini istedi. Mahkeme başkanı, kararın açıklanması için 30 dakika ara verdikten sonra nihai kararı açıkladı.

Ağır Ceza Mahkemesinden Gelen Karar

Aranın ardından mahkeme heyeti, Torbalı'yı yasa boğan patlama davasında kararını açıkladı. Buna göre, tüpü değiştiren sanık Mustafa Koç'a 10 yıl 10 ay hapis cezası verildi. İşletme sahibi Gülden Kul, 8 yıl 4 ay hapis cezası alırken, tüp firmasının Ege Bölge sorumlusu Osman İnce'ye verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ise 364.000 Türk Lirası adli para cezasına çevrildi.

Mağdur Yakınlarından Karara Tepki Ve Temyiz Süreci

Mahkemenin kararının ardından adliye önünde bir araya gelen hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, verilen cezalara tepki gösterdi. Patlamada kızları Evin Aslan ve Birgül Sarsılmaz ile yeğeni Ruken Çağur'u kaybeden 65 yaşındaki İbrahim Savucu, ailesi ve avukatları Nazlı Demir ile Aydın Beyhan ile birlikte açıklama yaptı. İbrahim Savucu, açıklamasında, "Başından beri mahkemeye geliyoruz. Sanıklar hep birbirini suçluyor. Bugün verilen cezadan tatmin olmadık. Konunun takipçisi olacağız. Ciğerimiz yanıyor. Önce Türkiye'deki mahkemelere, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar gideceğiz" sözleriyle adalete olan inançlarını ve mücadele kararlılıklarını dile getirdi.

Savucu ailesinin avukatı Nazlı Demir ise kararı değerlendirirken, "Bu dosya bize yolda yürürken bile insanların güvenliğinin olmadığını göstermiştir. Her ne kadar tüm sanıklar ceza alsa da 5 ölümlü dosyada ceza miktarları yetersizdir. Gerekli istinaf başvurusunda bulunacağız" diyerek, kararın yeterli olmadığını ve üst mahkemelere taşıyacaklarını ifade etti.