İzmir Elektrik Faciasının Gerekçeli Kararı Ortaya Çıktı 70 Santimlik İhmal İki Cana Mal Oldu

İzmir'in Konak ilçesinde sağanaktan korunmaya çalışırken elektrik akımına kapılan 2 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin 30 sanığa bilinçli taksirle...


İzmir'de 12 Temmuz 2023 tarihinde yaşanan ve Tıp Fakültesi öğrencisi Özge Ceren Deniz ile onu kurtarmak isteyen İnanç Öktemay'ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan elektrik faciasının gerekçeli kararı açıklandı. İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan 535 sayfalık kararda, olayın ardındaki ihmaller zinciri detaylı bir şekilde gözler önüne serildi. Mahkeme, 70 santimlik bir derinlik ihlalinin, daha önceki uyarı ve tespitlere rağmen giderilmeyen arızaların, iki kişinin trajik ölümüne neden olduğunu hükmetti.


Yargılama Süreci Ve Açıklanan Kararlar


Olayın ardından başlatılan soruşturmada, toplam 42 kişi hakkında 'Taksirle öldürme' suçundan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Suçun bilinçli taksirle işlendiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 22/3 maddesi uyarınca cezaların yarı oranında artırılarak 22 yıl 6'şar aya çıkarılması istendi. Yargılama süreci sonunda, geçen ekim ayında İzmir 10'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında cezalar belirlendi.


Mahkeme heyeti, Ali Külak, Doğan Kılıç, Fırat Akbay ve Mesut Türkan'a 10 yıl hapis cezası verirken, Ahmet Orhan Kaygısız, Arif Kapuş, Mehmet Fatih Tosun, Mehmet Zeki Aytulun, Mert Ceylan, Alper Doğan, Erman Çarık, Hamza Bayram, Abdülkadir Satık, Mürsel Arıcı, Yavuz Üner ve Cenan Demircan'ı 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca Alara Ekli, Ahmet Demircan, Barış Sevgili, Cengiz Topel Demircan, Deniz Sunal, İbrahim Şara, Koray Arif Fırat ve Volkan Şirin'e 5 yıl, Ali Arcan, Ekrem Yıldırım, Mustafa Atakan, Necati Ergin, Sefa Pişkinleblebici ve Zekeriye Tığtepe'ye ise 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Ahmet Çelik, Erkut Bozkurt, Hakan Günay, Halit Özpelit, Serhat Ekin, Tahsin Erdoğan, Ufuk Eryılmaz, Uğur Yüksel ve Mehmet Zeki Alkan beraat etti. Yurt dışında yaşayan 1 sanığın dosyası ise ayrıldı. Mahkeme, tutuksuz yargılanan 5 sanığın tutuklanmasına karar vererek tutuklu sanık sayısını 15'e yükseltti. Öte yandan, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1'inci İdari Dava Dairesi, olaya karışan 6 memur sanığın yargılanmasına da ayrıca karar verdi.


Gerekçeli Kararın Ortaya Koyduğu İhmaller Zinciri


Mahkemenin 535 sayfalık gerekçeli kararında, olay öncesinde yaşanan ve felaketin nedenlerini açıklayan önemli detaylara yer verildi. Kararda, olay günü olan 12 Temmuz 2023 öncesinde, 09 Ocak 2023 tarihinde saat 13.35 sıralarında, kazanın meydana geldiği kapağın altından duman geldiği ve vatandaşların buraya bir duba bıraktığı tespit edildi. Aynı gün saat 15.59 ve 16.26 sıralarında bölgeden tekrar duman çıktığı güvenlik kameralarınca kaydedildi. Saat 16.27'de Gediz Elektrik görevlilerinin olay yerine gelerek çalışma yaptığı ancak saat 17.05'te ayrıldıkları vurgulandı. Dahası, 19 Ocak 2019 tarihinde bir yerel gazetede, aynı yerde elektrik kaçağı olduğu, vatandaşların çarpıldığı ve bu nedenle bir köpeğin öldüğü yönünde haberlerin yayımlandığı, bölgedeki esnafın ise kendi imkanlarıyla çözümler üretmeye çalıştığı belirtildi. Bu durum, olay yerindeki riskin uzun süredir bilindiğini ancak gerekli önlemlerin alınmadığını ortaya koydu.


Gerekçeli kararda, İZSU tarafından yağmur suyu ızgaraları için ihaleye çıkıldığı, ihaleyi alan Argan Mühendislik-Arif Kapuş firmasının 03 Ocak'ı 04 Ocak 2023'e bağlayan gece yağmur suyu ızgaralarını monte ettiği bilgisine yer verildi. İZSU'nun yer teslimi ve sözleşme yapılmaksızın montajı yaptırmasının usulsüzlüğüne dikkat çekildi. Elektrik yeraltı kablolarının projedeki gibi 70 santim derinlikte olmadığı, bu derinliğe uyulsaydı ızgaranın beton kütlesi otursa bile kablolara hasar veremeyeceği ve kazanın yaşanmayacağının açıkça ortada olduğu vurgulandı. Gediz Elektrik Şirketi'nin, ihale eki projelere aykırı olarak işin geçici ve kesin kabulünü yaparak potansiyel çok tehlikeli bir durumun varlığına sebebiyet verdiği, yerinde yapılan imalatın KET projelere de uygun olmadığı belirtildi.


Kararda ayrıca, 09 Ocak 2023 tarihinde elektrik kablosunda yapılan tespite ilişkin Gediz Elektrik sistem içi haberleşme yazılımında, "yerden geçen kablolardan duman çıkmakta, mazgala giderse elektrik çarpması oluşabilir" bilgisinin sisteme aktarıldığı belirtildi. Bu tespitin, olayın yaşanmasından çok önce ciddi bir arızanın varlığını kanıtladığı ancak gerekli tedbirlerin alınmadığı, reaktif veya koruyucu önlemlerin uygulanmadığı kaydedildi. İZSU tarafından yapılan rögar kapakları montajında elektrik kablolarına hasar verildiği, Gediz Elektrik Şirketi tarafından ise bu hasarların giderilmesi ve benzer durumların yaşanmaması adına reaktif/proaktif herhangi bir önlemin alınmadığı kararda yer aldı. Kurumların, riski bertaraf edecek veya kabul edilebilir risk düzeyine düşürecek bir çalışma yapmadıkları vurgulandı. Sadece basit onarımlarla yetinildiği ve kalıcı çözümler üretilmediği, yağmur suyu ızgaralarının çalışmaması nedeniyle su baskınlarının devam ettiği ve bu baskınların önceki yıllarda da benzer görüntülerle çokça yaşandığına dikkat çekildi. Bakım yetersizliği nedeniyle ızgaraların pislik ve çamurla dolduğu, çöken rögarların baskısıyla hasar gören enerjili kablodan sızan kaçak akımın, tahliye edilemeyen yağmur suyu ile birleşerek felakete yol açtığı detaylandırıldı.


Kusur Oranları Ve Bilinçli Taksir


Mahkeme, olayın öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu, herhangi bir olağanüstü doğa olayının bulunmadığını, kaçınılmazlık unsurunun ise yer almadığını belirtti. Özge Ceren Deniz, İnanç Öktemay ve onları kurtarmaya çalışırken yaralanan Ersin Eren Çavga'nın olayın gerçekleşmesini tetikleyecek herhangi bir tehlikeli hareketlerinin veya kişisel kusurlarının bulunmadığı vurgulandı. Olayın, birtakım ihmaller ve teknik kusurlar silsilesiyle, zincirleme kusur unsurlarının sebep olduğu kanaatine varıldı.


Kararda, sanıklardan Ali Külak, Fırat Akbay, Doğan Kılıç ve Mesut Türkan'ın 1'inci dereceden; Abdulkadir Satık, Ahmet Orhan Kaygısız, Alper Doğan, Arif Kapuş, Erman Çarık, Hamza Bayram, Mehmet Fatih Tosun, Mehmet Zeki Aytulun, Mert Ceylan, Mürsel Arıcı, Yavuz Üner ve Cenan Demircan'ın 2'nci dereceden kusurlu oldukları belirtildi. Alara Ekli, İbrahim Şara, Barış Sevgili, Cengiz Topel Demircan, Deniz Sunal, Koray Arif Fırat, Volkan Şirin ve Ahmet Demircan 3'üncü dereceden; Ali Arcan, Ekrem Yıldırım, Mustafa Atakan, Necati Ergin, Sefa Pişkinleblebici ve Zekeriye Tığtepe ise 4'üncü dereceden kusurlu bulundu. Erkut Bozkurt, Uğur Yüksel, Ufuk Eryılmaz, Tahsin Erdoğan, Serhat Ekin, Mehmet Zeki Alkan, Ahmet Çelik, Hakan Günay ve Halit Özpelit'in olayda kusurlarının bulunmadığı tespit edildi.


Mahkeme, 1'inci ve 2'nci dereceden kusurlu olan sanıkların, neticeyi öngörmelerine rağmen şansa veya kendi bilgi ve becerilerine güvenerek sonucun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket ettiklerini, bu sebeple bilinçli taksirin unsurlarının oluştuğunu ve cezaların bu şekilde tayin edildiğini açıkladı. 3'üncü ve 4'üncü dereceden kusurlu olan sanıkların ise öngörülebilir neticenin objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmeleri nedeniyle basit taksirle suç işledikleri, fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde her bir sanık yönünden taksire dayalı kusurlarının ağırlığı dikkate alınarak kademeli olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidildiği vurgulandı.