Makyol Romanya’da Çin’in Çekilmesiyle Oluşan Boşluğu 3 Milyar Euro’yu Aşan Dev Projelerle Doldurdu

Türkiye’nin yarım asırlık inşaat devi Makyol, yerel ve Türk iş ortaklarıyla birlikte Romanya ekonomisi ve Avrupa ulaştırma ağı açısından stratejik öneme sahip projeleri hayata geçiriyor.Bugün itibarıyla Romanya genelinde yürüttüğü 7 aktif proje ile 128,55 kilometrelik karayolu ve 6,6 kilometrelik metro inşaatı yapan Makyol’un yatırımlarının toplam portföy büyüklüğü 3 milyar Euro’yu aştı. Makyol’un projeleri Türk mühendisliğinin Avrupa Birliği standartlarındaki başarısını gözler önüne seriyor.

Avrupa Birliği'nin Çin Halk Cumhuriyeti'ne yönelik politikalarının Romanya üzerindeki etkileri, Türk müteahhitlik firmaları için Doğu Avrupa pazarında yeni bir dönemin kapılarını aralamıştır. Birlik fonlarıyla desteklenen altyapı projeleri, Türk şirketlerine önemli finansman kaynakları sunarken, bu projelerde kullanılan başta çelik olmak üzere pek çok malzemenin Türkiye'den tedarik edilmesi, ülkeye yönelik ciddi bir ihracat potansiyeli yaratmıştır. Bu stratejik pazarda öne çıkan firmalardan biri olan Makyol İnşaat, Romanya'da yürüttüğü yedi aktif proje ile 128,55 kilometrelik karayolu ve 6,6 kilometrelik metro hattı inşaatını üstlenerek, toplam yatırım portföy büyüklüğünü 3 milyar Euro'nun üzerine taşımıştır.



Makyol İnşaat'ın Romanya pazarındaki yolculuğu, ilk etapta zorlu koşullarla sınanmıştır. Şirketin Romanya CEO'su Saffet Oğuz Çebi'nin aktardığına göre, Makyol ilk projesini bir Çinli ortakla üstlenmiş, ancak Avrupa Birliği'nin Çin'e yönelik politikaları neticesinde bu proje iptal edilmiştir. Bu durum, şirket için ciddi bir mali kayba yol açmış, tüm ön harcamaların boşa gitmesine neden olmuştur. Çebi, bu başlangıçtaki olumsuzluğa rağmen, Çinli firmaların pazardan çekilmesinin kendileri için stratejik bir fırsata dönüştüğünü ifade etmiştir. Makyol'un projeleri, yüksek kalitede ve taahhüt edilen süreden önce teslim etme konusundaki başarısı sayesinde, pazarın önde gelen İtalyan ve Avusturyalı firmalarının önüne geçerek tercih edilen bir konuma gelmesini sağlamıştır. Çebi, bu durumun, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin şirketleri arasında, “Parayı biz getiriyoruz, işi Türkler alıyor” şeklinde şikayetlere yol açtığını belirtmiştir.



Makyol İnşaat: Köklü Bir Geçmişten Uluslararası Başarılara



Temelleri 1965 yılında Saffet Çebi tarafından atılan Makyol İnşaat, kuruluşundan bu yana Türkiye'nin önde gelen taahhüt firmaları arasında sayılmaktadır. Şirket, Türkiye'de otoyol, metro, havalimanı, tünel, baraj ve köprü gibi ağır altyapı projelerinde elde ettiği başarılarla sektörde güvenin simgesi haline gelmiştir. Ulusal sınırların ötesine geçerek Fas, Cezayir, Kazakistan, Irak, Azerbaycan, Kuveyt, Umman ve Ukrayna gibi çeşitli ülkelerde de önemli altyapı yatırımları gerçekleştirmiştir. Özellikle son 25 yılda tamamladığı uluslararası ölçekteki projelerle dikkat çeken Makyol, Fas'ta yürüttüğü projeler sayesinde kraliyet nişanı alan tek yabancı firma unvanını da kazanmıştır. Şirketin uluslararası büyüme stratejisindeki en kritik adımlardan biri ise Avrupa Birliği üyesi Romanya pazarında gerçekleştirdiği mühendislik atılımı olmuştur.



Romanya Projeleri: Avrupa'nın Kalbinde Stratejik Bağlantılar



Makyol İnşaat, Avrupa'nın doğusu ile batısını birbirine bağlayan, TEN-T (Trans-European Transport Network) koridorları üzerinde stratejik bir konumda bulunan Romanya'da, Orta Avrupa ve Balkanlar arasındaki lojistik akışın ana merkezi niteliğindeki önemli bağlantı noktalarında ana yüklenici olarak faaliyet göstermektedir. Şirket, Ulusal Karayolu Altyapı İdaresi (CNAIR) ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından yönetilen bu geniş ağın en kritik kesimlerinde görev almaktadır. Makyol'un Romanya'da yerel ve diğer Türk ortaklarla birlikte yürüttüğü yedi büyük proje, hem mühendislik derinliği hem de finansal hacim açısından ülkenin en iddialı altyapı yatırımları arasında yer almaktadır.



Şirketin proje portföyünde; Transilvanya Otoyolu (A3), Sibiu-Făgăraș Otoyolu'nun dört aşaması (A13), Ploiești-Buzău Otoyolu (A7) ve Bükreş Havalimanı Metro Bağlantısı gibi kritik projeler bulunmaktadır. Bu projelerin tamamı, Romanya'nın batı sınırından başkente kadar uzanan ana ulaşım ağının temel omurgasını oluşturmaktadır. Söz konusu yedi projenin toplam sözleşme bedeli 3 milyar Euro'yu aşmakta, çelik yapı imalatı 100 bin tonun üzerine çıkmaktadır. Bu kapsamda, 128,55 kilometrelik karayolu ve 6,6 kilometrelik metro hattı inşaatının yanı sıra, 2,8 kilometre uzunluğunda bir tünel, 150'den fazla köprü ve viyadük, çok sayıda kavşak ve istasyon inşa edilmektedir. Bu devasa altyapı hamlesinde, 3 binden fazla mühendis, teknisyen ve vasıflı işçi istihdam edilmektedir.



İş Birliği Ve Türk Mühendisliğinin Yükselişi



Makyol İnşaat, Romanya'daki operasyonlarında uluslararası standartlara bağlı kalarak projelerini Avrupa Birliği ve Romanya Hükümetleri tarafından sağlanan çeşitli fonlarla hayata geçirmektedir. Şirket, bu büyük ölçekli altyapı projelerinde Alarko, Özaltın ve Nurol gibi diğer köklü Türk firmalarıyla konsorsiyumlar oluşturarak güç birliği yapmaktadır. Ayrıca, Avrupa Birliği menşeli önde gelen müşavirlik firmalarıyla da iş birlikleri yürütülmektedir. Bu çok yönlü sinerji, Türk müteahhitlik sektörünün Avrupa pazarında ulaştığı kalite, güvenilirlik ve rekabet gücünün somut bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.



Çebi ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi ve Makyol İnşaat Romanya CEO’su Saffet Oğuz Çebi, Romanya'daki projeler hakkında şu açıklamalarda bulunmuştur: “Avrupa’nın kalbinde mühendislik gücümüzü ve vizyonumuzu sergilemekten büyük gurur duyuyoruz. Romanya’da yürüttüğümüz otoyol ve metro projeleri, yalnızca beton ve çelikten ibaret değil; aynı zamanda Türk mühendisliğinin disiplinini, güvenilirliğini ve çözüm üretme yeteneğini temsil ediyor. Bu projelerle, Romanya’nın AB ulaştırma ağlarına entegrasyonuna katkıda bulunuyor, Avrupa’nın doğusu ile batısı arasında kesintisiz bir bağlantı sağlıyoruz.”



Türkiye Ve Romanya Arasındaki Derinleşen Ekonomik Bağlar



Saffet Oğuz Çebi, Türkiye ile Romanya arasında köklü ve güçlü bir ilişkinin bulunduğunu, özellikle 1980'li ve 1990'lı yıllarda futbol aracılığıyla halklar arasındaki bağların daha da pekiştiğini vurgulamıştır. Çebi, bu güçlü sosyal ve kültürel bağların günümüzde ekonomik ve ticari iş birliklerine de yansıdığını belirtmiştir: “Bugün bu güçlü sosyal bağlar, ekonomik ve ticari iş birliklerinde de kendini gösteriyor.” Romanya'da Türk müteahhitlik sektörünün bugüne kadar üstlendiği 231 projenin toplam değeri 15,2 milyar Doları aşarken, iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2024 yılı itibarıyla 8 milyar Dolar ihracat ve 4 milyar Dolar ithalatla toplam 12 milyar Dolar seviyesine ulaşmıştır. Türk yatırımlarının Romanya'daki toplam değeri ise yaklaşık 8 milyar Dolar olarak tahmin edilmektedir. Makyol Romanya olarak kendi faaliyetlerinin toplam portföy büyüklüğünün ise 3 milyar Euro'yu geçtiğini ifade eden Çebi, bu rakamların sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve insani açıdan da derinleşen bir ortaklığın göstergesi olduğunu sözlerine eklemiştir.



Makyol'un Gelecek Vizyonu: Sınırları Aşan Mühendislik



Makyol İnşaat'ın uluslararası pazardaki büyüme hedeflerini, yeni iş ortaklıkları kurma arzusunu ve her coğrafyada insan yaşamına değer katan projeler üretme kararlılığını dile getiren Saffet Oğuz Çebi, gelecek vizyonlarına dair şunları kaydetmiştir: “Özellikle Romanya’nın kuzeyinde Transilvanya Otoyolu ve Sibiu-Făgăraș hattı gibi zorlu coğrafyalarda hayata geçirdiğimiz projeler, Romanya’nın Avrupa koridorlarına entegrasyonunda kritik rol oynuyor. Zorlu doğa koşullarını tünellerle aşan, onlarca viyadük ve köprüyle dolu bu dev altyapı sistemleri, bölgesel kalkınmayı hızlandırırken, çevreci ve uzun ömürlü mühendislik anlayışımızı da ön plana çıkarıyor. Biz projelerle yalnızca yollar değil, geleceğe uzanan kalıcı köprüler inşa ediyoruz.” Çebi, şirketin temel vizyonunun, ulusal sınırları aşarak Türk mühendisliğini Avrupa'nın en prestijli altyapı markaları arasına taşımak olduğunu belirtmiştir. Bugün Romanya'nın birçok noktasında yükselen viyadüklerde, tünellerde ve metro hatlarında Makyol'un tabelasını görmenin mümkün olduğunu ifade eden Çebi, bunu sadece bir inşaat başarısı değil, aynı zamanda yarım asırlık bir mühendislik kültürünün uluslararası alandaki yükselişi olarak nitelendirmiştir. Türk taahhüt sektörünün öncülerinden biri olarak Avrupa altyapısına bu denli önemli katkılar sunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını vurgulamıştır.