Kahverengi Kokarca İstilası Türkiye’ye Yayılıyor Acil Önlemler Alınmalı
Bu böcek dünyanın sonunu getirecek diye haberleri yapılan, son yıllarda Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hızla yayılan kahverengi kokarca böcekleri bir...
Türkiye'de 2017 yılında tespit edilen ve son yıllarda popülasyonu hızla artan kahverengi kokarca böceği, başta Karadeniz bölgesi olmak üzere pek çok ilde vatandaşlar için ciddi bir kabus haline geldi. Sakarya'da başlayan istila haberleri, kısa sürede Ünye, Terme, Giresun, Trabzon, Çarşamba ve Salıpazarı gibi şehirlere de sıçradı. Özellikle tarım ürünlerine verdiği büyük zararların yanı sıra evleri basmasıyla da halk arasında büyük korku ve endişe yarattı.
Vatandaşın KâBusu: Günlük Yaşama Etkileri
Sakarya'nın Ferizli ve Söğütlü ilçelerinde ve diğer pek çok yerleşim yerinde görülen bu istila, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye başladı. Giresun'un Karadere Köyü'nde ikamet eden Fatma Kara, yaşadığı sıkıntıları dile getirerek durumu şu sözlerle özetledi:
"Geçtiğimiz yıldan beri civar köylerden kokarca böceğinin methini duyuyordum ama ben henüz tanışmamıştım. Yaklaşık 1 haftadır böcekler bahçemi istila etti. Tarlada sebze meyvemi toplamama engel oluyorlar. Bir anda çoğalıp her yeri sarıyorlar. Evde cam kapı açamıyorum, aniden içeriye hücum ediyorlar. Her yeri kilitledim, kapadım. Bahçeye çıkıp işlerimi yapamaz oldum. Nasıl böyle çoğalıp aynı anda hücum ediyorlar anlayamadım. Böyle giderse seneye ne fındık yapabiliriz ne bağ bahçe."
Kara'nın ifadeleri, böceklerin aniden ortaya çıkarak geniş alanları kısa sürede kaplayabildiğini ve vatandaşların dışarıda çalışmasını, hatta evlerinde dahi rahat hareket etmesini engellediğini gözler önüne serdi.
Tarım Sektörüne Büyük Darbe
Kahverengi kokarca böceği, bilimsel adıyla Halyomorpha halys Carl Stål, 1885, Doğu Asya kökenli istilacı bir türdür. Bu böceklerin adı, rahatsız edildiklerinde vücutlarının alt kısmındaki pis koku bezlerinden salgıladıkları kötü koku nedeniyle "kokarca böceği" olarak anılmaktadır. Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı'ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, türün anavatanının Çin, Japonya ve Kore olduğunu belirtti.
Dr. Turan, böceklerin yayılım hızının başlıca nedenlerini ticaret, uzun mesafeleri uçabilme yeteneği ve abiyotik faktörlere karşı geniş tolerans olarak sıraladı. Bu zararlı türün yaklaşık 300 farklı bitki türünde hasara yol açtığı bilinmektedir. Özellikle Fabaceae (baklagiller), Solanaceae (patlıcangiller) ve Betulaceae (huşgiller) familyalarına ait ekonomik önemi olan bitkiler, kahverengi kokarcanın hedefindedir. Böcekler, sahip oldukları dört iğneli sokucu emici ağız yapılarıyla bitkilerin gövde, yaprak ve meyve kısımlarından öz su emerek bitkilerde ciddi tahribat yaratmakta, meyve kalitesinde düşüşe ve dolayısıyla ekonomik açıdan büyük kayıplara neden olmaktadır.
İstila İle Mücadele Yöntemleri Ve Resmi Adımlar
Ferizli Kaymakamı Muhammed Kaya, istilayı bertaraf etmek için topyekûn hareket edilmesi gerektiğini vurguladı ve İlçe Tarım Müdürlüğü'nün tavsiyeleri doğrultusunda ilaçlama yapılacağını bildirdi. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Salıpazarı ilçesinin Muslubey Mahallesi'nde "cezbet-öldür" yöntemiyle uygulamalı saha çalışması yürüttü.
Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Gürsel Çakıroğlu ise kahverengi kokarca ile mücadelenin uzun soluklu bir süreç gerektirdiğini ifade etti. Çakıroğlu, son dönemde evlere yönelik yoğun saldırıların gözlemlendiğini, 9 ilçede 9 ekiple biyosidal ilaçlama yaptıklarını belirtti. Ayrıca, vatandaşlara da büyük görev düştüğünü vurgulayarak, binaların içerisinde ilaçlama yapılması ve yetkililere yardımcı olunması çağrısında bulundu. Böceklerin kışı sıcakta geçirme eğiliminde olmaları nedeniyle tuğla, ahşap ve çatı aralarını tercih ettikleri kaydedildi.
Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, istilacı böceklerle mücadelenin kolay olmadığını, toplu ve tüm paydaşların içinde yer aldığı ciddi bir mücadele planlamasının şart olduğunu dile getirdi. Mevcut mücadele yöntemleri arasında kimyasal ilaçlamanın, diğer canlılara ve toprağa zarar verme riski nedeniyle çok tercih edilmemesi gerektiğini belirtti. Mekanik mücadelede çiftçilerin tuzaklarla böcekleri yakalayıp öldürme yöntemini kullandığı aktarılırken, son zamanlarda Tarım ve Orman Bakanlığı'nın çalışmalarıyla biyolojik mücadele yöntemlerinin de devreye sokulduğu ifade edildi.
Biyolojik Mücadele Umudu: Samuray Arısı
Kahverengi kokarca ile mücadelede en çok umut vadeden yöntemlerden biri biyolojik mücadeledir. Bu yöntemde özellikle bir parazitoit tür olan samuray arısı (*Trissolcus japonicus (Ashmead, 1904)*) kullanıldığı belirtildi. Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, samuray arısının literatürde bu zararlı ile mücadelede etkili olduğunun belirtildiğini, ancak Türkiye'deki mücadelesindeki başarısının zamanla ortaya çıkacağını kaydetti. Turan, mevcut durumda samuray arısı dışında biyolojik mücadele yönteminin bulunmadığını, ancak mikroorganizmaların ve özellikle bakterilerin toksinlerinin kullanıldığı biyolojik mücadelelerin de değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğünü vurguladı.
Evleri Koruma Ve Yayılımın Önlenmesi
Kahverengi kokarca böcekleri, yaz aylarını dışarıda, bitkilerde zarar vererek geçirirler. Sonbahar ile birlikte kışlamaya hazırlanırken kendilerine korunaklı kapalı alanlar aramaya başlarlar. Dr. Turan, bu nedenle evler, bina içleri, kullanılmayan boş binalar ile çatlak ve yarığı fazla olan binaların böcekler için oldukça cazip olduğunu aktardı. Evlere girişlerini engellemek için en etkili çözümün sineklik kullanılması olduğunu belirten Turan, özellikle yaz akşamları ışığa çekilmeleri nedeniyle istila bölgelerinde sinekliğin şart olduğunu ifade etti.
Adapazarı'nda kameralara yansıyan bir olayda böceklerin tek bir evi komple sardığı görüntülerle ilgili olarak Dr. Turan, o evin tek başına ve çevrede başka bir yapı olmaması nedeniyle tüm böcekler için bir cazibe merkezi haline geldiğini açıkladı. Ayrıca, binanın eski olması ve muhtemel çatlak ve yarık fazlalığı da böceklerin o evi tercih etmesinde önemli bir etken olarak gösterildi.
İnsan Sağlığına Etkisi Ve Gelecek Öngörüleri
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, hassas ciltlere sahip kişilerin kahverengi kokarca böceğini eliyle ezmeye çalışması durumunda alerjik reaksiyonlar gösterebileceği konusunda vatandaşların duyarlı olması gerektiği belirtildi. Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, bu böceklerin insan kanıyla beslenmediğini ve bitki özsularıyla beslendikleri için insana doğrudan bir zararlarının bulunmadığını vurguladı. Ancak, bitkilere verdikleri zararlar ve evlere girmeleri nedeniyle dolaylı olarak zararlı olduklarını, özellikle psikolojik rahatsızlık ve yaşam konforu kaybı açısından olumsuz etki yarattıklarını ifade etti.
Böcek istilasına uğramış vatandaşların yapması gerekenler konusunda Dr. Turan, en kısa sürede Alo 180 hattının aranarak bilgi verilmesi veya Tarım ve Orman Bakanlığı'nın il ve ilçe müdürlüklerine haber verilmesinin önemine değindi. Bu tür istilalarla mücadelenin tek bir kurumun değil, tüm kurumların ortak çalışmasıyla yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Dr. Turan, kahverengi kokarca türünün yayılım alanının şu anda tüm Karadeniz ve Marmara'nın kuzeyi gibi görünmekle birlikte, literatürde Adana ve İzmir'de de kayıtlarının bulunduğunu, kendi arazi çalışmalarında ise Bilecik ve çevresinde de bu türü gözlemlediklerini ifade etti. Etkili bir mücadele yapılmaması halinde türün tüm Türkiye'ye yayılmasının mümkün olabileceği uyarısında bulunan Turan, durumun geçici bir olgu olarak düşünülmemesi, aksine ciddi, akılcı ve bilimsel önlemler alınması gerektiğini sözlerine ekledi.