Karadeniz Açıklarında Balıkçı Ağına Takılan Camgöz Köpek Balığı Denize Geri Bırakıldı

Genellikle Ege ve Akdeniz'de ve nadir olarak görülen camgöz türü köpek balığı, bu sefer Karadeniz'de ortaya çıktı. Bartın'da balıkçıların ağlarına takılan...

Bartın'ın Amasra ilçesi Tarlaağzı Limanı açıklarında, balıkçıların ağına takılan yaklaşık 1.5 metre uzunluğundaki bir camgöz köpek balığı, fark edildikten sonra titizlikle yeniden doğal yaşam alanına salındı. Bu olay, Karadeniz'deki biyolojik çeşitliliğe dair nadir bir gözlem olarak kayıtlara geçti.


Olayın Detayları Ve Balıkçıların Dikkatli Müdahalesi


Olay, geçtiğimiz gün 05 Mayıs 2024 akşam saatlerinde, 'Uzunay 2' adlı balıkçı teknesiyle avlanmak üzere Tarlaağzı Limanı'ndan denize açılan balıkçılar tarafından yaşandı. Rutin ağ çekme işlemleri sırasında, balıkçılar ağlarında alışılmadık bir hareketlilik fark etti. Ağları tekneye yaklaştırdıklarında, içinde yaklaşık 1.5 metre boyunda, yetişkin bir camgöz (Hexanchus griseus) cinsi köpek balığının bulunduğunu gördüler.


Tekne sahibi Tayfun Uça ve ekibi, ağlara takılan bu etkileyici deniz canlısını tekneye almakta oldukça zorlandı. Camgöz köpek balığının ağırlığı ve çırpınışları, balıkçıların büyük çaba sarf etmesine neden oldu. Ancak balıkçılar, bu türün korunması gerektiğinin bilinciyle, köpek balığını karaya çıkarmak yerine, sağ salim bir şekilde denize geri bırakma kararı aldı.


Nadir Görülen Türün Serbest Bırakılması


Tayfun Uça'nın ifadesine göre, zorlu bir mücadelenin ardından, canlı halde olduğu tespit edilen köpek balığı, hiçbir zarar görmemesi için büyük bir hassasiyetle denize geri bırakıldı. Bu hareket, bölgedeki balıkçıların deniz ekosistemine gösterdiği duyarlılığın önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.


Camgöz köpek balıkları, derin sularda yaşayan ve genellikle ticari balıkçılık ağlarına nadiren takılan bir türdür. Karadeniz'de varlıkları bilinmekle birlikte, bu türden bir bireyin ağlara takılması ve sonrasında serbest bırakılması, deniz biyolojisi açısından değerli bir kayıt oluşturmaktadır. Balıkçıların bu bilinçli tercihi, deniz kaynaklarının sürdürülebilirliği ve biyoçeşitliliğin korunması adına olumlu bir örnek teşkil etmektedir.