Dolandırıcılar Orman Arazisini Arsa Diye Sattı Milyonlarca Lira Vurgun Yaptı

Antalya'da yaşayan Selçuk İkiz'in, iddiaya göre emlakçı H.İ.A.'ya, karşılığında 1,5 milyon lira ödediği arsa, orman arazisi çıktı. İkiz'in yanı sıra aynı...



Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde, yatırım vaadiyle vatandaşları hedef alan bir dolandırıcılık şebekesinin, orman vasfındaki arazileri arsa gibi göstererek satışını gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Yaklaşık 40 Milyon Lira değerinde bir vurgun yapıldığı iddia edilen olayda, sekizden fazla kişinin mağdur olduğu belirlendi. Şebekenin, karlı ticaretler vadederek güven tesis ettiği ve ardından orman arazilerini fahiş fiyatlarla sattığı öne sürüldü. Mağdurlar, şüpheliler hakkında "suç örgütü kurma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla suç duyurusunda bulundu.



Dolandırıcılık Şebekesinin Yöntemleri Ve Güven Tesisi



İddiaya göre, olaylar 2021 ve 2022 yıllarında yaşandı. Mağdurlardan Selçuk İkiz'in anlatımlarına göre, şüpheliler kendilerine "karlı ticaretler" teklif ederek güvenlerini kazandı. Özellikle emlakçı H.İ.A.'nın, B.B. isimli kişiyi arsa sahibi, B.S.'yi ise emlakçı olarak tanıtarak satış sürecini yönettiği belirtildi. Şüphelilerin, Altınkale mevkisindeki bir arsayı satmak üzere Selçuk İkiz'e yaklaştıkları, arsa üzerinde mahkemelik bir durum olduğunu ancak bu davanın kısa sürede sonuçlanacağını söyleyerek mağdurları ikna ettikleri aktarıldı. Bu süreçte, arsanın krokileri çizilerek ve parsel yerleri gösterilerek, "A parseli size verilecek" denilerek güven tesis edildiği kaydedildi.



Güven ortamının sağlanmasının ardından, Selçuk İkiz, söz konusu arsa için 1,5 Milyon Lira değerindeki aracını takas yoluyla şüphelilere devretti. Ancak, yapılan ödemelere rağmen arsa devrinin gerçekleşmemesi üzerine İkiz'in şüphelenmeye başladığı ifade edildi. İkiz ve diğer mağdurlar, bu süreçte sürekli oyalamalarla karşılaştıklarını belirttiler.



Gerçeğin Ortaya Çıkışı Ve Mağduriyetler



Yaklaşık iki yıl süren bekleyişin ardından, Selçuk İkiz'in kendi araştırmaları sonucunda korkunç gerçekle yüzleştiği öğrenildi. Satışa konu edilen yerin aslında orman arazisi olduğu ve tapuda orman vasfıyla tescilli bulunduğu tespit edildi. Milli Emlak kayıtlarından edinilen bilgilerle bu durumun teyit edildiği aktarıldı. Selçuk İkiz, kendisi gibi yedi kişinin daha benzer yöntemlerle mağdur edildiğini öğrenerek durumun vahametini daha net anladı.



Mağdurlar, şüphelilerin orman arazisi olduğunu bildikleri halde bu gerçeği gizlediklerini ve kasıtlı olarak bir dolandırıcılık planı içinde hareket ettiklerini iddia etti. Yapılan değerlendirmelerde, şüphelilerin organize bir şekilde, aralarında görev dağılımı yaparak çalıştıkları ve birçok kişiyi aynı yöntemle mağdur ettikleri ileri sürüldü. Bu durumun ortaya çıkmasıyla birlikte mağdurlar, yasal yollara başvurma kararı aldı.



Hukuki Süreç Ve Çarpıcı Deliller



Selçuk İkiz ve diğer yedi mağdur, olayla ilgili olarak on şüpheli hakkında "Suç örgütü kurma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlarından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, şüphelilerin bu arazinin orman vasfında olduğunu bilmelerine rağmen, mağdurları kandırmak amacıyla dava açarak oyalamaya çalıştıkları belirtildi. Şikayet dilekçesinde, şüphelilerin organize hareket ettiği ve birçok kişiyi aynı yöntemle mağdur ettiği detaylıca anlatıldı.



Soruşturma dosyasında yer alan çarpıcı delillerden biri ise, şüphelilere ait olduğu iddia edilen bir video kaydı oldu. Bu videoda, şüphelilerin ifade sürecinde ne söylemeleri gerektiğini önceden aralarında konuştukları ve suçun varlığını ortaya koyabilecek nitelikte ses ve görüntü kayıtlarının bulunduğu belirtildi. Video kayıtlarındaki konuşmalarda, şüphelilerin soruşturmadan kaçınmak ve delil karartmak amacıyla şu ifadeleri kullandıkları iddia edildi: "Bizden şikayetçi olmuşlar, bu işin üzerinde bayağı bir duruyorlar. Fazla dallanıp budaklanmamamız lazım. Ufak bir inceleme yapacaklar. Birbirinizi telefonla hat üzerinden değil, WhatsApp'tan arayın. Telefonlar takibe alınabilir. Allah'ın izniyle hiçbir şey olmaz." Ayrıca, şüphelilerden birinin "Savcı beni niye çağırmadı" sorusuna diğer bir şüphelinin "Seni de çağıracak. Daha toy bir savcı, yeni gelmiş" şeklinde yanıt verdiği de kayıtlara geçti. Bu konuşmalar, şüphelilerin dolandırıcılık faaliyetlerini bilerek ve planlı bir şekilde gerçekleştirdiğine dair önemli bir delil olarak dosyaya eklendi.



Mağdurların Çaresizliği Ve Adalet Beklentisi



Selçuk İkiz, şüphelilerin kötü niyetle kendilerine yaklaştığını ve maddi güçlerini bilerek hareket ettiklerini vurguladı. İkiz, ödenen toplam miktarın boyutunu şu sözlerle açıkladı: "Geçtiğimiz günlerde yerin tamamen ormana devredildiğini öğrendik. Bunun üzerine dava açmaya karar verdik. Tüm delilleri toparlayarak savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Bu noktadan sonra olayın peşini bırakmayacağız. Gereken cezaları alırlar. Bizden başka kimsenin mağdur olmasını istemiyoruz."



Mağdurların yaşadığı dramın sadece maddi boyutla sınırlı kalmadığı da belirtildi. İkiz, mevcut durumda 8-9 mağdurun bulunduğunu ancak daha farklı mağdurların da olabileceğini düşündüklerini ifade etti. Mağdurların arasında 20 Milyon Lira verenlerin, evini ya da tarlasını satanların olduğu, hatta mağduriyet nedeniyle ailece sıkıntıya düşen ve boşanma aşamasına gelenlerin bulunduğu bildirildi. Toplamda bilinen mağduriyet miktarının 40 Milyon Lira gibi çok yüksek bir rakama ulaştığı tahmin ediliyor. Mağdurlar, adaletin yerini bulması ve başka insanların benzer duruma düşmemesi için hukuki mücadelelerini sonuna kadar sürdürmeye kararlı olduklarını dile getirdiler.