Kartalkaya Yangını Davasında Otele Göz Yuman Herkes Katil İddiası Yükseldi

Bolu Kartalkaya’da 36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı Grand Kartal Otel yangını faciasına ilişkin, aralarında otelin sahibi...


Bolu'nun Kartalkaya bölgesindeki otelde çıkan yangın felaketiyle ilgili yürütülen hukuki sürecin üçüncü duruşmasının ikinci günü, hayatını kaybedenlerin yakınlarının yürek burkan ifadelerine sahne oldu. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, toplumun derin vicdanında yankı bulmaya devam ediyor.


Acılı Ailelerin Yıkıcı Tanıklıkları


Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak düzenlenen mahkeme alanında gerçekleştirilen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra, yangında yaralananlar ile yaşamını yitirenlerin aileleri ve avukatları katılım gösterdi. Duruşmanın bu kritik aşamasında taraflar, esasa ilişkin savunmalarını mahkeme heyetine sundu. Yangında dokuz yaşındaki torunu Alya Altın ile kızı Kübra Altın'ı kaybeden Ahmet Altın, yaşadığı tarifsiz acıyı şu sözlerle dile getirdi:


"Katillerin ihmali ve para hırsı yüzünden benim yavrum cayır cayır yandı. Benim ciğerim yanıyor. Biz yorulmadık, biz öldük. Sabah ölüyoruz, akşam ölüyoruz."


Altın, sözlerini Bolu Belediyesi ve ilgili bakanlıklar da dahil olmak üzere, felakette sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kişilerin hesap vermesi gerektiği yönündeki vurgusuyla sürdürdü. Bu talep, yargı sürecinin sadece bireysel sorumlulukları değil, kurumsal ihmalleri de mercek altına alması gerektiğini işaret etti.


"Cezasızlık Devam Ederse Adalete Güven Kalmaz"


Yangında eşi Kübra Altın ile kızı Alya'yı yitiren Hilmi Altın ise daha sert bir dille tepkisini ortaya koydu. Otelin açılmasına ve faaliyetlerini sürdürmesine göz yuman herkesi sorumlu tutan Altın, yargının adaleti tesis etmesi gerektiğinin altını çizdi:


"Bu otelin açılmasına ve açık kalmasına göz yuman herkes katildir. Bu insanlar başlarına hiçbir şey gelmeyeceğine inandığı için böyle davrandılar. Cezasızlık devam ederse, kimse bu ülkede adalete güvenmeyecek. Bu insan suretindeki mahluklar, başka otelde yemeklerini yiyordu, utanmıyorlardı. Bu karar duruşmasında artık suçunuzu itiraf edin."


Hilmi Altın'ın ifadeleri, sadece yaşanan kaybın değil, aynı zamanda ülkedeki cezasızlık algısının derinleştirdiği toplumsal güven bunalımının da bir yansıması olarak kayıtlara geçti. Bu ifadeler, kamuoyu vicdanında adaletin tecellisine dair güçlü bir beklentiyi ortaya koydu.


Davanın Gelecek Seyri


Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının ardından duruşmaya 30 Ekim Perşembe gününe kadar ara verdi. Perşembe günü görülecek oturumda, İl Özel İdare yetkilileri, otelin sahibi ve yöneticileri ile belediye çalışanlarının savunmalarını yapmaları bekleniyor. Toplamda 14 sanığın savunmalarının tamamlanmasının akabinde, mahkeme heyeti davayla ilgili nihai kararını açıklayacak. Bu karar, yangın felaketinde hayatını kaybedenlerin yakınları ve kamuoyu tarafından büyük bir dikkatle bekleniyor.