Kartalkaya Yangını Davasında Karar Aşamasında Mağdur Aileler Suç Vasfı Değişikliğine Öfkeli

BOLU Kartalkaya’da 36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınında 20’si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 3’üncü duruşması dün...

Kartalkaya'da yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran otel yangını faciasına ilişkin yargı sürecinde önemli bir dönemeç yaşandı. Yangında hayatını kaybedenlerin yakınları, davanın karar aşamasına gelmesiyle birlikte sanıklara yönelik tepkilerini ve adalet arayışlarını bir kez daha dile getirdi. Özellikle savcılığın esas hakkındaki mütalaasında suç vasfının değiştirilmesi, mağdur ailelerin infialine neden oldu.


Yangın Mağdurlarının Yürek Burkan Feryatları


Davanın son duruşmasında, yangında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden ve aynı zamanda Danıştay 9. Daire Başkanı olan müşteki Abdurrahman Gençbay, salonda duygusal anlar yaşanmasına sebep olan bir konuşma gerçekleştirdi. Gençbay, derin acılarını ve bitmek bilmeyen özlemlerini şu sözlerle ifade etti: "Biz bu dünyadaki sürgün hayatımızı bitirip canlarımıza kavuşuncaya kadar içimiz soğumayacak." Bu yürek burkan sözler, duruşma salonunda bulunan diğer mağdur yakınları tarafından alkışlarla desteklendi.


Yangında sekiz yakınını yitiren avukat Yüksel Gültekin de sanıklara karşı öfkesini gizleyemedi. Gültekin, sanıklara yönelttiği "Aşağılık lağım fareleri" şeklindeki sert ifadeyle tepkisini dile getirdi. Benzer şekilde, bazı mağdur yakınları da sanıklara dönerek "Katiller" sloganları attı. Bu tepkiler, ailelerin yaşadığı travma ve adalet beklentisinin ne denli güçlü olduğunu gözler önüne serdi.


Hukuki Değerlendirme Ve Ailelerin Tepkisi: Olası Kasttan Bilinçli Taksire


Acılı ailelerin en büyük itiraz noktalarından biri, yargılamanın seyrinde yaşanan hukuki vasıf değişikliği oldu. İlk iddianamede otelin yönetim kurulu üyeleri Emine Murtezaoğlu, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras hakkında Türk Ceza Kanunu'nda daha ağır cezaları öngören 'olası kast' suçlamasıyla ceza talep edilirken, savcılık esas hakkındaki mütalaasında bu suç vasfını 'bilinçli taksir'e çevirdi. Bu durum, ailelerin adalet duygusunu derinden yaraladı.


Olası kast, kişinin bir suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, eylemi yapması ve sonucun meydana gelmesine kayıtsız kalması hali olarak tanımlanır ve daha ağır yaptırımlar içerir. Bilinçli taksir ise kişinin, öngördüğü neticeyi istememesine rağmen, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak neticenin meydana gelmesi durumunu ifade eder ve olası kasta göre daha hafif cezalar öngörür. Bu hukuki ayrım, davanın sonucunu ve sanıkların alacağı cezayı doğrudan etkileyecek niteliktedir.


Oğlunu yangında kaybeden Serpil Gençbay, suç vasfının değiştirilmesine yönelik tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Yangın sırasında kapıları çaldılar mı da hafifletici neden oldu ve suç vasfı değişti Emine Murtezaoğlu, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras için. Burada herhangi bir yargılama sürecine yardımları da olmadı, bırakın yardımı üstüne her şeyi gizliyorlar. Suç vasfının düşürülmesini bırakın ağırlaştırılması gerekiyor." Gençbay'ın bu ifadeleri, sanıkların yargı sürecine katkıda bulunmak yerine bilgi gizlediği yönündeki iddiaları da gündeme taşıdı ve ailelerin mağduriyet hissini pekiştirdi.