Kültepe’deki Kazılarda 4 Metre Kalınlığında Duvarlara Sahip Dev Yapılar Keşfedildi
Kayseri tarihini 6 bin yıl öncesine dayandıran arkeolojik bulgu ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve 'Anadolu tarihinin başladığı yer' olarak bilinen...
Kayseri'nin tarihi zenginlikleriyle ünlü Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri'nde devam eden arkeolojik çalışmalarda, Anadolu'nun köklü geçmişine ışık tutacak çarpıcı keşifler yapıldı. Bölgede yürütülen kazılarda, mevcut yapıların altında, daha önceki dönemlere ait olduğu belirlenen ve 4 metreye varan kalınlıkta duvarlara sahip anıtsal binaların izlerine rastlandı. Bu yeni bulgular, bölgedeki antik medeniyetlerin sanılandan çok daha büyük ve karmaşık yapılar inşa ettiğini ortaya koydu.
Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, gün yüzüne çıkarılan bu yeni yapıların, üst katmanlardaki bilinen binalardan çok daha büyük ölçekli olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kulakoğlu, keşfedilen bu devasa yapıların, Anadolu'daki erken kentleşme ve ticaretin gelişimine dair önemli bilgiler sunacağını belirtti.
Kültepe'nin Tarihi Ve Süregelen Kazılar
Kayseri-Sivas karayolu üzerinde konumlanan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri, 1948 yılında başlayan ve kesintisiz 77 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla Türkiye'nin en uzun soluklu arkeolojik projelerinden biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncülüğünde ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı desteklerle Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığında titizlikle sürdürülen bu çalışmalar, Anadolu'nun yazılı tarihinin başlangıç noktalarından biri olan Kültepe'nin sırlarını açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait pazar yeri anlamına gelen "Karum" olarak bilinen bu merkez, Anadolu'nun ilk organize ticaret ağlarının kurulduğu ve ilk yazılı tabletlerin bulunduğu yer olarak büyük önem taşımaktadır.
Daha Derin Katmanlarda Ortaya Çıkan Yeni Saray
Yıllardır süren kazıların 2024 sezonunda elde edilen en heyecan verici bulgulardan biri, bilinen bir sarayın altında yatan ve mimari özellikleriyle dikkat çeken başka bir sarayın keşfi oldu. Prof. Dr. Kulakoğlu, bu derin katmanlarda ortaya çıkan yapıların ölçeği hakkında şu ifadeleri kullandı: "Altında gelenler üsttekilerden daha da büyük yapılar. 4 metreye kadar kalın duvarları olan binalar keşfettik." Bu açıklama, Kültepe'nin bilinen tarihini ve mimari anlayışını yeniden şekillendirecek niteliktedir.
Prof. Dr. Kulakoğlu, Kültepe'de Asurlu tüccarlar dönemine, yani günümüzden yaklaşık 4000 yıl öncesine ait üç büyük yapı bulunduğunu hatırlattı. Bunlar arasında en büyüğü olan Warşama Sarayı, 100’e 110 metre ölçüleriyle eski çağlarda Anadolu'nun en büyük yapısı olarak kayıtlara geçmişti. Bu anıtsal yapıların varlığı, dönemin yoğun ticaret faaliyetleriyle doğrudan ilişkiliydi. Ticaret sayesinde zenginleşen şehirde surlar, tapınaklar ve daha büyük saraylar inşa edilmişti. Yazılı belgelerden de anlaşıldığı üzere, saraylar da ticari faaliyetlerin içinde yer alarak bir nevi kervansaray işlevi görüyor, gelen malların depolandığı ve ticaretin organize edildiği merkezler haline geliyordu. Hatta sarayın odalarının bile kiraya verildiği biliniyordu.
4500 Yıl Öncesine Tarihlenen Anıtsal Yapıların Gizemi
Kazı ekibi, uzun yıllardır büyük Warşama Sarayı'nın ölçülerine yakın, ancak yanmış ve yakılmış bazı bölgelerde temeline kadar kaldırılmış benzer bir yapıyı da araştırmaktaydı. Bu tür yapılar, Asurlu tüccarların Kültepe'ye gelmesinden yaklaşık 500 yıl öncesine, yani günümüzden yaklaşık 4500 yıl öncesine tarihlenen güçlü bir otoritenin varlığını işaret etmekteydi. Bu yapının büyük odaları, muhtemelen özel amaçlarla değil, tıpkı Warşama Sarayı gibi, malların depolanması için kullanılmıştı.
Ancak asıl şaşırtıcı keşif, bu eski katmanların da altında yer alan yeni yapılarda ortaya çıktı. Prof. Dr. Kulakoğlu, bu derin katmanlardaki binaların daha da büyük olduğunu yineleyerek, "Fakat onun altında gelenler üsttekilerden daha da büyük yapılar. 4 metreye kadar kalın duvarları olan binalar keşfettik" şeklinde konuştu. Bu yapılar, Kültepe'nin en eski yerleşim katmanlarına ait olup, ticaret sayesinde büyüyen bir otoritenin inşa ettiği anıtsal binalar olduğu düşünülmektedir. Bu yapıların tam işlevi henüz kesin olarak belirlenemese de, idari ya da dini amaçlarla kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulmaktadır.
Gelecek Kazılardan Yeni Bilgiler Bekleniyor
Bulunan bu yeni ve anıtsal yapıyla ilgili olarak, gelecek dönemlerde yapılacak kazı çalışmalarından daha fazla bilgi elde edilmesi planlanmaktadır. Prof. Dr. Kulakoğlu, keşfin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirterek, "Sanıyorum önümüzdeki dönemlerde bunları daha net söyleyebileceğiz. Şu an için sadece küçük bir kısmını bulduk. Aslında kazılan alan çok büyük bir alan ama çok büyük bir yapının köşesini bulabildik" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Kültepe'nin derinliklerinde Anadolu'nun en eski uygarlıklarına dair henüz açığa çıkmamış pek çok sırrın yattığını göstermektedir. Kazıların ilerlemesiyle birlikte, bu devasa yapıların tam işlevi, mimari özellikleri ve ait oldukları medeniyet hakkında daha kapsamlı bilgilere ulaşılması beklenmektedir.