İstilacı Midyeler Koca Bir Yerleşkeyi Felç Etti Türkiye’De De Hızla Yayılıyor

Gözle zor fark ediliyorlar ama kıyı bölgelerinde yaygın olarak tüketilen sıradan midyeler gibi değiller: İsviçre’de bir gölün dibinden sızıp koca bir...

Doğal ekosistemlerin dengesini bozmanın çok ötesinde, istilacı türler günümüzde altyapı ve ekonomi üzerinde de ciddi tehditler oluşturmaktadır. Dünyanın çeşitli coğrafyalarında hızla yayılan quagga ve zebra midyeleri, göllerden nehir sistemlerine kadar geniş bir alana nüfuz ederek küresel çapta bir sorun haline gelmiştir. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşanan vakalar, bu türlerin yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda endüstriyel ve toplumsal riskleri de beraberinde getirdiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu tehlikenin en çarpıcı örneklerinden biri, son dönemde İsviçre'deki Cenevre Gölü ve Lozan'daki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nde (EPFL) gözlemlenen gelişmelerle bir kez daha gözler önüne serildi.


Kritik Sistemler Devre Dışı Kaldı: "Bu Açık Bir İstila"

İnsan vücudunda kolesterolün atardamarları tıkamasına benzer bir süreçle, istilacı quagga midyeleri İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü'nün (EPFL) yaklaşık 5 kilometrelik su boru hattına sadece birkaç yıl içerisinde sızdı. Durum fark edildiğinde ise altyapıda ciddi hasarlar oluşmuştu. Bazı ısı eşanjörlerinin verimi, parçalanmış midye kabuklarıyla tıkanarak %33 oranında azaldı. Enstitünün klima sistemleri çalışamaz hale geldi ve yaz aylarında sıcaklığın 23 derecenin altına düşmesi gereken binalar, 27-28 derecenin altına inemedi. Midyelerin, Cenevre Gölü'nün 75 metre derinliğinden çekilen soğuk su borularına kadar ulaştığı tespit edildi. EPFL Tesisat İşletme Müdürü Mathurin Dupanier, durumu uluslararası basına yaptığı açıklamada, “Bu açık bir istila” sözleriyle özetledi.


Quagga Midyeleri: Hızla Yayılan Bir Tehdit

Quagga midyeleri, dünyadaki en hızlı yayılan istilacı türler arasında yer almaktadır. Biyolojik özellikleriyle dikkat çeken bu midyelerin bir dişisi yüzlerce yumurta üretebilmekte ve bazıları 30 yıla kadar yaşayabilmektedir. Sadece altı yıl önce Cenevre Gölü'nde ilk kez tespit edilen quagga midyeleri, 2022 yılında istilanın boyutlarının fark edilmesiyle büyük bir şaşkınlık yarattı. Durumu kabullenmekte zorlandıklarını ifade eden Dupanier, midyelerin gölde hızla yayıldığını belirtti. Dupanier, “Borular ve soğutma üniteleri artık tehdit altında; gölden çekilen soğuk suyla çalışan tüm tesisler risk altında. Göl çevresindeki tüm tesislerde bu sorun yaşanıyor” diyerek endişelerini dile getirdi.


Türkiye'de De Benzer Bir Tehdit: Zebra Midyeleri

Ülkemiz başta olmak üzere Avrupa'nın diğer coğrafyalarında da benzer tehlikeler söz konusu oldu. Türkiye'de doğrudan quagga midyeleri değil, aynı familyaya ait olan zebra midyeleri birçok göl ve baraj sisteminde geniş bir yayılım gösterdi. Bu türün barındırdığı tehditleri daha detaylı anlamak amacıyla konuyu Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas ile görüştüğümüzde önemli bilgiler aktardı.


Prof. Dr. Ayas, bilimsel çalışmaların ve teknik raporların, zebra midyesinin Türkiye'nin farklı havzalarındaki göl ve baraj sistemlerinde varlığını ortaya koyduğunu vurguladı. Ayas, “Türkiye’de gözlemlenen tür ile son yıllarda Kuzey Avrupa’da, örneğin İsveç’te, yayılım gösteren türün aynı olmadığı özellikle vurgulanmalıdır. İsveç ve bazı komşu ülkelerde bildirilen tür, zebra midyesinin yakın akrabası olan quagga midyesidir. Quagga midyesi, daha derin ve daha soğuk su koşullarına uyum sağlayabilmesiyle bilinirken; Türkiye’de altyapı ve ekosistem etkileriyle öne çıkan tür ağırlıklı olarak zebra midyesidir” şeklinde açıklamada bulundu.


"Tutunucu İplikleriyle Sert Yüzeyde Kolayca Kalabiliyorlar"

Zebra midyesinin Karadeniz-Hazar Havzası kökenli, tatlı sularda yaşayan ve biyolojik açıdan son derece etkin bir tür olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz Ayas, bu midye türünün sahip olduğu tutunucu iplikler sayesinde sert yüzeylere kolayca tutunabildiğini ve kısa sürede yoğun koloniler oluşturabildiğini ifade etti. Ayas, sözlerine şöyle devam etti: “Zebra midyesinin en belirgin etkilerinden biri, su giriş yapıları, boru hatları ve filtreler üzerinde yoğun biçimde birikme eğilimi göstermesidir. Bu birikim, sistem kesitlerinin daralmasına ve operasyonel verimliliğin azalmasına yol açabilmektedir.”


Suyun Berrak Görünmesine Aldanılmamalı: Balık Populasyonları Risk Altında

Prof. Dr. Deniz Ayas, güçlü bir filtre besleyici olan zebra midyesinin süspansiyon halindeki fitoplanktonu yoğun biçimde filtrelemesiyle suyun daha berrak görünmesine neden olabildiğini belirtti. Ancak bu durumun ekosistemde gerçek bir iyileşme anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Ayas, besin ağının alt basamaklarında meydana gelen bu önemli değişimin zooplankton topluluklarını ve balıkların erken yaşam evrelerini dolaylı olarak olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Dolayısıyla, suyun berraklığının yanıltıcı bir gösterge olabileceğine dikkat çekti.


Normal Midyelerle Karıştırılmamalı, Uzak Durulmalı

Prof. Dr. Deniz Ayas, zebra midyelerinin kıyı bölgelerinde yaygın olarak tüketilen deniz midyeleriyle kesinlikle karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Tatlı su ortamlarında yaşayan zebra midyelerinin, filtreyle beslenmeleri sırasında çevresel koşullara bağlı olarak bünyelerinde kimyasal ya da mikrobiyal kirleticileri biriktirme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Ayas, bu türün küçük boyutlarına rağmen biyolojik açıdan son derece etkili ve potansiyel risk taşıyan bir organizma olduğunu dile getirdi. Bu sebeple zebra midyeleri ile temastan ve tüketimden kaçınılması büyük önem taşımaktadır.