Partilerin Kürt Sorununa Çözüm Önerileri Meclis Komisyonunda Ortak Rapor İçin Birleştiriliyor
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin yasama ayağını yürüten TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, dün AK Parti’nin de dosyasını teslim etmesiyle...
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan komisyon, ülkenin önemli gündem maddelerinden biri olan Kürt sorununun çözümüne yönelik siyasi partilerin önerilerini değerlendirme sürecine girdi. Çeşitli siyasi partilerin sunduğu raporlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararları doğrultusunda, özellikle hükümlülerin cezalarının belirli bir sürenin ardından gözden geçirilmesi ve tahliye kapısının kapanmaması gibi konuları merkeze alıyor. Bu kapsamda, DEM Parti, İmralı Cezaevi’ndeki Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü talep ederken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ise sürece farklı şartlar ve yaklaşımlar getirdi.
Ömür Boyu Hapis Cezalarında Değerlendirme Talebi
Komisyonda ele alınan ana başlıklardan biri, ömür boyu hapis cezası alan hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilmesi oldu. Bu talep, AİHM ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin ilgili kararlarına atıfta bulunularak dile getiriliyor. Özellikle Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşmasını kendi raporunda temel bir talep olarak sundu. Bu yaklaşım, uluslararası hukukun infaz rejimlerine yönelik beklentileriyle de paralellik gösteriyor.
Milliyetçi Hareket Partisi'nin Şartlı Yaklaşımı
Milliyetçi Hareket Partisi, sürece özgü ve kesin şartlar içeren bir yaklaşım sergiledi. MHP’nin raporunda, PKK’nın yurtiçi ve dışında tüm bileşenleriyle tamamen ortadan kalktığına dair Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) raporlarının Cumhurbaşkanlığı’na sunulması durumunda, "Gazi Meclis bağımsız iradesiyle bir düzenleme yapabilir" ifadeleri yer aldı. Parti, farklı statüdeki örgüt üyelerini kapsayacak şekilde ayrıntılı infaz düzenlemeleri öngördü. MHP teklifinde, mevcut yasalardaki hakların uygulanmasını önerirken, "Suç İşlememiş Örgüt Üyelerinin Durumu, Yakalanan Üye ve Pişmanlık, Lehe Kanun Uygulaması, Şartlı Tahliye, İnfaz Kanununda İndirim/Şartlı Salıverme" gibi maddelerle infaz şartlarının tek tek düzenlenmesini talep etti. Ayrıca, denetim süresince siyasi faaliyet yasağı getirilmesi önerisi de raporda kendine yer buldu. MHP, af düzenlemesine kesinlikle karşı çıktı ve şu görüşünü belirtti: "Zira işlenen fiiller yönünden af sonucunu doğuracak şekilde yapılacak düzenlemeler, ilerleyen günlerde yaşanabilecek birtakım olumsuz gelişmelere ve suça avdet halinde, sadece yeni işlenen fiille sınırlı bir süreç yürütülmesini gerektirecek, bu yönüyle muhatapları cesaretlendirici bir ortam oluşacaktır."
Adalet Ve Kalkınma Partisi'nin Çerçeve Kanun Önerisi
Adalet ve Kalkınma Partisi, komisyona sunduğu öneride sürece özgü "çerçeve bir kanun" ile infaz şartlarının düzenlenmesini önerdi. AK Parti’ye göre bu kanun, "tamamen müstakil, ölçülü ve geçici istisnalar niteliğinde" olacaktı. Parti, örgüt mensuplarının tek tip ve soyut bir kategorik değerlendirmeye tabi tutulmasından ziyade, örgütsel faaliyet kapsamında ortaya çıkan bireysel sorumluluğun kapsamını ve yoğunluğunu merkeze alan bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Halkların Eşitlik Ve Demokrasi Partisi'nden Bütüncül Barış Yasası Teklifi
DEM Parti, komisyona "demokratik entegrasyon" hedefleyen bütüncül bir Barış Yasası teklifi sundu. Bu paket, Terörle Mücadele Yasası, Türk Ceza Kanunu ve infaz düzenlemelerinde AİHM ile Anayasa Mahkemesi kararlarını esas alan kapsamlı değişiklikler içeriyor. Parti, demokratik yaşama katılımın temel aracı olan siyaset hakkının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve silah bırakan eski örgüt militanlarına ve yönetici kadrolarına siyaset yasağının kaldırılmasını talep etti.
Cumhuriyet Halk Partisi Ve Yeni Yol Partisi'nin Demokratikleşme Vurgusu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), "demokratikleşme" kapsamında ceza yasalarıyla Terörle Mücadele Yasasında Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumu da içeren değişiklikler önerdi. CHP’nin genel Kürt sorunu çözüm başlığı altındaki teklifleri arasında 21 Mart Nevruz Bayramı’nın resmi tatil ilan edilmesi, eski Diyarbakır Cezaevi’nin "İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi"ne dönüştürülmesi, boşaltılan yerleşim yerleriyle ilgili mağduriyetlerin giderilmesi ve faili meçhul cinayetlerde zamanaşımının kaldırılması gibi maddeler bulunuyor. CHP’nin teklifinde örgüt üyelerine özel bir düzenleme ise yer almadı. Yeni Yol Partisi (YYP) ise temel yasa önerileri arasında "Silahsızlanma ve Toplumsal Bütünleşme Kanunu (çerçeve yasa)" ve "Bağımsız İzleme–Denetim Komisyonu Yasası"na yer verdi. YYP ayrıca, örgütten ayrılanlara zorunlu olmayan ancak erişilebilir psiko-sosyal destek programlarının yasa kapsamında güvence altına alınmasını önerdi.
Toplumsal Uyum Ve Rehabilitasyon Önerileri
Komisyonda tartışılan önemli konulardan biri de tasfiye olan örgüt üyeleri ve sempatizanları için "toplumsal uyum" mekanizmaları oldu. AK Parti, "Bireylerin sürece uyumunun düzenli olarak izlenmesi, suçun tekrarı ihtimalini azaltan hukuki bir güvenlik mekanizması oluşturacaktır. Belirlenen izleme sürecinde yeniden suç işlenmesi halinde, ilk fiil nedeniyle sağlanan imkanlar ortadan kalkmalı, yeni suç ile önceki fiil ceza hukuku bakımından içtima ettirilerek bir bütünlük içinde değerlendirilmelidir" görüşünü savundu. MHP ise teklifinde, "Üç aşamalı özel bir düzenleme yapılmalı. Silahların tam olarak bırakılması, örgüt mensuplarının resmi işlem sebebiyle adli mercilere teslim olması, rehabilitasyon sürecinden oluşmalı" önerisini dile getirdi.
Sürecin Genel Demokratikleşme İklimine Katkısı
Komisyona katılan tüm partiler, sürecin genel bir demokratikleşme iklimi oluşturmasını talep etti. AK Parti’nin teklifinde, bu adımların neticesinde oluşacak yeni iklimde, ülkedeki demokratik standartların düzeyinin daha da yükseleceği, alınacak sosyo-ekonomik tedbirlerin toplumsal güveni artıracağı ve insan hakları perspektifini somut iyileştirmeler üzerinden sağlamlaştıracak adımların atılacağı kaydedildi. MHP, "Ülkenin Genel Demokratik Standartlarının Yükseltilmesi" başlıklı bir bölüm açarak, Türkiye'nin daha ileri, köklü ve gelişmiş bir demokrasiye ihtiyaç duyduğunu ve bunun tüm siyasi partilerin ve TBMM’nin birincil önceliği olması gerektiğini belirtti. CHP’nin raporunun omurgasını da daha önceden yayımlanan 29 başlıktan oluşan "Demokratikleşme Paketi" oluşturdu. YYP ise "Demokratik Güven Artırıcı Önlemler ve Uyum Yasası ile Çalışma Esasları" başlıklı düzenlemesiyle "Türkiye’nin kendi özgün çatışma çözümü deneyimi modelini yaratmasını sağlayacak hukuki, siyasal ve toplumsal zemin oluşturmasını" talep etti.
Ortak Rapor İçin Ön Koşullar Ve Yaklaşımlar
Partilerin önerilerinde sürecin ilerlemesi için farklı ön koşullar da dile getirildi. AK Parti, çerçeve yasa ve ikincil düzenlemeler için "İlkesel Eşik: Tespit ve Teyit Mekanizması" başlığıyla bir ön şart teklif etti. Teklifte, "Terör örgütünün silah bırakmasının, kendisini tasfiye ettiğinin, varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesi, sürecin en önemli noktasıdır. Bu tespit ve teyit olmadan hiçbir ileri aşamaya geçilmemelidir" denildi. MHP’nin şartı ise "Sahadaki durumun (Silahların tam olarak teslim ve imha edilmesi, örgüt yapısının ve bağlı kuruluşların hangi nam altında olursa olsun tamamının dağıtılması) devletin emniyet güçleri tarafından tespit edilmesi ve bu tespitlere binaen teslim olan örgüt elemanı sayısı dikkate alınarak, örgütün fiili varlığının sona erdiğinin yetkililer, resmi merciler tarafında ilan edilmesi" şeklinde ifade edildi. CHP’nin "Kürt Sorununun Çözümü İçin Demokratik Siyaset Ortamın Oluşturulmasına Yönelik" 9 maddelik önerisi herhangi bir şart içermezken, Yeni Yol Partisi de "Bu amaç doğrultusunda atılması gereken adımlar herhangi bir sürecin parçası ya da sürecin şartı olarak ele alınamaz" görüşünü bildirdi. DEM Parti ise "Adalet ve Hakikat" başlığıyla farklı bir ön şart sundu ve "Barış içinde yaşamanın şartlarından biri geçmişle yüzleşme ve hakikat arayışıdır. Geçmişte yaşanan acıların görünür kılınması, acıların paylaşılması, hakikatle yüzleşme ve adalet mekanizmalarının güçlendirilmesi, kalıcı barışın ön şartıdır" ifadelerine yer verdi.
Komisyonun Yazım Süreci Başlıyor
Siyasi partilerin rapora esas olacak önerilerini sunmalarının ardından, komisyon gelecek hafta Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında rapor yazımı için toplanacak. Raporun üst komisyonda karara bağlanmasından önce, oluşturulacak bir yazım ekibinin metinleri ortaklaştırma çalışmalarını yürüteceği belirtildi.